Erbakan imzalamadı!

Saadet Partisi İl Başkanı Veli Tolu, dönemin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 28 Şubat kararlarına imza atmadığını vurguladı

İDDİALAR, ÇIKAR OYUNUNDAN İBARETTİ

Saadet Partisi Şubat ayı Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’nı dün parti il binasında gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan İl Başkanı Veli Tolu’nun gündeminde 28 Şubat süreci vardı. Tolu, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Başbakan olduğu dönemde 18 maddelik Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararını imzalamadığını, ortaya atılan iddiaların sadece çıkar oyunundan ibaret olduğunu dile getirdi.

PROF. DR. ERBAKAN ÜLKESİNİ DÜŞÜNDÜ
Bu süreçte iki defa krizin eşiğine gelindiğini belirten Tolu, “İlk kriz 28 Şubat’ın hemen ardından kapımıza dayandı. Her şey, Erbakan Hoca’nın ağzından çıkacak sitemli iki kelimeye bakıyordu. Ama o, yaşanan olayları hafife alarak krizi bastırdı. İkincisiyse Refah Partisi’nin kapatılmasıyla çıkabilirdi. Erbakan Hoca yine ülkenin selameti için özellikle gençleri sakinleştirecek açıklamalar yaptı” dedi. 


Erbakan kararı imzalamadı

Saadet Partisi İl Başkanı Veli Tolu, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Başbakan olduğu dönemde 18 maddelik Milli Güvenlik Kurulu kararını imzalamadığını ifade etti

Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı Şubat Ayı İl Divan Toplantısı’nı 31 ilçe başkanı, ilçe kadın kolları ve gençlik kolları başkanlarının katılımlarıyla gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan İl Başkanı Veli Tolu, 40 yıllık siyasi hayatları boyunca kendilerine sürülebilecek en ufak bir lekenin dahi bulunmadığını söyledi. 28 Şubat’ta yaşananları doğru anlayabilmek için önce o gün üzerinden üretilen yalanları anlamak ve anlatmak gerektiğine dikkat çeken Tolu, 28 Şubat ile alakalı yapılan eleştirilere cevap verdi. 
Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın 28 Şubat’ta Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarını imzalamadığını vurgulayan Veli Tolu, “28 Şubat akşamında MGK da imzalanan belge sadece askerlerin ileri sürdüğü hususların bakanlar kurulunca değerlendirilip gerekirse önlem alınmasına yönelik 4 maddelik tavsiye kararıdır. Oysa 28 Şubat için Başbakan’ın imzaladığı iddia edilen 18 maddelik talep dönemin MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç tarafından defalarca getirilmesine rağmen hiçbir zaman Başbakan Erbakan tarafından imzalanmamış, genel sekreterin getirdiği bir talep olarak kalmıştır” dedi. 18 maddelik bu kararı imzalamadığının bir kanıtının da daha sonraki süreçte baskıların giderek artması olduğunu söyleyen İl Başkanı Tolu, Erbakan’ın son derece gergin olan bu ortamda çatışma ortamı oluşturacak en küçük bir söyleminin olmadığını dile getirdi.
BU SÜREÇTE İKİ DEFA KRİZDEN DÖNDÜK
Yaşanan bu gergin ortamda Türkiye’nin iki defa krizin eşiğinden döndüğüne dikkat çeken Tolu, “Bunlardan bir tanesi 28 Şubat süreci. O gece eğer o toplantıdan çıkan Erbakan hoca askeri millete şikâyet etseydi ya da tansiyonu yükseltecek bir açıklama yapsaydı. On binlerce öğrenci Beyazıt meydanına toplanacak ve sonu belli olmayan bir gerginlik başlayacaktı.
Sonradan öğrendik ki, askeri cenah, Çevikbir ve Çetin Doğan zaten böyle bir ortamın doğmasını istiyorlar. Belki kendilerine meşru bir zemin oluşturma çabası içerisindeler.
Ancak Erbakan hocamız o engin deneyimi ile bunları sezmiş olacak ki tüm siyasi geleceğini ve makamları milletine olan sevgisine kurban etmiş, gencecik vatan evlatlarının kırdırılmasına müsaade etmemiştir” dedi. Refah Partisi’nin kapatılması ile krize ikinci defa yaklaşıldığını anlatan SP İl Başkanı Tolu, “Yine o günlerde bütün gençlik organları ve özellikle çok aktif olan İstanbul üniversite gençliği Erbakan’ın ağzında çıkacak bir kaç kelam ya da dudaklarından dökülecek hüzün dolu bir kaç cümleyi bekliyordu. Ancak Erbakan hocamızın bu olayı tarihte yer alacak küçücük bir nokta olarak tarif etmesi, vatandaşlarımızı sükûnete davet eden tavrı, yine nasıl bir devlet adamı olduğunu ve milletinin bir ferdinin bile burnunun kanamasına razı olmayacak bir gönül adamı olduğunu gösteren çok güzel iki örnektir” diye konuştu.
NEDEN İSTİFA EDİP SEÇİME GİTMEDİ?
Bir seçime nasıl gidileceğinin anayasa ve kanunlarda açıkça yazılı olduğunu söyleyen Tolu, “Seçim kararını ancak TBMM alabilir. Erbakan hocaya neden seçime gitmedi diye eleştirenler koalisyon ortaklığının ne olduğunu ve yapılan protokolün arkasında durmanın bir erdemlilik olduğunu anlayamayacak kadar vefa yoksunu kişilerdir. Erbakan hoca verdiği sözü tutmuş ve yola çıktığı ortağını yarı yolda bırakmamıştır. İşte böyle bir ortamda Erbakan hocanın kaçıp gittiğinden bahsetmek veya Refah Partisi’nin direnmediğini söylemek ancak insafı kurumuşların dilinden çıkabilir. 28 Şubat üzerinden tam 13 yıl geçti. Artık 28 Şubatla ilgili yalan iddialara cevap vermekle uğraşamayız. Eğer hala bu yalanlarla karşımıza çıkıp zarar vermeye çalışanlar olursa, onları kendi haline bırakıyoruz ki, 28 Şubat çamurunda debelenip dursunlar” ifadelerini kullandı. Tolu, konuşmasının devamında Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu yana siyasi bir panorama çizerek 28 Şubat sürecine nasıl gelindiğini anlattı.
NEDEN 28 ŞUBAT SÜRECİ YAŞANDI?
28 Şubat sürecinin devletin en ücra köşelerine kadar yerleşmiş vampirlerin ve kenelerin sökülüp atılması için gösterilmiş bir direnişin adı olduğunu söyleyen Veli Tolu, “28 Şubat süreci yaşandı çünkü, o dönemde devleti faiz belası ile sömüren kitlenin hortumları kesilmişti. Tek çıkışı batılı olmak zannedenlerin iddiaları çürütülmüştü. Faizi reel ekonominin bir gereği sayanların yalanları ortaya çıkmıştı. Dindar insanların devlet yönetemeyeceği yalanı boşa çıkmıştı. 80 yıldır üzerine oturdukları millet artık uyanmış ve üstündeki bu yükü atmaya başlamıştı. Ve en önemlisi batıdan başka yön bilmeyen yerleşik statükoya karşı dünyada başka yönlerin de olduğu ispat edilmiş ve belki de tarihe yön verecek Müslüman devletler topluluğu olan D8 kurulmuştu. İşte 28 Şubat’ın gerekçesi 40 yıldır milli görüşün siyasete yön vermesidir.
SON 40 YILDIR ÜLKE SİYASETİNE MİLLİ GÖRÜŞ YÖN VERİYOR
Son 40 yılda ülke siyasetinde en aktif rol oynayan misyonun milli görüş olduğunu kaydeden Tolu, 29 Mart seçimlerinden sonra hükümetin kabinesinde yapılan değişikliklere bakıldığında bunun anlaşılabileceğini anlattı. Tolu, “Kabine değişikliklerine ve hatta il teşkilatlarında yapılan değişikliklere bir bakın. İşte orada görecekleriniz bizim bu iddiamızın en büyük delilidir. Evet, buradan şunu da açıkça söyleyebiliriz.er şeye rağmen bu gün Türkiye’nin en etkin siyasi gücü yine Saadet Partisi’dir. Gerek iktidar partisi ve gerekse diğer partilerin tamamı giderek milli görüşü dikkate almak ve onun ekseninde yapılanmak zorunda kalacaklardır. Taklit hiç bir zaman aslının yerini tutamaz. Ve şunu bilmemiz lazım ki en çok benzeyen taklit en çeldirici taklittir. Ve biz bunun örneğini son 8 yıldır bizzat yaşamaktayız. Çünkü 8 yıldır ülkeyi yöneten irade milli görüşün mirası üstüne oturmaktadır. Ancak 8 yıldır sistemle hiç bir mücadelesi olmamıştır. Ve aslında mecliste bulunan hiçbir partinin de sistemle bir derdi yoktur” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri