KONYA’NIN TEK DOÇENT ÖĞRETMENİ
YENİ BİLGİLERE ULAŞMAKTAN MUTLU OLUYORUM
İsmail Hakkı Bursevî’nin Hadisçiliği teziyle doktorayı tamamladığını ve İbn-i Arabî üzerine yazdığı çalışma ile doçent olduğunu anlatan Doç. Dr. Seyit Avcı, “Akademik hayatımda zorluklarla da karşılaştım. Fakat ilim öğrenme azmi bütün zorlukları yenebileceğimi gösteriyordu. Aynı zamanda yeni bilgilere ulaşmak beni oldukça memnun ediyordu” diye konuştu.
DOÇENT OLMAK İÇİN 1,5 YIL FRANSIZCA ÇALIŞTI
İlmin fedakârlık istediğini anlatan Avcı, doçent olabilmek için 1,5 yıl Fransızca çalıştığını aktardı. Üniversiteye geçmeyi düşündüğünü ancak bunun bazı nedenlerle gerçekleşmediğini dile getiren Avcı, şöyle konuştu: “Üniversiteye geçmek için de çok ısrarlı olmadım. Çünkü Milli Eğitimde de milli ve manevi değerlerimize saygılı yetişecek binlerce öğrenci var.”
Eğitimcilere örnek
Seyit Avcı, lisans eğitimin ardından devam ettiği akademik eğitim hayatı sonucunda Konya’nın tek doçent unvanına sahip öğretmeni oldu
İmam Hatip Lisesi’nden itibaren ilim aşkını hiçbir zaman bırakmayan Seyit Avcı, öğretmenliği döneminde devam ettiği yüksek lisans ve doktora eğitimiyle bugün Konya’nın tek doçent unvanına sahip öğretmeni. Doç. Dr. Seyit Avcı, Konya İmam Hatip Lisesi (İHL)’deki hocalarının ilim konusundaki teşvikiyle öğrenmeyi zorluklara rağmen hiçbir zaman bırakmamış. 1989 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitiren 3 çocuk babası Avcı, 1992’de Diyarbakır’da Din Kültürü Öğretmenliği, 1993’te de Konya Alibeyhüyüğü İHL’de öğretmenlik yapmış ve 1999’yılında da İsmail Hakkı Bursevî’nin Hadisçiliği teziyle doktorasını tamamlamış. 2006 yılında Selçuklu Mimar Sinan İlköğretim Okulu’na Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak atandığını ifade eden Avcı, “Aynı yıl İbn-i Arabî üzerine yazdığım çalışma ile doçent oldum. Öğretmenliğe başladığımda öğretime devam etme kararı aldım. Bunun yanında zorlukları da biliyordum. Fakat ilim öğrenme azmi bütün zorlukları yenebileceğimi gösteriyordu. Her zorluğun sonunda ise yeni bilgilere ulaşmak beni oldukça memnun ediyor ve öğrenme isteğimi arttırıyordu. Birçok arkadaşım yorucu olması nedeniyle akademik çalışmalarını bıraktı. Doçent olabilmek için 1,5 yıl Fransızca çalıştım ve 2003 yılında Fransızca sınavını geçtim. Çünkü ilim fedakârlık ister. Bu nedenle akademik çalışma yaparken bazen aile hayatınızdan fedakârlık edebiliyorsunuz ama akademik hayat tamamen ailenizi ilgisiz bırakmak değildir. Akademik çalışmalarımı sürdürürken mümkün olduğu kadar ailemi de ihmal etmemeye dikkat ettim” dedi.
Aynı zamanda Allah’ın her çalışmanın sonunda mutlaka insana emeğinin karışlığını verdiğini aktaran Avcı, önemli olanın çalışmayı ve öğrenmeyi hiçbir zaman bırakmamak olduğunu kaydetti. Üniversiteye akademik personel olarak geçmeyi düşündüğünü ancak bunun çeşitli nedenlerle gerçekleşmediğini dile getiren Doç. Dr. Seyit Avcı, şöyle konuştu: “Bu noktada üniversiteye geçmek için çok ısrarlı olmadım. Çünkü Milli Eğitimde de milli ve manevi değerlerimize saygılı yetişecek binlerce öğrenci var. Ben geleceğimizin teminatı olan bu çocuklarımızın da gelenek ve göreneklerimize göre yetişmesi gerektiği inancında olduğum için üniversiteye geçme noktasında çok ısrarcı olmadım. Fakat Şırnak Üniversitesi’nden İlahiyat Fakültesi’ne öğretim üyeliği için teklif geldi. Teklifi olumlu karşılayarak evraklarımı üniversiteye gönderdim. Birkaç gün içerisinde üniversiteden cevap bekliyorum. Cevap olumlu gelirse akademik hayatıma Şırnak’ta devam edeceğim.” Doç. Dr. Seyit Avcı’nın yayınlanmış eserleri ise şöyle;
1- Hadis İlmi, Hadisçilerin Fazileti ve Kırk Hadis
2- Sünnetin İslam’daki Yeri ve Sünnetle İlgili Kırk Hadis
3- Sahabenin Peygamber Sevgisi, Sahabe ile İlgili Kırk Hadis
4- Sûfîlerin Hadis Anlayışı, Bursevî Örneği
5- El-Fütûhatü’l-Mekkiyye’de İbn-i Arabî’nin Hadis Anlayışı
6- Rûhu’l Beyan-Kur’an Meali ve Tefsiri-Hadislerin Tahciri
7- Yaratılana Şefkat ve Merhamet
8- İbn-i Arabî’den Hadis Yorumları
HASAN AYHAN