Vücudumuzun ağırlığını taşıyan dizlerimizin seslenişini duyabiliyor musunuz? Çoğu zaman dizlerimizden gelen ağrı ve sesleri dikkate almayıp bunları genellikle bir ağrı kesiciyle geçiştirdiğinizin farkında mısınız? Peki ya ilaçla ağrısını hissetmekten kurtulduğumuz dizlerimizdeki bozukluğu düzeltemediğinizin farkında mısınız? Bu şekilde dizimize daha çok zarar veririz. Çünkü oradaki yapıyı düzeltmeden ağrıyı kestiğimiz için vücut orayı sorunsuzmuş gibi algılayıp normal şekilde kullanır. Aslında ağrı koruyucu bir mekanizmadır. O bölgede ağrı hissettiğimizde dizimizi daha temkinli kullanıp, koruyup, vücudumuzda oraya yük bindirmekten kaçınır. Burada ilaç kullanmak yanlış değil ama ilacı içip sürekli iş yaparsak, dizimize yüklenirsek, ilaç kullanmayı alışkanlık haline getirirsek; aynı ağrı belli zaman sonra daha fazla şekilde ortaya çıkıp bizi rahatsız edebilirken, uzun vadede dizimizde hasara yol açabilir.
**
Dizimizde oluşacak problemleri önceden önlemek mümkün mü? Buna öncelikle yaşam şeklimizin düzgünlüğünü gözden geçirmekle başlayabiliriz. Gençken yaşımızın verdiği enerjiyle bunun farkında olmayabiliriz. Fakat 30 yaş üstüne geldiğimizde öncelikle oturma pozisyonumuza dikkat edip dizlerimiz 15 dakikadan fazla bükülü ve aynı şekilde durmaması gerekir. Bununla birlikte sağlam bir diz için yapılabilecek koşu ve bisiklet egzersizleri diz sağlığımızı korumamız için yeterli olabilir. Fakat problemli bir dize baktığımızda bu tip aktiviteler yeterli omayıp zaten hasta bunu yapacak seviyede de olamayabiliyor. Aşırı kilo, dizüstü çalışma, kasların kısalık ve güçsüzlüğü, soğuk, yanlış yüklenme gibi çeşitli problemler diz kapağının uyluk ve kaval kemiği arasındaki bağlantılarında çeşitli problemler oluşturabiliyor..
**
Burada halk dilinde kireçlenme olarak adlandırdığımız gonartroz veya diz osteoartriti olarak teşhis konulan diz kapağıyla diğer kemikler arasında aşırı sürtünmeye bağlı ağrı, hareket kısıtlılığı, takılma, dizi kilitleyememe gibi sorunlar oluşur. Gonartroz veya diz osteoartriti genel bir tanı olup bunun ayırıcı tanısı fizyoterapistiniz tarafından belirlenmelidir. Kartilaj problemi, kondromalazi patella (KMP), patellafemoral ağrı sendromu (PFAS), fonksiyonel patella çıkığı, tendinit sayılabilir..
**
Dizlerini en çok kullanan ve güçlü bacak kaslarına sahip olan profesyonel futbolcuları ele aldığımızda futbolcuların bile sağlam bir yapıya sahip olmalarına rağmen fizyoterapistleri tarafından ne kadar sık ve düzenli tedavi aldığını görüyoruz. Bazı sporcular takım fizyoterapistinin dışında bireysel fizyoterapistiyle de çalışmaktadır. Dizlerimize yönelik bir tedavi nasıl olmalıdır? Tedavi semptomatik olmamalı yani sadece ağrıyı hissetmeyi engelleyici değil anatomik yapıyı düzenleyici ve koruyucu olmalı, yani fizyoterapistiniz tarafından dışarıdan bu yapılara manuel olarak elle müdahale edilmelidir. İlaç tedavisinin dışında normal fizik tedavide uygulanan sıcaklık ve elektroterapiye ek olarak manuel terapi yöntemleri uygulanmalıdır.Bazı durumlarda enjeksiyon da tedaviye fayda verebilir. Profesyonel kulüplerde de uygulanan sistem budur...
**
Dizdeki Fizyoterapi Neleri Kapsamalıdır?
Standart fizyoterapiyi oluşturan ve semptomatik tedavi olup sadece ağrıyı kesmeyi hedefleyen elektroterapi dışında manuel terapi uygulanmalıdır. Peki manuel terapi neleri kapsar? Öncelikle sorunlu bölgeyi etkileyen ve kısıtlılık yaratan kas grupları gevşetilmeli. Daha sonra bu bölgeyi uyaran sinir hedef alınıp buna yönelik uygulamalar yapılmalıdır. Seansın devamında sorunlu ekleme yönelik mobilizasyon ve gerekli manüpilasyonlar uygulanıp normal anatomik pozisyon kazandırılmaya çalışılır. Tedavinin etkinliğini koruması için de gerekli klinik bantlamalar uygulanıp tedavinin etkisinin kalıcılığı hedeflenir. Bu yüzden manuel terapiyle sürünen bir diz hastasında bastonla yürüme hedeflendiğnde 15 seansta bu hedefe ulaşılabilmektedir.
**
Trafik kazası, parçalı kırık gibi durumlarda ameliyat gerekebilir. Bunun dışındaki basit kireçlenmelerde de ameliyat uygulanabiliyor. Ameliyat başarılı geçmiş olsa da sonradan oluşacak bazı komplikasyonlar engellenemiyor .Örneğin tek parçalı protez ameliyatlarında bile protezin olduğu bölgede kışın soğuğa karşı duyarlılık, dizi bükememe, kas kuvvetini sağlayamama, uzun süre yürüyememe gibi birçok problemle karşılaşılabilir. Bu yüzden ameliyat direkt bir çözüm olmak yerine tüm tedavi modaliteleri denendikten sonra en son çözüm yolu olarak ele alınmalıdır.
Soru, görüş ve önerileriniz için beratyildirim42@hotmail.com