Ergenekon'da 4 tutuklama

Birinci Ergenekon davasının dünkü duruşmasında tutuksuz sanıklar dinlendi
Birinci Ergenekon davasının dünkü duruşmasında tutuksuz sanıklar dinlendi. Emniyetteki ifadesinde, Danıştay saldırısında kullanılan silahları Erkan Ayyıldız'dan aldığını söyleyen sanık, duruşmada kendisini yalanladı. Silahları 'dayı' olarak bildiği birinden aldığını savundu. Çelişkili ifadeler ve TİB kayıtlarının sanığı yalanlaması üzerine 4 sanık hakkında tutuklama kararı verildi.

Birinci Ergenekon davasının 205. duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görüldü. Tetikçi Alparslan Arslan'a, Danıştay saldırısında kullanılan Glock marka silahın satılması olayına ilişkin tutuksuz yargılanan sanıklardan Erkan Ayyıldız, Aykut Metin Şükre, Kenan Özay ve Selçuk Özkan duruşmada hazır bulundu. Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, savunmasını kısa yapan Kenan Özay'a, olayı ayrıntılı şekilde ifade etmesini söyledi. Bunun üzerine Özay, şunları söyledi: "Aykut Metin Şükre, Selçuk Özkan'a silah lazım olduğunu söylemiş. Özkan da beni aradı. Tanıdığım olduğunu biliyordu. Beyazıt'ta 'dayı' olarak bildiğim 50 yaşlarında bir kişi vardı. Telefonla aradım. Beyazıt'ta buluştuk. Silahları tanesi 2 bin 700 liradan 'dayı'dan aldım. Erkan Ayyıldız'ı Üsküdar'da mahalleden tanıyorum. Silah tamirciliği yaptığını bildiğim için poliste onun adını verdim. 'Dayı'nın silahları nereden aldığını bilmiyorum. Aynı gün Selçuk Özkan ile Üsküdar Çiçekçi'de buluştuk. Silahları Özkan'a verdim. Özkan'ın da silahları Aykut Metin Şükre'ye verdiğini biliyorum. Aykut'un avukat arkadaşına lazımmış.''

Kenan Özay, silah alma olayının Danıştay saldırısından 2-3 gün önce olduğunu anlattı. Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, çapraz sorguda, "Emniyetteki ifadenizde silahları Erkan Ayyıldız'dan aldığınızı beyan ederek, ayrıntılı bir şekilde anlatıyorsunuz. Talimatla alınan Ankara'daki mahkeme ifadenizde ise kesinlikle hiçbir şeyi kabul etmiyorsunuz. Şimdiki ifadeniz de farklı. Çelişkili ifade vermenizin nedeni nedir?'' diye sordu. Özay da, emniyette baskı altında olduğu için akıbetinin ne olacağını bilemediğini, bu nedenle ifadelerinde çelişkiler olduğunu belirtti. Alparslan Arslan, silahları saldırıdan 1 ay önce el bombalarıyla birlikte aldığını söylemişti.

TİB'İN TELEFON KAYITLARI, SANIĞI YALANLADI

Kenan Özay, inkâr ettiği telefon görüşmeleri ile ilgili TİB kayıtlarına ise cevap veremedi. Savcı, sanıklardan Aykut Metin Şükre ile telefon görüşmesi olup olmadığını sordu. Sanık, "Benim, Aykut Metin Şükre ile hiçbir telefon görüşmem olmamıştır." diye cevapladı. Bunun üzerine savcı, "Sizin TİB kayıtlarınızı, yani sizin kullandığınız telefon numarası ile bugüne kadar yaptığınız telefon görüşme kayıtlarını çıkarttık. Aykut Metin Şükre ile 2003 yılı Ekim ve Kasım aylarında, 2004 yılı Şubat ayında ve 2005 yılı Ocak ayında çok sayıda görüşme yaptığınız görülüyor. Bu durumu açıklar mısınız? Oysa görüşmeniz olmadığını söylediniz." şeklinde soru yöneltti. Sanık, "Hatırlayamıyorum." demekle yetindi.

Duruşmada görüşünü açıklayan savcı Mehmet Ali Pekgüzel, kolluk aşama tutanağı, bilirkişi raporları, çelişkili ifadeler, ifadelerini değiştirerek delil karartma ya da yok etme çabası içerisinde oldukları gerekçesiyle Şükre, Özay, Özkan ve Ayyıldız'ın tutuklanmasını istedi. Ara kararını açıklayan Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, atılı suçların vasıf ve mahiyeti, aleyhlerine değişme ihtimali, delilleri karartma şüphesi, isnat edilen suçların tutuklanmayı gerektiren maddelerden olması gibi nedenlerle sanıkların 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca tutuklanmasına karar verdi

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri