Duygularını Baskı Altına Alma

.
Çocuklar bebeklik zamanında duygularının bir amacı ve gayesi yoktur. Ve duygularını açıklayıp açıklamada karasız gelişi güzel davranırlar. Çocuk büyüyüp geliştikçe duygularında karasızlık gitmiş açık ve duru bir şekil almıştır.
Çocukların gelişimiyle büyümesiyle duygularını açıklanmasını, saklanmasını isteyen çeşitli güçler kuvvetler ortaya çıkar bu güçler çevre ve kültürel etmenlerin yanında çocuğun zihni gelişimin etkisi de vardır. Elinden oyuncağı alınan 1 -2 yaş arası bir çocuk. Aldatılmış hayal kırıklığına öfkelenen ağlayan bağıran çağıran bir çocuk. 3–4 yaş ortalarında aynı çocuk öfkesini yutup ağlamayıp duygusunu saklamaya, onu bakışlarıyla ortaya koya bilir. Bu da gelişiminin zihin gelişimini beraberinde olması sonucudur.
Çocuklara duygu saklamayı ilk önceleri biz ebeveyn olarak bizler öğretiriz. “Korkma! Korkacak ne var gülecek ne var, ağalanacak ne var?” duygularını saklamayı bırak! Sanki onun taş olmasını istiyoruz. İnsan olduğunu unutuyoruz. Çocuk ağlayacak kendini tehlikede gördüğünde haykıracak bağıracak, çağıracak yardım istemesini öğrenecek gerektiğinde gülecek.
Çocukların duygularını saklaması için baskılar oluşturursak çocuk duygularını dolaylı yollarla açıklamaya kalkar. Çocuk ağlamak istiyorsa ağlasın vücudundaki kortizol dengesini ayarlasın. Çünkü ağlamak vücuttaki kortizol dengesi düşürür, ayarlar. Ağlamak isteyen çocuğa ağlama dendiğin zaman ona baskı yaptığında; keder, acı, sıkıntıdan patlayacak gibi olacak çaresiz hissedecek ve çaresizlik içinde patlayacak boğulacaktır.
Çocuk öfkesini tutamıyorsa bırakın; çağırıp bağırsın sakinleşsin. Sıkıntıda kaldığı zaman ağlasın gözyaşı dökmek istiyorsa döksün. Hatta çocuklar ağlayan birinin yanında ağlar. Başkasının ağlamasına dayanamaz. Sanki çocuğa ağlamak kötü utanılacak bir şeymiş gibi saklanmasını istiyoruz.
Çocukların duygularında, gelişime göre karşıt duygu değişimleri de görülür. 2–3 yaşlarında en çok sevdiği oyuncağını kimseyle paylaşmayan kimseye vermeyen, onun çalışmasını öğrendikçe sevicinden yerinde duramayan. Kimseye vermediği bir oyuncağı bir bakarsın. Dört yaşına gelince aynı oyuncağı kaldırır atar veya arkadaşına verir.
Çocuklara ağlama dediğimizde duygularını korkularını içine göm demektir. Duygularını dürtülerinle sen yüz yüze gelme bunları sakla içine göm demek. Çocuğu sanki bir taş olarak görmek ve ona bir taş ol demektir. Bu duygu saklama baskıları; çocuğun gelişim çizgisinin sapmasına yol açar. Hatta yardıma muhtaç çocuğa ebeveyn yardım edemez. Çünkü çocuğun duygularını tanımamaktadır. Çocuk bütün duygularını içine gömecektir. Bu yüzden çok otoriter aile ve otoriter öğretmenlerin olduğu sınıflarda çocukları tam tanıyamazlar ve çocuklara gerekli yardımı yapamazlar. İşte o zaman duygu kontrolü öğrenemeyen çocuklarda birden duygu patlaması olur. Ama çocuk, duygularını açığa vurdukça; öğretmen ve ebeveyn, çocuğa duygu kontrol yöntemlerini duygularına gem vurmayı öğretecektir. Çocuğu gelişim çizgisinde tutacaktır.
Duygularını açığa vuran çocukla duyguları yasaklanan çocuğun davranışları ile iç dünyası arasında uçurumlar oluşmaktadır. Çocuğun duygularını baskı altına alırsan içinden geldiği gibi davranmaz tamamen ebeveynin istediği role bürünür. Büründüğü rol yapmacık olduğu her halinden belli olur. Çünkü kendi dertlerinden yakasını bir türlü kurtaramamış iç dünyası ile çatışma yaşamaktadır.
Ebeveyn çocuklara doğru bir yöntemle ve yaklaşımla yaklaştığında çocukların isteklerini ve gizli duygularını da ortaya dökerler. Çocuklar korkularını neşelerini akran gurubuna açtığı gibi ebeveyn iyi yaklaşırsa korkularını neşelerini onlara da açarlar. Çocuklar neden korktuklarını fazla söylemezler niçin korktuklarını söylerler.
Mesela “öğretmen anne gibidir” desen çocuk öğretmenden bir gün gelip dayak yiyeceğini düşünür. Çünkü her çocuk muhakkak annesinden az ve çok dayak yemiştir. Bunu çocuğa anlatmasını bilmelidir. Öğretmen korkusunu gidermek için. Çocuğun dilinden konuşmalıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri