İSVİÇRE’YE MESNEVİ GÖNDERİLDİ
HOŞGÖRÜNÜN TEMSİLCİLERİYİZ
“Biz böyle bir hoşgörünün temsilcileriyiz” diyen Ali Selvi, Mevlana’nın yüzyıllar önce dünyaya sevgi, kardeşlik, barış ve hoşgörü mesajlarının yer aldığı Mesnevi eserinin Fransızca tercümesini İsviçre Devlet Başkanı Pascal Couchepin’e gönderme kararı aldıklarını anımsattı. Ali Selvi, Mesnevi’nin İsviçre’nin Türkiye Büyükelçiliği tarafından Couchepin’e ulaştırılacağını ifade etti.
FATİH’İN FERMANI DA GÖNDERİLDİ
SP İl Gençlik Kolları Siyasi İşler Başkanı Muhammed Kemalettin Nokta da içerisinde Fatih Sultan Mehmet Han’ın da bir fermanı bulunan metni İngilizce’ye çevirerek, İsviçre Parlamentosuna ve İsviçre Konsolosluğuna gönderdi. Muhammed Kemalettin Nokta, sözde düşünce ve din özgürlüğünün koruyucusu batının, sahipliğini savunduğu bu iki erdemden nasibini alamadığını ifade etti.
Tepkiler İsviçre’ye ulaştı
Saadet Partisi Konya İl Gençlik Kolları Siyasi İşler Başkanı Muhammed Kemalettin Nokta, minare referandumu ile ilgili tepkilerini İngilizce’ye çevirerek İsviçre’ye yolladı
Saadet Partisi (SP) Konya İl Gençlik Kolları Siyasi İşler Başkanı Muhammed Kemalettin Nokta, içerisinde Fatih Sultan Mehmet Han’ın da bir fermanı bulunan metni İngilizce’ye çevirerek, İsviçre Parlamentosuna ve İsviçre Konsolosluğuna gönderdi. Muhammed Kemalettin Nokta, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada sözde düşünce ve din özgürlüğünün koruyucusu batının, sahipliğini savunduğu bu iki erdemden nasibini alamadığını ifade etti.
GERÇEK ÖZGÜRLÜK OSMANLI’DA KALDI
Batının hasta zihniyetinin bir göstergesinin de İsviçre’nin son zamanlardaki iki hareketi olduğuna dikkat çeken Muhammed Kemalettin Nokta, gerçek özgürlüğün 600’ü aşkın yıl dünyaya hükmetmiş olan Osmanlı Devleti zamanında olduğunu ve İsviçre’nin yaptığı bu hareketle hasta batı ruhunu yeniden yansıttığını bildirdi. Geçmişte ‘Ermeni soykırımı yoktur’ diyenlere yargılama yolunu açan İsviçre hükümetinin, aynı tutumunu dini bir konuya müdahil olarak minarelerin referanduma götürülmesi şeklinde sürdürdüğünü dile getiren Nokta, “İsviçre, inanç özgürlüğüne yapılan yanlış ve hatalı durumu aynı süreçte yayınlanan yazılarla İslam karşıtlığı yapılmasına müsaade ederek, İslam’ın terörizmle özdeşleştirilmesine müsaade ederken İslam’a bakışını göstermiştir. Bize din özgürlüğü dersi vermeye kalkan Avrupa’nın Peygamber efendimize hakaret içeren karikatürün nasıl servis edildiğini gördük. Yunanistan’ın camilerimizi nasıl ahıra çevirdiğini gördük. Başkentinde dahi bir tane camiye tahammül edemeyen Yunanistan’ı gördük. Bosna ve Kosova’da hasta batının ve BM’nin neye bakarak taraf olduğunu gördük. Müslüman kardeşlerimizin ezildiğini, horlandığını gördük. Bu iki hadise bize kaybolan erdemlerin ve yeni bir Dünya’nın tohumlarının nerede aranması gerektiğini tekrar göstermiştir. 600 küsur yıl atalarımızın uyguladığı inanç özgürlüğü ve hoşgörünün ne demek olduğunu halâ öğrenemeyen bu hasta ruha, gerçek bir insan hakları beyannamesi olan “Fatih Sultan Mehmet Han’ın fermanını İsviçre parlamentosu üyelerine ve İsviçre Konsolosluğuna ders olması mahiyetinde gönderiyoruz. Başka dinden ve ırktan olanlara özgürlük ve hoşgörü sağlayan bu ferman Fatih Sultan Mehmet’in Bosna Hersek’i fethinden sonra 28 Mayıs 1463 tarihinde Milodraz’da yazdırılmıştır. Aslı Bosna Hersek Fojnica Şehrinde Fransisken Katolik kilisesindedir” dedi.
FATİH SULTAN MEHMET’İN FERMANI
Ben Fatih Sultan Han, Bütün Dünya’ya ilân ediyorum ki kendilerine bu padişah Fermanı verilen Bosnalı Fransiskenler himayem altındadırlar. Ve emrediyorum! Hiç kimse ne bu adı geçen insanları nede onların kiliselerini rahatsız etmesin ve zarar vermesinler. Devlet-i Ali’ye Osmaniyyede huzur içerisinde yaşasınlar ve bu göçmen durumuna düşen insanlar özgür ve güvenlik içerisinde yaşasınlar. İmparatorluğumuzdaki tüm memleketlere dönüp korkusuzca kendi manastırlarına yerleşsinler! Ne Padişahlık eşrafından, Ne Vezirlerden, Ne Memurlardan, Ne Hizmetkârlarımdan Nede İmparatorluk vatandaşlarımdan hiç kimse bu insanların onurunu kırmayacak ve onlara zarar vermeyecektir. Hiç kimse bu insanların hayatlarına, mallarına ve kiliselerine saldırmasın hor görmesin veya tehlikeye atmasın. Hatta bu insanlar başka ülkelerden devletime birisini getirirse onlarda aynı haklara sahiptir.
Bu Padişah fermanını ilan ederek burada yerlerin göklerin yaratıcısı ve efendisi Allah, Allah’ın elçisi Aziz Peygamberimiz Hz. Muhammed ve 124 bin Peygamber ile kuşandığım kılış adına yemin ediyorum ki, emrime uyarak bana sadık kaldıkları sürece tebaamdan hiç kimse bu fermanda yazılanların aksini yapmayacaktır.