Eski-Yeni

Nurten Selma Çevikoğlu

Eski ve yeni farkı her hususta kendini hissettiriyor. Hâdiselere dikkatle bakana, hayâtı doğru biçimde yorumlayana az şeyler çok şeyler anlatabiliyor veya çok şeyler az şeyler çağrıştırabiliyor.

Eskiden bize çok anlamlı, çok güzel, çok mantıklı gelen durumlar şimdi bizim için pek bir şey ifâde etmiyor.

Eskiden insanların ehemmiyet verdikleri, üzerinde hassâsiyetle durdukları konular bugün bizlere önemli gelmiyor.

Eskiden kılık-kıyâfetteki özen ve titizlik bugünlerde kalmadı, gâyet salaş kimseyi önemsemeyen sâdece kendi zevkini öne çıkaran giysiler hâkim günümüzde.

Eskiden namus-iffet-haya gibi kavramlar için bir ömür fedâ edilirken şimdilerde bu kavramlarda ne ki, çağdaşlık ve modernitenin yanında.

Eskiden insan ilişkileri daha sıcak daha candan idi şimdi uzaktan dostluklar hâkim. Bu ilişki de gâyet soğuk, donuk, âdeta buz gibi. Şimdilerde insanlar sosyal medyadaki dostlarıyla yetiniyorlar. Günümüz de teknolojiyle robotlaşan insanlar çoğaldı.

Doğruluk, dürüstlük, güven, dostluk, sadâkat, komşuluk, akrabalık, dayanışma, çalışkanlık, alın teri gibi kıymet verilen hasletler ruhların tozlu raflarında kaldı. Yerine gelenler eskiyle kıyaslanamaz halde.

Eskiden mümin kimlikler olarak; ‘Ben nereden geldim?’ ‘Kimim?’ ‘Sonum ne olacak?’ Soruları bugün sorulamıyor bile.

Eskiden büyükler küçüklere yol gösterici olurlardı. Şimdi her şeyi onlar biliyor bilhassa teknolojide küçükler büyüklere rehberlik ediyor.

Eskiden küçük şeylerden mutlu olan dâima şükredici insanlar vardı. Şimdiki insanların hayatlarında neredeyse yok yok yine de mutlu değiller. Şükürsüzlük, şikâyetlenme edebiyâtı insanların psikolojilerini bozmuş vaziyette.

Eskiden okuyan, yazan, hayâtı tüm zorluklarına rağmen azimle yılmadan göğüsleyen sabırlı insanların sayısı epeyce kabarıkken şimdi en ufacık bir olumsuzlukta âdeta hayâta pamuk ipliğiyle bağlı insanlar derhal yaşamaktan vaz geçerek ya başkalarına saldırganlık yapıyor ya da boğaz köprüsünden kendini atmayı yeğliyor.

Şimdi hangi yeni teknolojiye ulaşabilirim, çağdaş dünyâya ben ne kadar uyum sağlayabiliyorum derdindeyiz.

Bugün hayallerimizi dahi güncelleme durumundayız. Mânâ arayışında olan mümini bulmak iyice seyrelmişken sürekli gelecek kurgusu yapan insanlara sıkça rastlayabiliyoruz. Etrâfınızdaki insanlara şöyle bir sorun; ‘Nasıl bir dünya hayallersiniz?’ diye. O cevaplar size bugünkü insanların hayal temposunu ortaya koyacaktır. Bakın bakalım insanlarda hiç ahret kaygısı var mı?

Bu tablo size ürkütücü gelmiyor mu?

Doğrusu insanların bu açmazı bizi derin endişelere sevk ediyor ve birçok mâneviyat büyüğünün dediği gibi diyoruz ki; ‘Ey insanlar bu gidiş nereye?’

Bugünün ölçüsüz hayalleri, fütursuz keyifleri, hadsiz zevkleri için geleceği riske sokmamalı, doğru diye bilinen pek çok yanlış için insan kendini alçaltıcı konumlara düşürmemelidir. Bize helal dâiresince istifâde amaçlı sunulan her biri birbirinden muhteşem dünya nimetlerini hesapsız kullanıp hem dünyasını hem ukbâsını kaybedenlerden olmayalım inşaALLAH. Hayırla kalınız.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.