Eğitim de cezadan daha geçerli olan değer mükâfat ve ödüldür. Yanlış anlaşılmasın kesinlikle maddi nitelikte bir mükâfat ve ödül değildir. Buradaki ödül ve mükâfat çocuğun davranışlarına duygularına ebeveynin göstermiş olduğu tepkiler ve duygulardır. Kısacası sevgi ve şefkattir. Sevgi ve şefkatin yerini tutacak yeryüzünde başka bir nesne yoktur. Çocuğun her istendik davranışı gerçekleştirdiğinde ona maddi ödül sunmak. Çocuğun nesnelere karşı bağlığını arttıracaktır. Madde sevgisi her şeyin önüne geçecek. Manevi duygulardan daha fazla maddeye düşkünlüğüne yol açacaktır.
Yaşanmış ve öğrenilişmiş gerçekler her zaman ortadadır. Madde hayatta hiçbir zaman gerçek ve doyurucu, mutluluk duygusunu ortaya koyamadığından, buda hiçbir anne ve babanın istemediği bir durumdur. Doğru davranışa doğru zamanda doğru davranışla çocuğu taltif etmelidir. Çünkü belli bir yaşa gelmiş insanlar dahi bir girişim sonucunda başarı elde ettiklerinde takdir edilmek ister ve bunun beklentisi içine girerler. Hatta bazen kızarlar şunu yaptık, teşekkür dahi etmediler diye yakınırlar. İstediğimiz davranışı çocukta pekiştirilmesini istiyorsanız, kalıcı olmasını istiyorsak. Doğru davranışı takdir edin. Fakat abartmayın. Çünkü çocuk üzerine düşen uygun davranışı gerçekleştirmiş, takdirini almıştır. Çocuğun davranışı karşısında onu gülümsemek ve candan bir aferin ‘benim güzel yavrum, akıllı yavrum’ diyerek onamak, yerine maddi bir ödül vermek. Çocuğun insani duyguları, tanımaktan ve çocukla iyi bir ebeveyn diyalogundan yoksun bırakmış, olursunuz. Bunun yanında istenilen davranışın güzelliği sevgiyle onanacağı yerde, sevginin yerine nesne geçmiş olur. Çocuk sürekli madde ile mükâfatlanırsa maddi nesnelere arzusu gelişir. Anne baba sevgisi yerine madde ve nesne sevgisi ön plana çıkar.
Çocukta doğuştan olamayan sahip olma duygusunu biz kazandırırız. İşte bu her davranışa bir maddi ödül ile çocuğun karşısına dikilirsek. Çocuğun anne baba sevgisi madde ve nesne bağlılığına dönüşür. Ve sürekli yeni oyuncak ister. Çünkü sevgiyle oyuncak arsında bağ kurmuş anne ve baba. Ne kadar oyuncak alacak olursa, kendini o kadar çok sevildiğini düşünür. Çünkü çocuğun en çok korktuğu anne baba sevgisini kaybetmesidir.
Sürekli madde verilerek ödüllendirilen veya ceza verildiğinde’ senin istediğin oyuncağı alamayacağım’. ‘Yarın da istediğin bisikleti alamayacağım’. ‘Alacağın kaykayı unut. Yarın alacağım şu marka ayakkabıyı unut.’ Gibi tehditler ceza ve ödül madde olunca çocuk ebeveyn dışındaki çevresindeki herkesle kuracağı iletişim madde üzerine bina edecektir. Her şeyi madde ile ölçüp biçecektir. Her başarının sonunda mükâfatının maddi olması, beklentisine ve isteğine kapılacaktır. Çocuğumuza borçlu olmuşuz gibi ya da ona rüşvet verir gibi her olumlu davranış ve başarısın da, maddi ödül vermemiz gerekmez. Onu uygun dille takdir eder. ‘Benim akıllı yavrum, iyi kalpli kuzum, çalışkan çocuğumum, senden böyle güzel davranışlar beklemekteyiz’ deyip öperek veya saçını başını okşayarak ona ilgimizi, yakınlığımızı sevgimizi, şefkatimizi belirte biliriz.
