TÜM İNSANLIĞA GÖNDERİLMİŞ YOL GÖSTERİCİ
Hafız Esat Sabırlı’nın Kuran’ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını yapan İRFANDER Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Köybaşı, geçtiğimiz yıl Hz. Peygamber’in ‘El-Emin’ ismini konu aldıklarını hatırlatarak, “Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) tüm insanlığa gönderilmiş bir yol göstericidir. Onun bize verdiği mesajları doğru anlayabilmek için onu iyi okumak gerekir. Şüphesiz ki ona verilen isimler, sahip olduğu manevi ve ilmi değerlere karşılık verilmiştir. İRFANDER olarak biz de bu değerleri insanlara daha geniş bir şekilde sunmak için her yıl, Hz. Peygamber’in farklı bir ismini derinlemesine anlatıyoruz. Bu yıl El-Muallim ismini geniş bir yelpazede anlatacağız. Tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
‘SÜNNET, YOL GÖSTERİCİMİZ’
Açılış konuşmasının ardından El-Muallim’i anlatan sinevizyon gösterisi izlendi. Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. İsmail Hakkı Atçeken, Hz. Peygamber’in El-Muallim ismini açıkladı. Allah Resulünün hayatında herkes için güzel örnekler olduğunu belirterek sözlerine başlayan Atçeken, “Bize düşen bu güzel örneklerden en üst düzeyde yararlanabilmektir” dedi. Tüm Peygamberlerin dünyaya tebliğ için geldiğini, insanlara dini, ibadeti öğrettiğini anlatan Prof. Dr. Atçeken, muallimin kelime anlamının öğretmen, öğretici kimse olduğunu belirtti. Okumanın insanlar için önemine işaret eden Prof. Dr. Atçeken, “El-Muallim ismi, Hz. Peygamber’in öğretici yönünü ele almaktadır. Kuran’daki bir çok ayette ve Hz. Peygamber’in hadislerinde okumanın önemine işaret edilir. Oku emriyle başlayan bir kitap zaten insanlara ilimle ilgili önemli şeyler söyler. Okumanın yanında iyi bir öğreticiden doğru şeyleri öğrenmek de önemlidir. Hz. Peygamber, ashabına muallimlik yapmış, onları doğru yola sevk edebilmek için çalışmıştır. Örneğin, Kuran’da 5 vakit namaz kılınması emredilir. Ama, namazın nasıl kılınacağı belirtilmemiştir. Burada Hz. Peygamber’in sünneti devreye girer. Hz. Muhammed (SAV), ‘Namazı bilmeyenler beni izleyerek öğrensin’ demiştir. Sünnet, bu anlamda büyük öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.
ASR-I SAADETTEKİ CAMİ ANLAYIŞI
GÜNÜMÜZE DE YERLEŞMELİ
Mekke dönemindeki ilk ilim merkezinin Dar-ül Erkan olduğunu söyleyen Prof. Dr. İsmail Hakkı Atçeken, Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretinden sonra tebliğ faaliyetlerinin hız kazandığını, kurulan mescitlerde ibadetin yanı sıra ilmi faaliyetlerin yapıldığını anlattı. Buradaki mescitlerin sadece ibadet ve eğitim için değil, bunların dışında askeri bir üs veya hastaların tedavi edildiği bir hastane olarak da kullanıldığını anlatan Prof. Dr. Atçeken, “Asr-ı Saadetteki cami anlayışı günümüzde de yerleşmelidir” dedi.
Hz. Peygamber’in muallimlik yaparken dikkat ettiği hususları da dile getiren Prof. Dr. İsmail Hakkı Atçeken, “Çevresindeki diğer insanlara öğreteceği bilgileri ilk olarak kendi hayatında uygulardı. İletişim kurarken muhatabının durumunu, özelliğini, kapasitesini dikkate alırdı. Eğitimde fırsat eşitliğine önem verir, kız-erkek, genç-yaşlı ayrımı yapmaksızın herkese eşit eğitim imkanı sağlardı. Bedir Savaşı’nda esirlerin her birini 10 kişiye okuma yazma öğretmek kaydıyla serbest bırakmıştı. Hiçbir zaman öfke ve şiddete yer vermez, sakin bir şekilde konuları anlatırdı. Anlamayana tekrar tekrar anlatırdı” diyerek sözlerini tamamladı.
Program, Selçuklu Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Mehmet Emin Karataş’ın okuduğu Naat-ı Şerif ve sinevizyon gösterileri ile son buldu.