Erbakan Hoca dik durdu

Necmettin Erbakan Hoca'yı ve Milli Görüş Hareketi'ni anlatan Mehmet Şen, “Erbakan Hoca, her zaman dik durdu” dedi. Gazeteci-Yazar Ali Haydar Haksal, "Milli Görüş siyasi bir hareket değil, düşünce hareketidir” dedi

Necmettin Erbakan Hoca'yı ve Milli Görüş Hareketi'ni anlatan Mehmet Şen, “Erbakan Hoca, her zaman dik durdu” dedi. Gazeteci-Yazar Ali Haydar Haksal, "Milli Görüş siyasi bir hareket değil, düşünce hareketidir” dedi
Milli Görüş hareketinin lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan, ölümünün 3. yıl dönümünde düzenlenen etkinliklerle anılıyor. Saadet Partisi İl Başkanlığı tarafından Ticaret Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinliklerin 2. gününde Yedi İklim Kültür Sanat ve Medeniyet Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ali Haydar Haksal, Gazeteci- Yazar Adnan Öksüz, Erbakan Hoca'yı anlattı. Ali Haydar Haksal 'Kültür ve Sanat Yönüyle Erbakan' konusunda, Adnan Öksüz de, 'Gazeteci Gözüyle Erbakan' konulu bir sunum yaptı. Konferansa, Saadet Partisi Karatay Belediye Başkan Adayı Mehmet Şen, Anadolu Gençlik Derneği Konya Şube Başkanı Mehmet Parlak, çok sayıda partili ve Erbakan seveni katıldı.


HOCA'NIN DİK DURUŞUNU GÖRDÜK
Programda konuşan ve Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca'nın kenidisini davaya adadığını belirten Saadet Partisi Karatay Belediye Başkan Adayı Mehmet Şen, dinleyicilerle bir fotoğrafın hikayesini paylaştı. Şen, "Bunlardan biri merhum Hacıveyis Zade'nin fotorğrafı. 1950'li yıllarda, Konya'daki imam hatip mektebinin temel atma merasimi. Oradaki fotoğraf, Müslümanın dik duruşu ve hayata gayet samimi ve tevazu bakışının fotoğrafı. Fotoğrafta takriben 35-40 kişi var. Hepsinin başında o melün şapka dediğimiz, fotür var. Tüm erkan orada ve sadece Hacıveyis Zade merhumun başında örme takke var, elleri semada, duada bulunuyor. Fotoğraf bu, şahsiyeti orada kendini gösteriyor. İnancın göstergesidir bu' dedi. 1996 yılında çekilen diğer fotoğrafı dinleyicilere aktaran Şen Şöyle konuştu: "Bu fotoğrafı hep birlikte gördük. Rahmetli hocamız Başbakan, Kocatepe Camii'inde bir cenaze namazına gidiyor. Tüm askeri erkan var. Onlar zaten askeri kıyafetleriyle şapkalarıyla orada bulunuyor. Cenazenin başında, fotürlü olan bir kişi var, kasketli olan bir kişi var ve değişik kıyafetler var. Yine başında bir kişi var ki, bembeyaz namaz takkesini başına geçirmiş, Başbakan Erbakan var. O kadar samimi bir duruş ki, aslında o bir namaz takkesi değil. O Milli Görüş'ün ve  hayat nizamının yansıması, ben öyle değerlendiriyorum. Erbakan Hocamızın hayatında hep bunu gördük zaten. Hocamızdan  Anadolu'nun bir köşesinde duran belki onunla hemhal olmamış bir talebesi olarak bunu gördük öğrendik.  Onuru gördük, dik duruşu gördük ve tabiiliğini gördük."
GENÇLİĞE BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR
Yedi İklim Kültür Sanat ve Medeniyet Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ali Haydar Haksal da, “1970'li yıllarda, yani bizim öğrencilik yıllarımızda, sağ ve sol kavramları denildiğininde sağcılar,    emperyalizmin, yani Amerikalı batıcıların şemziyesi altına sokuldu. Solcular da, Sovyet Rusya'nın şemsiyesi altına sokuldu. Sovyet Rusya'nın materyalizm düşüncesine inananan topluluklar, ateisttir. Dolayısıyla, 'inançsız oldukları için bizde onları kabul etmeyelim, sağcı olan kesimin içierisinde yer alalım' düşüncesi hakimdi. Bir de cemaat grupları vardı. Kütüphanemde Yeni Asya'nın çıkarmış olduğu, Süleyman Demirel ile ilgili bir risale çıktı ortaya. Demirel'in muhafazakarlarlığın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyan bir risale. Ayrıca Demirel, Batı düşüncesinin sağcı ve solcu kavramlarının bizim için ne kadar tehlikeli olduğunu da ifade etmişti. Ama aynı kişi 28 Şubat sürecinde, Kur'an-ı Kerim'deki 272 hüküm ayetinin çıkarılması gerektiğini söylemişti. Yıllar öncesinde ise cemaatllerin dini toplulukları peşinden koşmuştu. 1970'li yıllarda bir öğretmenim Sezai Karakoç'un 'Allah'a İnanmak ve İnsanlık' kitabını aldırmıştı. Orada Fransız İhtilali'nden yola çıkarak, 'sağcılık şeytanın sağ yüzünü, solculuk sol yüzünü oluşturuyor. Müslümanlar için bunların her biri şeytanın yüzüdür' diyor. Erbakan Hoca 'Milli Görüş' kavramından bahsettiğinde bu kavramın, 'İslam Medeniyeti' düşüncesi olduğunu ortaya koydu. Bu görüş milletin asıl duygularına hitap ediyor. 'Milli Görüş' hareketinin siyasal bi hareket olduğunu asla kabul etmiyorum. 'Milli Görüş' düşünce hareketidir. Merhum hocamızın ortaya koymuş olduğu mücadeleye baktığımızda durum aynen bunu gösteriyor. Hocamızın konuşmalarında hep vurguladığı bir şey, 'Elhamdülillah biz Müslümanız'dı. Bunu dediğimiz andan itibaren, kalem ehli olan insanların yazmış olduğu her satırdan biz sorumluyuz. Şimdi yeni bir süreç başladı. Bu yeni süreçte 'Milli Görüş' gençliğine ve insanına büyük sorumlulukla düşüyor. Daha hazırlıklı ve donanımlı olunması gerekiyor” dedi.
ZEKİ BİR SİYASETÇİ VE AKADEMİSYENDİ
Gazeteci-Yazar Adnan Öksüz ise, “1994 seçimlerinde İstanbul ve Ankara Belediye Başkanlıklarını Refah Partisi kazanmıştı. O dönem Gazeteci Can Dündar, Erbakan Hocamızı televizyon programına davet etmişti. O programda soru sormak için bulunan Mehmet Ali Birand, hiç gereği yokken ortamı germek için hocamıza bir soru yöneltmişti. Birand, hocamıza 'Cemallettin Kaplan halifeliğini ilan etti. Acaba bunun hakkında ne düşünyorsunuz' demişti. Hocamız ona şu güzel cevap verdi: 'Seçim sonucuyla Cemalettin Kaplan'nın ne alakası var.' Çok anlamlı bir cevaptı. Cevaptan sonra Birand hiç bir şey söyleyemedi. Hocamız, hazır cevap  ve temkinli olan biriydi. En zor durumlarda bile, verdiği cevaplarla herkesi susturmuştur. Kenan Evren de o dönemlerde hocamıza bir soru yöneltmişti. Evren, hocamıza '30 Ağustos Bayramlarında törene katılmıyorsunuz. 30 Ağustos Bayramına karşımısınız' demişti. Hocamız da, 'Ne karşısındayız ne yanındayız, tam ortasındayız' demişti. Yine Kenan Evren de susup kalmıştı. Hoca, zeki bir siyasetçi ve akademisyendi. Siyasete renk getirmişti” açıklamasında bulundu.
ADEM DEMİREL
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri