Zamanın Sivas Valisi Rıfat Paşa, “Gidemediğin yer senin değil” demiş ve Sivas’ın en uzak yerlerine, gidilmesi en zor olan yerlere kadar gitmek için yol yaptırmıştır. Bu sözleri de Bayındırlık Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü’nün kapısında yazılıdır.
“Gidemediğin yer senin değildir…”
Bu satırların yazarı olarak da bendeniz bu sözlere zaman zaman şu sözcüğü eklerim: “Sıkmadığın el senin değildir.” derim.
Her iki sözü toparlamış olursak şöyle bir ifade ortaya çıkmaktadır:
“GİDEMEDİĞİN YER, SIKMADIĞIN EL SENİN DEĞİLDİR…”
İşte; Selçuk Üniversitesi’nin değerli Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan’da gidemediğin yer, sıkmadığın el senin değildir diyerek gitmiş Ahmet Keleşoğlu’nun elini sıkmış, gönlünü kazanmış, kalbini fethetmiştir. Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu’na 18 Ocak 2005 tarihinde “Ülke kalkınmasına yaptığı katkı ve hizmetlerinden dolayı Fahri Doktorluk Payesi” vermiş onurlandırmıştır. Dr. Ahmet Keleşoğlu Konyalıdır. Ermenek’te dünyaya gelmiş fakat büyük çapta iş hayatına Konya’da atılmıştır. Daha sonra da iş hayatını İstanbul’da devam ettirmiş “Hayırsever bir iş adamımız”dır.
Dr. Ahmet Keleşoğlu Meram Yeni Yol üzerinde bulunan Eğitim Fakültesi’ni bir baştan yeniden imar etmeye çalışmış, yıkılmaya yüz tutan bir çok binayı yıkmış yerine yepyeni modern binalar yapmış ve halen de yapmaya devam etmektedir. Binaların yalnızca dış görünüşü değil iç görünüşü de çağa uygun olarak döşenmiştir. Selçuk Üniversitesi de Eğitim Fakültesi’ne ‘Dr. Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi’ olarak değiştirmiş ve kadirşinaslığını bir kez daha göstermiştir.
Ali Akkanat’ta Konyalıdır. Beyşehir doğumludur. Doğup büyüdüğü toprakları, insanlarını unutmamış, köylüsünü İstanbul’daki iş yerine götürmüş onlara orada iş ve aş vermiş, olmadı demiş Beyşehir’e büyük bir tekstil fabrikası kurmuş. Burada ürettiği ürünleri dünyanın dört bir yanına gönderiyor.
Bu hayırsever iş adamımız Ali Akkanat’ı da unutmamış Selçuk Üniversitesi. Ona da 27 Aralık 2002 tarihinde İşletme dalında Fahri Doktorluk Payesi verilmiş, ‘gitmediğin yer, sıkmadığın el senin değildir’ diyerek eller sıkılmış gidilmiş gönülleri alınmış, gönüller verilmiş. Bu kez Ali Akkanat “Biz de sizlere ne verebiliriz, biz de sizin ellerinizi zıkalım, gönüllerinizi alalım” diye düşünmüş olacak ki, Beyşehir Meslek Yüksek Okulu’nu bir baştan başlayarak yenilemiş, öğrencilerin daha iyi imkânlarda eğitim ve öğretimlerini sağlayacak tesisler kurmuş.
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin ‘Ahmet Keleşoğlu baba’ları, ‘Ali Akkanat baba’ları olmuş. Ne mutlu Dr. Ahmet Keleşoğlu’na. Ne mutlu ‘Dr. Ali Akkanat’a ve ne mutlu Prof. Dr. Süleyman Okudan’a.
Ne mutlu Hayırsever Türk Milletine…
“Gidemediğin yer senin değildir…”
Bu satırların yazarı olarak da bendeniz bu sözlere zaman zaman şu sözcüğü eklerim: “Sıkmadığın el senin değildir.” derim.
Her iki sözü toparlamış olursak şöyle bir ifade ortaya çıkmaktadır:
“GİDEMEDİĞİN YER, SIKMADIĞIN EL SENİN DEĞİLDİR…”
İşte; Selçuk Üniversitesi’nin değerli Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan’da gidemediğin yer, sıkmadığın el senin değildir diyerek gitmiş Ahmet Keleşoğlu’nun elini sıkmış, gönlünü kazanmış, kalbini fethetmiştir. Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu’na 18 Ocak 2005 tarihinde “Ülke kalkınmasına yaptığı katkı ve hizmetlerinden dolayı Fahri Doktorluk Payesi” vermiş onurlandırmıştır. Dr. Ahmet Keleşoğlu Konyalıdır. Ermenek’te dünyaya gelmiş fakat büyük çapta iş hayatına Konya’da atılmıştır. Daha sonra da iş hayatını İstanbul’da devam ettirmiş “Hayırsever bir iş adamımız”dır.
Dr. Ahmet Keleşoğlu Meram Yeni Yol üzerinde bulunan Eğitim Fakültesi’ni bir baştan yeniden imar etmeye çalışmış, yıkılmaya yüz tutan bir çok binayı yıkmış yerine yepyeni modern binalar yapmış ve halen de yapmaya devam etmektedir. Binaların yalnızca dış görünüşü değil iç görünüşü de çağa uygun olarak döşenmiştir. Selçuk Üniversitesi de Eğitim Fakültesi’ne ‘Dr. Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi’ olarak değiştirmiş ve kadirşinaslığını bir kez daha göstermiştir.
Ali Akkanat’ta Konyalıdır. Beyşehir doğumludur. Doğup büyüdüğü toprakları, insanlarını unutmamış, köylüsünü İstanbul’daki iş yerine götürmüş onlara orada iş ve aş vermiş, olmadı demiş Beyşehir’e büyük bir tekstil fabrikası kurmuş. Burada ürettiği ürünleri dünyanın dört bir yanına gönderiyor.
Bu hayırsever iş adamımız Ali Akkanat’ı da unutmamış Selçuk Üniversitesi. Ona da 27 Aralık 2002 tarihinde İşletme dalında Fahri Doktorluk Payesi verilmiş, ‘gitmediğin yer, sıkmadığın el senin değildir’ diyerek eller sıkılmış gidilmiş gönülleri alınmış, gönüller verilmiş. Bu kez Ali Akkanat “Biz de sizlere ne verebiliriz, biz de sizin ellerinizi zıkalım, gönüllerinizi alalım” diye düşünmüş olacak ki, Beyşehir Meslek Yüksek Okulu’nu bir baştan başlayarak yenilemiş, öğrencilerin daha iyi imkânlarda eğitim ve öğretimlerini sağlayacak tesisler kurmuş.
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin ‘Ahmet Keleşoğlu baba’ları, ‘Ali Akkanat baba’ları olmuş. Ne mutlu Dr. Ahmet Keleşoğlu’na. Ne mutlu ‘Dr. Ali Akkanat’a ve ne mutlu Prof. Dr. Süleyman Okudan’a.
Ne mutlu Hayırsever Türk Milletine…