'Emeklinin 2008'de alınan bu hakları geri verilsin'

Prof. Dr. Mehmet Alagöz, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısının aşılması için 2008 yılı öncesini hatırlattı

Hayat pahalılığı ve alım gücü arasındaki makas git gide açılıyor. Birçok emekli aylığıyla geçim sıkıntısına düşüyor. Yıllarca iş hayatında rol alan memur veya işçiler, emekli olduktan sonra aldığı parayla refah içinde yaşamayı hayal ediyor. 2008 yılı öncesinde emekli olduktan sonra aldığı ikramiye ile rahatlıkla bir ev alabilen emekli, şimdilerde ise konforlu bir arabayı bile alamıyor. Selçuk Üniversitesi (SÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Alagöz, emeklilerin zam veya bayram ikramiyeleri isteklerinden çok 2008 yılından önceki uygulanan politikanın uygulanmasını talep ettiklerini belirtti.

YALNIZCA GÜNLÜK İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLİYORLAR

30-35 yıl kadar çalışan bir kişi ortalama 1 milyon 200 kadar bir emekli ikramiyesi alıyor. Türkiye’de bu fiyatta bir konut satın almak neredeyse imkansız. Sıfır, kullanışlı bir araç almak ise bu fiyatın çok daha üstünde. Emekliler bu parayla yalnızca günlük ihtiyaçlarını karşılayabiliyor.

İYİ KÖTÜ BİR EV ALINABİLİYORDU!

Prof. Dr. Mehmet Alagöz, Emekli ikramiyelerinin hem reel değer hem de geçmiş dönemlerle karşılaştırıldığında alım gücü bakımından gerilediği savunulan açıklamada, ortalama bir memur veya işçinin emeklilik döneminde aldığı ikramiyenin 1 milyon 200-300 bin lira bandında olduğu belirtildi. Geçmiş dönemde emekli olanlar aldıkları emekli ikramiyeleriyle çok lüks olmasa da 2+1 bir evi alabiliyorlardı. Şu an ise bu mümkün değil. 2003 yılı öncesi çalışanların ve emekli aylıklarının ücretlendirilme sistemleriyle özellikle 2008 sonrası birbirinden çok farklı” dedi.

‘EMEKLİLER REFAH PAYLARINDAN MAHRUM KALDILAR’

Eskiden ortalama emekli aylıklarının asgari ücretin üzerinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alagöz, “Aylık bağlama oranı (ABO), emekli maaşını belirlemek için çalışma süresine ve prim gün sayısına göre uygulanan temel bir emekli maaşı hesaplama katsayısıdır. Bu sistem üzerinde bir düzenlemeyle beraber emekli aylıkları otomatik olarak düştü. Kişiye aylık bağlanırken son aldığı aylığın ortalama yüzde 70’i civarına denk geliyordu. 2008’den sonra yapılan düzenlemeyle bu ortalama yüzde 35’e indirildi. 2008’den önce emekli aylıklarına yıllık yapılan zamlarla beraber emekliler aynı zamanda refah payı olarak adlandırdığımız o yıl gerçekleşen ekonomik büyüme oranı kadar da ekstra zam alırlardı. Ülke ekonomisinde yüzde 2 büyüme gerçekleştiyse normal aldıkları zamlara ilave olarak da yüzde 2’lik de bir refah payı alırlardı. Aylık bağlanma oranları yüzde 70’den 30-35’e kadar düşürüldü. Her yıl emekliye verilen yüzde yüz refah payı da sıfıra indirildi. 2008 yılından sonra emeklinin aylığıyla alakalı asgari ücrete oranladığımız zaman bir gerileme söz konusu. Bugün asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli aylığı 23 bin lira, ortalama emekli aylığı da 25 bin lira civarında. Bugün emekliler asgari ücretin altında bir aylık alır hale geldiler ve refah paylarından mahrum kaldılar” diye konuştu.

YAPILMASI GEREKEN BASİT! 2008 ÖNCESİNE DÖNÜN

Toplumda yanlış anlaşılan bir algıya dikkat çeken Selçuk Üniversitesi (SÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Alagöz, şunları söyledi: “Sanki emekli aylığı devlet veya hükümet hazinesinden ödeniyor gibi bir algı var. İnsanlar çalıştıkları dönemde kendi elde ettikleri brüt aylıklarından kesilerek biriktirilen paralardır bunlar, emeklinin alın teridir. Dolayısıyla bu paranın tamamının emekliye ödenmesi gerekiyor. Hükümetin uyguladığı politikalarda bu konuda geri adım atıldı. Türkiye’de 12 milyon civarında emekli, 5 milyon civarında da dul ve yetim ailesi var. 17 milyonu geçen büyük bir kitle mevcut, şu an bu kitle aldıkları ortalama aylıklar ile Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının belirlediği açlık sınırının bile altında bir aylıkla hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bu kesimin hayata tutunabilmesini kuvvetlendirmek, gelecek endişesi taşımamak adına emeklilere verilmesi gereken zam, ikramiye değil. Yapılması gereken tek şey, 2008 yılında emeklilerin kanunla elinden alınan hakların geri iade edilmesidir. Aylık bağlanma oranları yüzde 70’e çıkarılmalı, her yıl verilen refah payı da düzenli olarak verilmelidir. Bugün emekli ikramiyelerinde hem reel anlamda hem de yapılan düzenlemelerle eskiye oranla daha fazla miktarda gerileme söz konusu. Bugün ortalama bir emekli olan memur veya bir işçinin aldığı emekli olduğu zaman aldığı ortalama ikramiye 1 milyon 200-300 bandında. Ev alamamış bir emeklinin ev ihtiyacını karşılamasına yardım etmez veya emeklilik döneminde konforlu ve pahalı olamayan bir araba almasına imkan vermez. Eskiden ikramiyesini yatırıma dönüştüren emekliler, aylık bağlanma oranlarının düşüklüğünden dolayı bu paraları harcamaktan ziyade elde ettikleri düşük aylıkla yaşamlarını devam ettiremeyeceklerini bildikleri için günlük yaşamda harcıyorlar ve reel kayıpları çok yüksek derecede.”

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri