Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Sabri Kiriş, İl Çevre ve Orman Müdürü Nuri Kunt ve çalıştayda sunum yapacak temsilcilerin yanı sıra projeyle ilgilenen kurumların temsilcilerinin katıldığı çalıştayda “Fiziksel planlama sürecinde peyzaj planlamanın gerekliliği, Suğla Gölü mevkii peyzaj yönetimi, koruma ve planlama projesinden beklentilerin ne olduğu konuları masaya yatırıldı.
PLANLI ÇALIŞMA ÇEVRE SORUNLARINI ÇÖZER
Çalıştayın açış konuşmasını programa ev sahipliği yapan İl Çevre ve Orman Müdürü Nuri Kunt yaptı. Çevrenin ve doğanın ne kadar önemli olduğunun yeni yeni anlaşılmaya başlandığını ifade eden Nuri Kunt, AB’nin de çevre kavramına büyük önem verdiğine dikkat çekerek, çevre sorunlarının çözümünde planlı çalışarak daha başarılı sonuçlar elde edilebileceğini söyledi. Türkiye’de çevrenin korunması ile ilgili en önemli sorunun planlı bir şekilde çalışma yapılmaması olduğunu söyleyen Nuri Kunt, “2008 yılında çalışmalarına başladığımız planlarla envanter hazırlığı yapıyoruz. Doğal kaynaklar sınırsız değil, bir gün tükenecek. Doğaya olan tahribatımızı minimuma indirmeliyiz. Bunu da ancak planlama çalışmaları ile yapabiliriz. Konya’da bu amaçla ilk defa böyle bir çalışma başlattık” dedi.
DOĞAYI KORUMA ÜLKENİN ÖNCELİĞİ OLMALI
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Sabri Kiriş ise dünya genelinde artan sanayileşmenin aynı doğrultuda çevreye verilen zararı da artırdığını ifade etti. Elde kalan doğal ortamların, tabiatının bozulmaması için komple çalışma başlatmak gerektiğini ve tüm dünyanın bu konuda hassas davranmak zorunda olduğunu söyleyen Sabri Kiriş, “Hep birlikte ortak doğal çevreler bulmalıyız. Ülkeler, ulusal program çerçevesinde doğayı korumalı, doğayı korumak, ülkenin önceliği olmalıdır” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin doğal hayatın ve doğanın korunması konusunda yapılan tüm sözleşmelere taraf olduğunu söyleyen Sabri Kiriş, doğal alanların korunması konusuna paralel olarak Konya’da başlatılan bu projenin bitirilmesi ile birlikte orman, turizm ve tarım alanlarının korunması gündeme gelecektir” diye konuştu.
DOĞA, BİZE VERDİĞİNİ ER GEÇ GERİ ALIR
Konuşmaların ardından programın sunumlar bölümüne geçildi. Peyzaj Mimarı Dr. Figen Dilek, peyzaj çalışmalarının önemini anlatan bir sunum yaptı. Doğal yapı dikkate alınmadan, akarsu sistemlerinin yapısına müdahale edilerek yapılan şehirleşmelerin ilerisi için büyük sorunlar doğurduğunu söyleyen Dr. Figen Dilek, “Doğa, bizim ondan aldığımızı er geç geri alır. Bunun en büyük örneklerini yaşanan son sel felaketleri ile görmekteyiz. Geçirimli araziler, yani suyu yer üstünden yeraltına aktaran zeminlerin betonlarla kapatılması sonucu özellikle dere yataklarında ciddi felaketler oluşabiliyor. İstanbul’da yağmurlar sonucu yaşanan sel felaketleri bunun en güzel örneğidir” dedi.
RASİM ATALAY
PLANLI ÇALIŞMA ÇEVRE SORUNLARINI ÇÖZER
Çalıştayın açış konuşmasını programa ev sahipliği yapan İl Çevre ve Orman Müdürü Nuri Kunt yaptı. Çevrenin ve doğanın ne kadar önemli olduğunun yeni yeni anlaşılmaya başlandığını ifade eden Nuri Kunt, AB’nin de çevre kavramına büyük önem verdiğine dikkat çekerek, çevre sorunlarının çözümünde planlı çalışarak daha başarılı sonuçlar elde edilebileceğini söyledi. Türkiye’de çevrenin korunması ile ilgili en önemli sorunun planlı bir şekilde çalışma yapılmaması olduğunu söyleyen Nuri Kunt, “2008 yılında çalışmalarına başladığımız planlarla envanter hazırlığı yapıyoruz. Doğal kaynaklar sınırsız değil, bir gün tükenecek. Doğaya olan tahribatımızı minimuma indirmeliyiz. Bunu da ancak planlama çalışmaları ile yapabiliriz. Konya’da bu amaçla ilk defa böyle bir çalışma başlattık” dedi.
DOĞAYI KORUMA ÜLKENİN ÖNCELİĞİ OLMALI
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Sabri Kiriş ise dünya genelinde artan sanayileşmenin aynı doğrultuda çevreye verilen zararı da artırdığını ifade etti. Elde kalan doğal ortamların, tabiatının bozulmaması için komple çalışma başlatmak gerektiğini ve tüm dünyanın bu konuda hassas davranmak zorunda olduğunu söyleyen Sabri Kiriş, “Hep birlikte ortak doğal çevreler bulmalıyız. Ülkeler, ulusal program çerçevesinde doğayı korumalı, doğayı korumak, ülkenin önceliği olmalıdır” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin doğal hayatın ve doğanın korunması konusunda yapılan tüm sözleşmelere taraf olduğunu söyleyen Sabri Kiriş, doğal alanların korunması konusuna paralel olarak Konya’da başlatılan bu projenin bitirilmesi ile birlikte orman, turizm ve tarım alanlarının korunması gündeme gelecektir” diye konuştu.
DOĞA, BİZE VERDİĞİNİ ER GEÇ GERİ ALIR
Konuşmaların ardından programın sunumlar bölümüne geçildi. Peyzaj Mimarı Dr. Figen Dilek, peyzaj çalışmalarının önemini anlatan bir sunum yaptı. Doğal yapı dikkate alınmadan, akarsu sistemlerinin yapısına müdahale edilerek yapılan şehirleşmelerin ilerisi için büyük sorunlar doğurduğunu söyleyen Dr. Figen Dilek, “Doğa, bizim ondan aldığımızı er geç geri alır. Bunun en büyük örneklerini yaşanan son sel felaketleri ile görmekteyiz. Geçirimli araziler, yani suyu yer üstünden yeraltına aktaran zeminlerin betonlarla kapatılması sonucu özellikle dere yataklarında ciddi felaketler oluşabiliyor. İstanbul’da yağmurlar sonucu yaşanan sel felaketleri bunun en güzel örneğidir” dedi.
RASİM ATALAY