Çalışma hayatında dengeleri kökünden değiştirecek, özellikle kadınların omuzlarındaki yükü hafifletecek "Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", sadece bir doğum izni düzenlemesi olmanın çok ötesinde. Çocukların dijital dünyadaki güvenliğinden, devlet korumasındaki gençlerin istihdamına kadar toplumsal yaşamı ilgilendiren 29 kritik madde oylandı. "Ben bu haktan yararlanabilecek miyim?" sorusunun cevabı merak ediliyor.
ÜCRETLİ İZİN 24 HAFTAYA ÇIKTI
Kanun teklifinin omurgasını oluşturan en çarpıcı gelişme, anne adaylarına tanınan yeni süreler oldu.
Devlet Memurları ve İş Kanunu'nda yapılan radikal değişikliklerle, kadınların doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarıldı. Böylece doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplamda 24 haftalık (yaklaşık 6 ay) kesintisiz bir ücretli izin dönemi başlıyor.
Doktor onayıyla doğuma 2 hafta (eski sistemde 3 haftaydı) kalıncaya kadar çalışmaya devam eden anne adayları, bu süreleri de doğum sonrasına aktarabilecek. Çoğul gebeliklerde ise bu süre toplamda 26 haftayı bulacak.
İZNİNİ DOLDURANA GERİ DÖNÜŞ MÜJDESİ
Meclis'teki en büyük sürpriz ise komisyonda eklenen geçici maddeyle geldi. Mevcut yasaya göre 16 haftalık iznini doldurup iş başı yapan ancak doğumunun üzerinden 24 hafta (6 ay) geçmeyen annelere, "eksik kalan 8 haftalık süreyi" yeniden izin olarak kullanma hakkı tanındı.
Babalar da unutulmadı; eşi doğum yapan işçilere tanınan ücretli babalık izni 5 günden 10 güne yükseltildi.
KORUYUCU AİLELERE DEVLET DESTEĞİ
Kimsesiz çocuklara yuva olan koruyucu aileleri teşvik edecek önemli düzenlemeler de pakette yer aldı.
Bir veya birden fazla çocuğa koruyucu aile olan memur ve işçilere, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren talepleri halinde 10 günlük izin verilecek. Daha da önemlisi; sosyal güvencesi olmayan, eşlerden birinin çalışmadığı veya 30 günden az çalıştığı koruyucu ailelerin "isteğe bağlı sigorta primleri" devlet tarafından karşılanarak aylık ödemelerine ilave edilecek.
15 YAŞ ALTINA SOSYAL MEDYA YASAĞI
Paketin en çok tartışılan ve dijital dünyayı sarsan maddesi ise çocukların korunmasına yönelik oldu. Yeni yasayla birlikte, sosyal ağ sağlayıcıları 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. Platformlara, bu yasağın delinmemesi için "yaş doğrulama sistemi" kurma zorunluluğu getirildi. 15 yaşından büyük çocuklar için ise yetişkinlerden ayrı ve güvenli bir dijital alan yaratılması emredildi.
ADLİ SİCİLİ BOZUK OLANLARA YASAk
Çocuk koruma kanunlarına eklenen yeni hükümler de oldukça sert. Cinsel istismar, uyuşturucu ticareti veya kasten öldürme gibi ağır suçlardan sabıkası olan kişilerin; kreş, yurt, okul servisi, çocuk oyun alanı veya spor tesisi gibi işletmeleri açması, işletmesi ve buralarda çalışması kesin bir dille yasaklandı. Kuralı ihlal eden işletmelere asgari ücretin 7 katına kadar varan devasa cezalar ve ruhsat iptalleri yolda.
Toplumun çok geniş bir kesiminin hayatına dokunacak olan bu 29 maddelik dev paketin TBMM Genel Kurulu'ndaki son oylaması bekleniyor.