İlk duygularımı annemden dinliyorum, bir iki aylık hatta üç aylıkken, altım ıslanınca çok sıkılırmışım, iki aylık iken inek sütü vermişler, tiksinmişim. Hava gürleyince yüzümün rengi değişirmiş, korkarmışım. Kollarına alıp salladıklarında ilgi gösterdiklerinde ağlamayı kesip rahatlıyormuşum. Dört beş aylık iken biberonumu görür görmez sevinir, elimden aldıklarında öfkelenir, sinirlenir ağlarmışım. Yedinci aya doğru yabancı biri beni sevmek için kucağına alsa, hemen annemin kucağına atılırmışım. Biri kızıp azarlasa dudaklarımı büzermişim. Bir yaşına geldiğimde yeni gördüğüm komşulardan utanır. Kapının arksına gizlenirmişim. Sofrada bardağı kırdığımda hiç kimse kızmadan ağlarmışım. Kendimi suçlu hissedermişim. Kanepelere çıkınca savaş kazanmış komutan gibi gururlanırmışım. Çıngı oyuncağımı kimseyle paylaşmam ve kimseye vermezmişim. Hatta akrabalardan bazıları benim bu oyuncak, dediklerinde kızar ağlarmışım, ellerinden alırmışım. Annemin yanına gelen çocuğu hemen iteklermişim. Biri kaşlarını çatsa dudaklarımı büzüştürür küsermişim. Kızıp bağırdıklarında incinirmişim. Çocuk kızdığında, sinirlendiğinde, strese maruz kaldığında mide ağrılarının bağırsak sorunlarının sebebi; duygu reseptörlerinin önemli bir kısmının mide ve bağırsaklarda olması sonucu mide ve bağırsak sorunları yaşarlar. Çocuğun duyguları şuurlu ve şuursuz bir şekilde ortaya koymasının, önünde engeller olursa. Çocukta, bu duygular, davranışsal ve bedensel ifade biçimleri, olarak kendini gösterir. Baş ağrısı, sindirim sorunları, karın ağrısı çocuklarda oldukça sık görülür. Burada çocukların okulda, sıkılmaları, ya da okula gitmek istemediklerinde, ‘gitmek istemiyorum’, diyemedikleri anne ve baba korkusu engeliyle karşılaştığı zamanlar çocuklar strese girip karın ve baş ağrılarının olduğuna çok şahit olmuşuzdur. Yine ‘bu soruyu niye yapamıyorsun’ denildiği zaman çocuk hemen karın ağrısı şikâyetiyle karşına dikilir Beden, duygu, zihin, fizyolojik üçgeninde, iyi insan, normal insan davranışı nedir? Diye sorulsa; ‘yerinde gülen, yerinde ağlayan, kısacası doğru davranışı doğru zamanda doğru yerde sergileyen’ insandır, denir.
Duygular insanların ihtiyaçlarını dışa duyurması mesaj vermesi ve iletilmesidir. Bebekler ağlamasalardı aç olduğunu nasıl bildirip, duyuracaktı. Duygular bizi bireysel kılar. Düşünün aynı zamanı aynı anı herkes kendine göre yaşar. Bir kaza olayını aynı otobüste yaşayan birçok kişi beraber yaşamıştır. Dinleseniz hepsi kendinin ne hissetliğini anlatacaktır. Diğer insanı görerek öğreniriz ama kendimizi ancak hissederek anlarız. Duygular iletişim aracıdır. İnsanların birbiriyle iletişim kurmamızı sağlar. Duygularımız sayesinde yalnız ve yalnız olmadığımızı anlarız. Diğer insanlarla bağlantılı olarak yaşarız. Duygularımız düşüncelerimizle bütünleşerek, duygularımızı ve belleğimizi düzenleyen diğer bilişsel yetilerle çatışır ya da onlara yardımcı olur.
Uzmanlar göre, duygu; hareket etme. Kısacası psikolojide duygu; iç dünyaya fizyolojik tepkiler ve davranış örüntülerine gönderme yapar. (Pert ve Chopra 1977), Evet duyguların merkezi sinir sistemi olduğu bilinir, fakat duygular beyinde ve tüm vücutta (ikinci sinir sistemi demektedir. İkinci sinir sistemini çok sayıda ligand-reseptör devresinden oluştuğunu söyler. Ligandalar, proteinlerden oluşan ve organlardaki hücrelere bilgi taşıyan kimyasal ileti taşıyıcılardır. Resöpterler ise hücrelerde bulunan legandlardan gelen, bilgileri alan özel alanlardır.
Beynin duygu, davranış, bağlantısı çalışan bilgisayara benzer. Hem merkezi sinir sistemi hem otonom sinir sistemi bilgisayarın donanımına benzer, beyindeki limbik sistemi, bilgisayarın merkez işlem birimiyle benzerlik bir birbirini andırdığını söyleyen uzmanlar, limbik sistem beynin çeşitli bölümlerinden oluşur. Bu bölüm ve yapılar amiğdala, gri madde, talamus ve hipotalamustan ve aralarındaki bağlantıdan oluştuğunu söylerler. Linbik sistem iç salgı (endokrin) ve otonom motor sistemlerini harekete geçiren, uyarıcı ve yazılım gibi ve davranışlar ile harekete geçer. İnsanın deneyim ve davranışları bilgisayara yüklenen yazılım gibidir. (whalen, Shin, Fischer, Wright ve Rauc, 2001), amigdala; korku, öfke duygularını, harekete geçirir. Gri madde ise; duyguların pozitif ve negatif (olumlu ve olumsuz) duygularla ilgili işlemleri harekete geçirdiğini (Damasio 1994 )ilişkilendirmiştir. Ledoux’un (1992–1996), araştırmalarına göre Beynin düşünme, muhakeme, düşünce üretme, beyin kabuğunun ön kısmı limbik sistemde de duyularla bağlı olduğunu ilişkilendirmiş. Beynin bu bölümleri bütün duyusal bilgileri çevreden işiterek, dokunarak, tadarak, görerek, alırlar ve duygusal tepki veririler.
Düşüncelerle limbik sistem ön bellek kabuğunda bağlanmaktadır. Otonom sinir sistemi insan duygularını kontrol eden tek sistemdir. Bu sistem iki yardımcı sistem kullanarak çalışır. Sempatik sinir sistemi ve parasempatik sinir sistemlerdir. Sempatik sinir sistem kalp atışlarını sayısını, kan basıncı yükseltir ve akış hızını hızlandırır, kas enerjisini fazlalaştırır.
Ani korkular ile oluşan fizyolojik ağız kuruluğu, kalbin hızlı çarpıntısı, karın ağrısı sempatik sinir sisteminin, korku anında vücuda kimyasal mesajları göndermesinin sebebidir. Para sempatik sinir sistemi hızlandırıcı sempatik sinir sistemi yerine dengeleyicidir. Kalp atışları yavaşlatmaya düzenlemeye kan basıncını düşürmeye mideyi rahatlatması için vücuda kimyasal rahatlatıcı mesajları gönderir. (Benson 1975) Otonom sinir sistemi, parasempatik sinir sistemi ve sempatik sinir sistemin yanı sıra iç salgı (endokrin )sistemdir. İç salgı bezleri kan, lenf, sinir hücreleri ile hedef organa salgılanan hormonları taşırlar.
Arkadaşı, K'ye çelme taktı. Sempatik sinir sistemi rahatsızlığı işaret edecek, kalp atışı hızlanacak. Kan basıncı yükselecek. Böbrek üstü bezleri kaslara fazla enerji gönderecek tüm sistem harekete geçecek. K… Ağlayacak acı çekecek yüzü, gözü sinirden yanacak. Sitem düzenli çalışınca intikam ve karşıdakine acı yaşat, dövüş mesajı çıkacak. Burada mizaç ve sosyal çevrenin etkisi de önemlidir. Çocuğun sakinleşmesi, rahatlaması için parasempatik sistem durmayacak devreye girecek. Güvenlik duygusunu devreye sokacak, kalp çarpıntısını yavaşlatacak, kan akış hızını yavaşlatacak. Bu arada iç salgı adrenalin salgılamayı yavaşlatacaktır. Bu duygu döngüsü böyle karmaşık bir işlevdir.
Kaynak; Dr Mary Polce Lynch Phd, Oğlunuzla Konuşmalar (s 17-22 ), Çeviri Fikret Topallı
Arkadaş Yayın Evi 2003, Ankara
Duygular insanların ihtiyaçlarını dışa duyurması mesaj vermesi ve iletilmesidir. Bebekler ağlamasalardı aç olduğunu nasıl bildirip, duyuracaktı. Duygular bizi bireysel kılar. Düşünün aynı zamanı aynı anı herkes kendine göre yaşar. Bir kaza olayını aynı otobüste yaşayan birçok kişi beraber yaşamıştır. Dinleseniz hepsi kendinin ne hissetliğini anlatacaktır. Diğer insanı görerek öğreniriz ama kendimizi ancak hissederek anlarız. Duygular iletişim aracıdır. İnsanların birbiriyle iletişim kurmamızı sağlar. Duygularımız sayesinde yalnız ve yalnız olmadığımızı anlarız. Diğer insanlarla bağlantılı olarak yaşarız. Duygularımız düşüncelerimizle bütünleşerek, duygularımızı ve belleğimizi düzenleyen diğer bilişsel yetilerle çatışır ya da onlara yardımcı olur.
Uzmanlar göre, duygu; hareket etme. Kısacası psikolojide duygu; iç dünyaya fizyolojik tepkiler ve davranış örüntülerine gönderme yapar. (Pert ve Chopra 1977), Evet duyguların merkezi sinir sistemi olduğu bilinir, fakat duygular beyinde ve tüm vücutta (ikinci sinir sistemi demektedir. İkinci sinir sistemini çok sayıda ligand-reseptör devresinden oluştuğunu söyler. Ligandalar, proteinlerden oluşan ve organlardaki hücrelere bilgi taşıyan kimyasal ileti taşıyıcılardır. Resöpterler ise hücrelerde bulunan legandlardan gelen, bilgileri alan özel alanlardır.
Beynin duygu, davranış, bağlantısı çalışan bilgisayara benzer. Hem merkezi sinir sistemi hem otonom sinir sistemi bilgisayarın donanımına benzer, beyindeki limbik sistemi, bilgisayarın merkez işlem birimiyle benzerlik bir birbirini andırdığını söyleyen uzmanlar, limbik sistem beynin çeşitli bölümlerinden oluşur. Bu bölüm ve yapılar amiğdala, gri madde, talamus ve hipotalamustan ve aralarındaki bağlantıdan oluştuğunu söylerler. Linbik sistem iç salgı (endokrin) ve otonom motor sistemlerini harekete geçiren, uyarıcı ve yazılım gibi ve davranışlar ile harekete geçer. İnsanın deneyim ve davranışları bilgisayara yüklenen yazılım gibidir. (whalen, Shin, Fischer, Wright ve Rauc, 2001), amigdala; korku, öfke duygularını, harekete geçirir. Gri madde ise; duyguların pozitif ve negatif (olumlu ve olumsuz) duygularla ilgili işlemleri harekete geçirdiğini (Damasio 1994 )ilişkilendirmiştir. Ledoux’un (1992–1996), araştırmalarına göre Beynin düşünme, muhakeme, düşünce üretme, beyin kabuğunun ön kısmı limbik sistemde de duyularla bağlı olduğunu ilişkilendirmiş. Beynin bu bölümleri bütün duyusal bilgileri çevreden işiterek, dokunarak, tadarak, görerek, alırlar ve duygusal tepki veririler.
Düşüncelerle limbik sistem ön bellek kabuğunda bağlanmaktadır. Otonom sinir sistemi insan duygularını kontrol eden tek sistemdir. Bu sistem iki yardımcı sistem kullanarak çalışır. Sempatik sinir sistemi ve parasempatik sinir sistemlerdir. Sempatik sinir sistem kalp atışlarını sayısını, kan basıncı yükseltir ve akış hızını hızlandırır, kas enerjisini fazlalaştırır.
Ani korkular ile oluşan fizyolojik ağız kuruluğu, kalbin hızlı çarpıntısı, karın ağrısı sempatik sinir sisteminin, korku anında vücuda kimyasal mesajları göndermesinin sebebidir. Para sempatik sinir sistemi hızlandırıcı sempatik sinir sistemi yerine dengeleyicidir. Kalp atışları yavaşlatmaya düzenlemeye kan basıncını düşürmeye mideyi rahatlatması için vücuda kimyasal rahatlatıcı mesajları gönderir. (Benson 1975) Otonom sinir sistemi, parasempatik sinir sistemi ve sempatik sinir sistemin yanı sıra iç salgı (endokrin )sistemdir. İç salgı bezleri kan, lenf, sinir hücreleri ile hedef organa salgılanan hormonları taşırlar.
Arkadaşı, K'ye çelme taktı. Sempatik sinir sistemi rahatsızlığı işaret edecek, kalp atışı hızlanacak. Kan basıncı yükselecek. Böbrek üstü bezleri kaslara fazla enerji gönderecek tüm sistem harekete geçecek. K… Ağlayacak acı çekecek yüzü, gözü sinirden yanacak. Sitem düzenli çalışınca intikam ve karşıdakine acı yaşat, dövüş mesajı çıkacak. Burada mizaç ve sosyal çevrenin etkisi de önemlidir. Çocuğun sakinleşmesi, rahatlaması için parasempatik sistem durmayacak devreye girecek. Güvenlik duygusunu devreye sokacak, kalp çarpıntısını yavaşlatacak, kan akış hızını yavaşlatacak. Bu arada iç salgı adrenalin salgılamayı yavaşlatacaktır. Bu duygu döngüsü böyle karmaşık bir işlevdir.
Kaynak; Dr Mary Polce Lynch Phd, Oğlunuzla Konuşmalar (s 17-22 ), Çeviri Fikret Topallı
Arkadaş Yayın Evi 2003, Ankara