Anne baba hayatı öğretmede mucize olarak kullanacakları ilaçlar çocuğa verecekleri sevgisidir. Anne baba sevgiyle, çocuğun duygularına önem vererek, insani ilişkilerin de maddi mükâfat ve ödül yerine; Ebeveyn çocuğa yakınlık, sevgi, şefkat ile çocuğun, dış dünyanın bilincine daha iyi varacaklarını bilmelidirler. Çocuğa yapılacak en güzel ödül çocuğa ilgi ve şefkat göstermektir.
Yıllar öce derste baktım cıvıl cıvıl olan çocuk, o gün suratı asık oturuyor. Derse katılmıyor. Neyin var? Dedim. Gözleri doldu ağlamaya başladı.’ Ne oldu dedim.’ Evde kötü bir şey mi oldu?’ Anlatamam dedi. ‘Bana anlatamasan ama bu problemi çözemeyiz’ deyince konuşmaya başladı.’’Annem ilk defa seninle uğraşamam dedi’ Kaygı, tasa ve endişe içinde gözlerinden yaşlar dökülüyordu. Çocuğun iç dünyası yıkılmış. ‘Bu sözde ne var’ dedim. ‘Şimdiye kadar hiç böyle bir şey söylememişti. Anneyi okula çağırdım. Durumu anlatım. Anne ‘Bugün başım çok ağarıyordu’ diye söyledi.’Bu kadar etkileneceğini tahmin etmemiştin’ diye hayıflandı.
İşte burada çocuk anne sevgisini kaybetmenin korkusunu yaşamaktadır. Bu korkuyla duygusal fırtınaya kapılmış. Belki de günde milyonlarca anne milyonlarca çocuğa aynı sözü söyler. Söylerken de hiç önemsemez. ‘seninle uğraşamam’ sözünü.
Çocuğa her olumlu davranış ve başarısında ‘şimdi söyle bakalım sana ne alayım’ demekle konuşmaya başlayan anne ve baba ipleri elinden kaçırmış olur.
Maddi ödülle eğitilmiş bir çocuk. Okula başladığında ders çalışmak ve derslerde, başarı göstermek için maddi beklenti içinde olacak. Yoksa ders çalışmayacak işi haylazlığa vuracak. Bu çocuklar başarının zevkini ve mutluğunu yaşayamayacaktır. Çocuk bir kez becerilerini öğrenip ispat etikten sonra başarısızlıktan korkması azalacak. Daha iyi motive olacak. Kendini tanıdıkça daha çalışkan olacak. Sorumluluk duygusu alma, kendine özgüveni gelişecek. Başarıyı bir değer olarak tanıyacak ve bundan haz alacak.
Sürekli madde ile ödüllendirilen bir çocuk. Okumanın insana ufuklar açtığını kendi kendine bir ödül olduğu hazzını duyamayacaktır. Okuldaki öğrenme başarısı ve duygusu insana bir şeyler kazandırdığı, mutluluk ve zevkini yaşayamayacak. Bu sürekli madde ve ödül avcısı olan çocuk ödül hayali kuracaktır. İşte anne babanın sürekli ödülle desteklediği çocuk kendi kendine yetersiz, olacaktır. Birde bunun ekonomik boyutu vardır. Çocuk küçükken ebeveyn belki de isteklerini oyuncakla karşılayacak sevgisini maddeyle alıştırdığı için ekonomik olarak karşılayacaktır.
Yarın çocuk büyüyünce istekleri de büyük olacak. Marka tutkunu olacak lüks araba alırsan üniversitede okurum diyecek. Buna kaç ailenin gücü yetecek. İmkânları olmadığından sosyal uyum problemi yaşayacak. Cimri egoist kendini düşünen hırs ve insanlara kin ve düşmanlık besleyecektir. Asıl olan insani duyguları yaşayamayacak.
Ebeveynin asıl amacı çocuğuna insanın dünyaya geliş amacının Allah’a kul olmak. Olduğunu öğretecek. İnsanların dertleriyle dertlenen, onların dertlerine çözüm arayan, helal dairesinde, yaratılış amacını uygun bir hayat yaşayacak. Vatanını, milletini, ülkesini, bayrağını sevecek Bütün insanlara sevgi besleyecek, saygı duyacak. Çocuk yetiştirmektir.
Eğitimde Korku İle Devam Edecek
Yaşanmış ve öğrenilişmiş gerçekler her zaman ortadadır. Madde hayatta hiçbir zaman gerçek ve doyurucu, mutluluk duygusunu ortaya koyamadığından, buda hiçbir anne ve babanın istemediği bir durumdur. Doğru davranışa doğru zamanda doğru davranışla çocuğu taltif etmelidir. Çünkü belli bir yaşa gelmiş insanlar dahi bir girişim sonucunda başarı elde ettiklerinde takdir edilmek ister ve bunun beklentisi içine girerler. Hatta bazen kızarlar şunu yaptık, teşekkür dahi etmediler diye yakınırlar. İstediğimiz davranışı çocukta pekiştirilmesini istiyorsanız, kalıcı olmasını istiyorsak. Doğru davranışı takdir edin. Fakat abartmayın. Çünkü çocuk üzerine düşen uygun davranışı gerçekleştirmiş, takdirini almıştır. Çocuğun davranışı karşısında onu gülümsemek ve candan bir aferin ‘benim güzel yavrum, akıllı yavrum’ diyerek onamak, yerine maddi bir ödül vermek. Çocuğun insani duyguları, tanımaktan ve çocukla iyi bir ebeveyn diyalogundan yoksun bırakmış, olursunuz. Bunun yanında istenilen davranışın güzelliği sevgiyle onanacağı yerde, sevginin yerine nesne geçmiş olur. Çocuk sürekli madde ile mükâfatlanırsa maddi nesnelere arzusu gelişir. Anne baba sevgisi yerine madde ve nesne sevgisi ön plana çıkar.
Çocukta doğuştan olamayan sahip olma duygusunu biz kazandırırız. İşte bu her davranışa bir maddi ödül ile çocuğun karşısına dikilirsek. Çocuğun anne baba sevgisi madde ve nesne bağlılığına dönüşür. Ve sürekli yeni oyuncak ister. Çünkü sevgiyle oyuncak arsında bağ kurmuş anne ve baba. Ne kadar oyuncak alacak olursa, kendini o kadar çok sevildiğini düşünür. Çünkü çocuğun en çok korktuğu anne baba sevgisini kaybetmesidir.
Sürekli madde verilerek ödüllendirilen veya ceza verildiğinde’ senin istediğin oyuncağı alamayacağım’. ‘Yarın da istediğin bisikleti alamayacağım’. ‘Alacağın kaykayı unut. Yarın alacağım şu marka ayakkabıyı unut.’ Gibi tehditler ceza ve ödül madde olunca çocuk ebeveyn dışındaki çevresindeki herkesle kuracağı iletişim madde üzerine bina edecektir. Her şeyi madde ile ölçüp biçecektir. Her başarının sonunda mükâfatının maddi olması, beklentisine ve isteğine kapılacaktır. Çocuğumuza borçlu olmuşuz gibi ya da ona rüşvet verir gibi her olumlu davranış ve başarısın da, maddi ödül vermemiz gerekmez. Onu uygun dille takdir eder. ‘Benim akıllı yavrum, iyi kalpli kuzum, çalışkan çocuğumum, senden böyle güzel davranışlar beklemekteyiz’ deyip öperek veya saçını başını okşayarak ona ilgimizi, yakınlığımızı sevgimizi, şefkatimizi belirte biliriz.
Anne baba hayatı öğretmede mucize olarak kullanacakları ilaçlar çocuğa verecekleri sevgisidir. Anne baba sevgiyle, çocuğun duygularına önem vererek, insani ilişkilerin de maddi mükâfat ve ödül yerine; Ebeveyn çocuğa yakınlık, sevgi, şefkat ile çocuğun, dış dünyanın bilincine daha iyi varacaklarını bilmelidirler. Çocuğa yapılacak en güzel ödül çocuğa ilgi ve şefkat göstermektir.
Yıllar öce derste baktım cıvıl cıvıl olan çocuk, o gün suratı asık oturuyor. Derse katılmıyor. Neyin var? Dedim. Gözleri doldu ağlamaya başladı.’ Ne oldu dedim.’ Evde kötü bir şey mi oldu?’ Anlatamam dedi. ‘Bana anlatamasan ama bu problemi çözemeyiz’ deyince konuşmaya başladı.’’Annem ilk defa seninle uğraşamam dedi’ Kaygı, tasa ve endişe içinde gözlerinden yaşlar dökülüyordu. Çocuğun iç dünyası yıkılmış. ‘Bu sözde ne var’ dedim. ‘Şimdiye kadar hiç böyle bir şey söylememişti. Anneyi okula çağırdım. Durumu anlatım. Anne ‘Bugün başım çok ağarıyordu’ diye söyledi.’Bu kadar etkileneceğini tahmin etmemiştin’ diye hayıflandı.
İşte burada çocuk anne sevgisini kaybetmenin korkusunu yaşamaktadır. Bu korkuyla duygusal fırtınaya kapılmış. Belki de günde milyonlarca anne milyonlarca çocuğa aynı sözü söyler. Söylerken de hiç önemsemez. ‘seninle uğraşamam’ sözünü.
Çocuğa her olumlu davranış ve başarısında ‘şimdi söyle bakalım sana ne alayım’ demekle konuşmaya başlayan anne ve baba ipleri elinden kaçırmış olur.
Maddi ödülle eğitilmiş bir çocuk. Okula başladığında ders çalışmak ve derslerde, başarı göstermek için maddi beklenti içinde olacak. Yoksa ders çalışmayacak işi haylazlığa vuracak. Bu çocuklar başarının zevkini ve mutluğunu yaşayamayacaktır. Çocuk bir kez becerilerini öğrenip ispat etikten sonra başarısızlıktan korkması azalacak. Daha iyi motive olacak. Kendini tanıdıkça daha çalışkan olacak. Sorumluluk duygusu alma, kendine özgüveni gelişecek. Başarıyı bir değer olarak tanıyacak ve bundan haz alacak.
Sürekli madde ile ödüllendirilen bir çocuk. Okumanın insana ufuklar açtığını kendi kendine bir ödül olduğu hazzını duyamayacaktır. Okuldaki öğrenme başarısı ve duygusu insana bir şeyler kazandırdığı, mutluluk ve zevkini yaşayamayacak. Bu sürekli madde ve ödül avcısı olan çocuk ödül hayali kuracaktır. İşte anne babanın sürekli ödülle desteklediği çocuk kendi kendine yetersiz, olacaktır. Birde bunun ekonomik boyutu vardır. Çocuk küçükken ebeveyn belki de isteklerini oyuncakla karşılayacak sevgisini maddeyle alıştırdığı için ekonomik olarak karşılayacaktır.
Yarın çocuk büyüyünce istekleri de büyük olacak. Marka tutkunu olacak lüks araba alırsan üniversitede okurum diyecek. Buna kaç ailenin gücü yetecek. İmkânları olmadığından sosyal uyum problemi yaşayacak. Cimri egoist kendini düşünen hırs ve insanlara kin ve düşmanlık besleyecektir. Asıl olan insani duyguları yaşayamayacak.
Ebeveynin asıl amacı çocuğuna insanın dünyaya geliş amacının Allah’a kul olmak. Olduğunu öğretecek. İnsanların dertleriyle dertlenen, onların dertlerine çözüm arayan, helal dairesinde, yaratılış amacını uygun bir hayat yaşayacak. Vatanını, milletini, ülkesini, bayrağını sevecek Bütün insanlara sevgi besleyecek, saygı duyacak. Çocuk yetiştirmektir.
Eğitimde Korku İle Devam Edecek