Esnaf bindiği dalı kesti

Antika halılalara olan ilgi azalıyor. Halı satışlarında ciddi bir düşüş var. Çin malı halıları turistlere 'Hereke Halısı' diye satan bazı esnaflar, sektöre ciddi darbe vurdu. Turizmcilere göre ise esnaf kendi bindiği dalı kesti

Geçmişte turistik hediye denildiğinde Konya'da ilk akla gelen antika eşya halıydı.Yarım asır önce bölge kadınları tarafından dokunan halılara turistlerin yoğun ilgisi vardı. Bugün tarihi halı ve kilim satan esnaflar, eski günleri mumla arıyor. Halıcılık sektörü her geçen gün biraz daha canlılığını kaybediyor. Taklit ve sahte halı satan bazı esnaflar, sektöre darbe vurdu. Çok sayıda turisti mağdur eden bu esnaflar, şehrin ve sektörün imajını yerle bir etti. Bazı esnaflar, Çin malı halıları turiste, 'Hereke Halısı' diye satıyor. Ayrıca antika değeri taşıyan halıların onarımında eski kilimlerden yararlanılıyor. Ustalar tarafından antika halılar orijinaline uygun hale getiriliyor.

TURİZMİN GERİLEMESİNE NEDEN OLUYOR

Konuyla ilgili konuşan Eski Türkiye Seyehat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Konya Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı ve Anı-Şems Oteli sahibi Bekir Şahiner, “Konya esnafı kendi bindiği dalı kesti. Bazı halı, otel, lokanta ve hediyelik eşya satıcıları turistleri aldatıyor.Biz Konya'ya gelen turist sayısını artırmanın derdindeyiz.Bazı esnaflar da turistleri kaçırıyor.Geçmişte Konya'ya gelen turistlerin yüzde 90'ı halı almadan şehirden ayrılmazdı.Bugün ise, halı fiyatları çok düşük olmasına rağmen gelen turistlerin sadece yüzde 10'u halı alıyor.Esnafımız şapkayı önüne koyup düşünmeli.Konya halıcılıkta adından söz ettiren bir ildi. Şu an Kapadokya bölgesi adından söz ettiriyor. Liderliği Kapadokya'ya kaptırdık.Yeni halıları eski halı diye turistlere sattık.Hava limanlarında turistlere birer kitapçık veriliyor. O kitapçıkta, 'Esnafa güvenmeyin. Esnafla pazarlık yapın. Size verilen fiyatın 4'te birini teklif edin' ve benzeri ifadeler yer alıyor. Esnafın ne olduğu o kitapçıkta çok net bir şekilde belirtiliyor.Böylece gelen turistler de şüpheci oluyor.Esnafa güvenmiyor ve pazarlık yapıyor. Mevlana Dergahı'nın yanı başında böyle şeylerin olması bizi derinden üzüyor. Turizmin gelişmesine değil, gerilemesine katkı sağlıyor” dedi.

HALI BULMAKTA ZORLANIYORUZ

Halı ve kilim işiyle uğraşan Hulusi Gezgin, “Yıllar önce diğer illere tarihi halı-kilim gönderirdik.Bugün tarihi halı-kilim bulmakta zorlanıyoruz.Eski halı-kilim işinde yıllar önce ciddi kazançlar vardı.Herkes geçimini sağlıyordu.Meydana adi, kötü bir mal geliyor, esnaf almak için adeta yarışıyor. Esnaf halıyı bin liraya alıyor, 500 liraya satıyor. Tutarsızlık çok fazla.Yani esnaf kendi kendini bitirdi.Halı ve kilim satışı yapan esnaf eskiyi arıyor.  Konya'da bu işi yapan yaklaşık 20-25 esnaf var. Bizim ürünlerimiz ihtiyaç değil. İnsanlar zevk için alıyor. O yüzden sanattan anlayan, tarihi bilen insanların dükkanımıza alışveriş yapmaya geliyor. Müşterilerimiz genelde ya yurtdışından ya da Konya dışından gelenler oluşturuyor.Türkiye'de zengin olan çok zengin, fakir olan çok fakir.Halkın çoğu borçlu.Borçlu vatandaşın öncelikleri de farklı.İşler iyi olsaydı halıcıların önüne geçemezdik. Halıcıların çoğu samimi değil. Mevlana'nın ismi kullanılarak müşteri aldatılıyor. Sultanhanı, Aksaray, Ereğli pazarı hızlı. Pazara düşen halı anında elden çıkıyor.Halıcılar, mallarını o pazara götürüp satıyor.İmalat halısını eskitip tarihi halı diye satıyorlar.Geçmişte bu tür örneklere çok rastladık.Eski halıları traş ettiren de var. Amerikalı turistler güneş yemiş halı istiyor.Halıcıların vicdanına kalmış bir şey.Doğru bir tane.İki doğru yok.İnsanlar çıkarı için manevra üstüne manevra yapıyor” şeklinde konuştu.

REHBERLER TURİSTLERİ YÖNLENDİRİYOR

Ladik ve Hereke Halısı'nın kıymetli olduğunu da söyleyen Gezgin, “Ladik ve Hereke halıları bugün çok zor bulunuyor. Bu halıların bazılarında sıkıntı oluyor. Bazıları vakıf malı veya çalıntı olabiliyor. Avrupa'dan tekrar Türkiye'ye getirilmiş olabilir.Vatandaş, halı-kilim işini bırakıyor.Yöre kadınları tarafından ahşap tezgahlarda kök boya kullanılarak dokunan yün ve ipek halılara bölgeye gelen turistler büyük ilgi gösteriyordu.Ancak bu ilgi her geçen gün azalıyor.Kadınlarımız farklı iş kollarına yöneldi” sözlerini kullandı.“Rehberlerle anlaşman yoksa 1 liralık satış yapamıyorsun” diyen Gezgin, “Rehberler, turistleri anlaştıkları esnafa götürüyor.Bu da esnafları zor durumda bıraktırıyor.Halıların fiyatı ise değerine göre değişiyor.1-2 bin liraya da 40-50 bin liraya da halı var” ifadelerini kullandı.

HALILAR SIK SIK HAVALANDIRILMALI

Antika olarak adlandırılan eski halıların korunmasının çok önemli olduğunu da vurgulayan Gezgin, ''Öncelikle fazla ayak altında olmamalı.Halılarda genelde güve dediğimiz bir şey oluyor.Böcekler tarafından yünler yeniliyor.Havalandırılmayacak şekilde bir köşeye konulacaksa, halılar çöp poşetinde naftalinle muhafaza edilmeli.Çünkü güve yediği zaman, bayağı talan ediyor halıyı.Tamiri de zor oluyor. Güve ufak ufak her yerinden yediği için, hem pis bir görüntüsü oluyor, hem de tamir için sıkıntı oluyor. Genelde halıların saçakları eskiyor.Halının başlangıç ve bitiş kısmı olduğu için oralar daha kolay deforme oluyor. Örneğin adam halının üzerine masa koymuş. Masanın ayaklarının halıya gelen yerleri.Halılar çöp poşetinde naftalinle muhafaza edilmeli, sık sık havalandırılmalı.Genelde halılar otoparkçılar tarafından yıkanıyor.Bunlar, halının renginin kök boya mı, yoksa sentetik boya mı olduğunu bilemediği için rastgele yıkıyorlar.Bu da solmasına neden oluyor” şeklinde konuştu.

KERİM ATICI merhabahaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri