Evelemeli, gevelemeli ve de fıkralı bir izin yazısı

Recep Çınar

Millet, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında kebap, pardon izin yaparken, biz işten güçten kafamızı kaldıracak zaman bulamıyorduk...

Dört gözle hafta içi izinlerimizi bekledik bu süreçte...

Hem beden hem de kafa olarak yoruldum...

Sadece gazetenin işleri değil, TSYD'deki işleri de aksatmamak için, kendimden ödün verdim...

Şikayetçiyimiyim?

Asla...

İşimi severek yapıyorum...

En son izine geçen sene bu zamanlar çıktım...

Güneşin kavurucu sıcaklarında değil, güneşin bulutların arkasına saklandığı günlerde...

Dahası bulutların gözyaşı döktüğü dönemlerde...

1 hafta ya da 10 gün bir iznin ardından işbaşı yaptım ve bugüne kadar haftalık izinler dışında ense yapamadım anlayacağınız...

Öyle zamanlar oldu ki, özellikle annemi kaybettiğimin üç ya da dördüncü günü işimin başına geldim...

Şikayet etmek için söylemiyorum...

Yanlış anlaşılmasın...

Yukarıda da dedim ya, hem beden yoruldu hem de kafa...

Dinlendirmek ve kafayı boşaltmak lazım...

Diyemiyorum...

Çünkü, Salı günü Alanya'da başlayıp İstanbul'da sona erecek olan 53. Cumhurbaşkanlığı turuna katılacağım...

Anlayacağınız izinin bir yarısı, adrenali yüksek, heyecan dolu bir spor organizasyonu ile geçecek...

Hem de yorucu bir organizasyon...

Aslında tam bir izin denemez, ama en azından değişik bir ortamın iyi geleceğini düşünüyorum...

Dolayısıyla izninizi istiyorum...

Bu izin meselesini de Nasrettin Hoca fıkrasıyla noktalıyorum...

Nasrettin Hocanın karısı çarşıya çıkacak olmuş. Biraz süslenip, Hocanın karşısına geçmiş ve “Hocam ben birazdan çarşıya çıkacam, kime görünüyüm, kime görünmeyeyim?” diye sormuş. Düzgün, ama bir o kadar da çirkin olan karısına Hoca Nasrettin ne desin. “Hatun bana görünme de, kime görünürsen görün” diyerek yolcu etmiş...

Hoca Nasrettin gibi düşünseniz de, düşünmeseniz de, ben sizlerden memnunum, onun için de ölümlü-kalımlı bir dünya hakkınızı helal edin...

Benden yana mı?

Yeryüzünden gökyüzüne kadar helal olsun...

xxx

Bu arada gözüm arkada kalmayacak...

Gazetede iyi bir ekip var ve bu ekip imkanları zorlayarak iyi iş çıkarıyor...

Arkadaşların hepsi asker...

Sahadalar...

Sahada oldukları için Konya'nın yerel basınının “Amiral Gemisi”dir Merhaba Gazetesi...

Tabi ki ödül avcısı İnternet sitemiz de...

Şükürler olsun ki, bizim takım da böyle savaşçı ve iyi iş çıkaran bir takım...

Çok uzattım değil mi?

Uzattığımın farkındayım...

Eveleyip geveliyorum işte...

Şunun şurasında 10-15 günlük bir izin koparabilmek için, sabırlarınızı zorladım...

Hadi bana müsaade...

Allah emanetini almazsa, mutlaka burada olacağım.