Eğri Odun

Eğri Odun

“Eğri odundan doğru ok çıkmaz.” Özü bozuk olanın işinin de bozuk olacağını vurgulayan atasözüdür.
Eğitim ve yetiştirilme: Yanlış yöntemlerle kötü çevrelerde yetişen bireylerin topluma faydalı olması zordur.
Kalite ve malzeme: Bir işin temelinde kullanılan malzeme ya da fikir kalitesizse ortaya çıkan Sonuçta kusurlu olur.
Okullarımız 14 Eylül'de bugün açılıyor. Baştan bir hayırlı olsun dileyelim. Ancak üzgünüz ve ümitsiziz. Çünkü düzelme, iyileşme yok. Aynı hamam aynı tas. Aynı millieğitim, aynı usul, aynı metot, aynı Fulbright (Fullbrayt) Anlaşması ve aynı Amerikalı gavurlarla devam.
Geleceğini yiyen bir millet olduk. Yani doğmamış çocukların, hayatta olan minicik çocukların hayatını yiyen karartan bir topluluk olduk. Yarınımız yok. Yarınımız, geleceğimiz karanlık. Maneviyat yok, ahlak yok, ele alınacak doğru dürüst bir eğitim yok. Herkes, her öğretmen (istisnalar hariç) kendi nefsini, kendi cebini düşünüyor. Nasıl fazladan ek ders ücreti alırım, nasıl yatarak başarı sağlamadan aybaşını getiririm bunun derdinde...
İyiyiz demekle de iyi olunmuyor. Kendimizi kandırsak ta; sokaklar, haberler öyle demiyor. İyi olmayan bir şeye iyi demek ihanet-hainlik, iyi olan bir şeye de kötü demek İsyan-nankörlük olur. Halbuki bir toplumun ayakta kalabilmesi ancak nesline sahip çıkmasıyla olur. Şimdiye kadar tarihlerini okuduğumuz, batış-çöküş hikayelerini dinlediğimiz tüm kavimlerin ya da milletlerin; aynı yaşadıklarını biz de yaşıyor ve buna da adamakıllı bir çözüm geliştiremiyoruz.
Dört beyinsiz serseri ağzını açıverse “Din bizi geri bıraktı.” Veya "Dini eğitim bizim gerilememize sebep oldu/oluyor,” diye kafirlik yapıyorlar. Ama bunun karşısında da çocuklara din eğitimini hemen verirsek; hemen eğitim düzeliverir, diyenler var. Bunların ikisi de bize-ülkeye, ülkemizin eğitimine faydası olmayan kuru-boş iddialardır. İki görüşe de birer cümle ile cevap verelim. “Dini eğitim bizi geriletti” diyenlere diyoruz ki; 70 yıldır dini eğitim yok nereye vardınız, neyi başardınız? Sonra suç oranı din eğitimi almayanlarda daha çok. Öbür fikre gelince; her taraf İHL oldu, hiç değişen bir şey yok. Her geçen gün ortalık kötüye gidiyor.
Doğrusu ise; ülke tümüyle Cumhurbaşkanından amelesine kadar bu konuya önem verip destek verip öğrencilere örnek insan modeli oluşturulmalıdır. İslam, bir bütün halinde tüm ülkenin kurum, kuruluş ve insanları ile tümden yaşanır. İyilikle kötülük, Hakla batıl, İslam’la küfür bir olmaz. Kötülük kendi kendine yayılır. Bir tane kötülüğün zuhuru (ortaya çıkışı) büyük fitnedir, tehlikedir. Ama iyiliği mutlaka iyi insanlar yaymak için çaba sarf etmelidir. Yoksa iyilik kendi kendine kaybolur, gider. Çünkü yapmadığımız veya yapmayacağımız şeyleri çocuklardan istememeliyiz istesek de etkisi olmuyor zaten. İkincisi; her derse, her yöne, her ilme yeterince ve ölçülü biçimde değer verilip öğretilecek. Seviye gruplarında en üst seviye grubuna en iyi öğretim verilirken alt gruplar mutlaka sanayide üretime yönlendirilmelidir. Milli- manevi değerler tüm ülkede ve okullarda titizlikle işlenip takip edilmelidir. Özellikle ahlak eğitimi uygulamalı olarak vatanseverlikle pekiştirilerek uygulanabilmelidir. Fiziki yapılar, metodolojik çalışmalar, teknik uygulamalar, sosyolojik ve bölgesel özelliklere uygun oluşturulmalıdır. Mesela sınıfta kalmak yani sınıfta bırakma geri getirilip mecburi zorunlu eğitim ilk 4 yılla sınırlandırılmalıdır.
Rota-istikamet önemli. Mevcut geminin bu rotasıyla doğru limana ulaşılmaz. İstersen içindekiler, iyi insanlar olsun, fark etmez. Biz/ben yine de hayırlısını isteyip hayırlısını dileyelim. İnşallah hayra yönelinilir de hayır olur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri