Feridüddin Attar Hz.’nin, Tezkiratül Evliyasında geçer. Bir cemaat imtihan maksadıyla Rabiatül Adeviyye Hazretlerinin yanına gitmiş;
-Bütün faziletler erkeklerin başına saçılmış, mürüvvet tacı onların başına konulmuş, keramet kemeri onların beline bağlanmış, hiçbir kadına asla nübüvvet gelmemiştir. Sen bu lafları nereden ediyorsun demişler. O da cevaben demiş ki;
-Söylediğiniz şu lafların hepsi doğru ama bencillik, kibir, kendini beğenmişlik ve “Ben(Firavun) sizin en yüce rabbinizim.” (Naziat-24) iddiası da katiyen herhangi bir kadından sadır olmamıştır. Ayrıca kadınlar arasında asla muhannes olan da yoktur.
Rabbimiz(c.c.) Kur’an-ı Kerimde;
- “ Bir de Allah'ın bazınıza, diğerinden fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin. Erkeklere hak ettiklerinden bir pay vardır. Kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay vardır. İsteklerinizi Allah'ın fazlından ve kereminden isteyin. Gerçekten Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”(Nisa-32) buyurmuştur.
Efendimiz(s.a.v.) de Veda Hutbesinde;
- ‘…ALLAH Teâlâ katında en hayırlı ve kıymetli olanınız en çok takva sahibi olanınızdır…” buyurmuştur.
Neticei meram hulasi kelam,
- Anadolu tabiriyle, erkek erkekliğini bilecek kadın da kadınlığını. Hepimiz Allah(c.c.) ın bizden istediğini yapacak, istemediğini yapmayacağız. Denilmiştir ki ’ Kendini bilen, Rabbini bilir. Rabbini bilen haddini bilir.’ Adabı, haramları-helalleri bilelim! Bir şeyi bilmek yetmez amel etmek gerekir amel etmek de yetmez ihlâsla amel etmek gerekir!
Fi Emanillah