Türkiye’de yaşanan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon özellikle asgari ücretli, sabit gelirli ve emeklileri derinden etkiliyor. 20 bin lira reva görülen emekli kesim, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı altında ezim ezim ezilirken, ay sonunu nasıl getireceklerinin hesabını yapıyorlar.
Akşam saatlerinde pazara çıkıp, çürük çarık sebze meyve alarak, market market dolaşıp fiyat karşılaştırması yaparak sofralarını büyütebilmenin telaşını yaşıyorlar. Önceki gün Diyanet İşleri Başkanlığı vekaletle kurban kesim bedellerini açıkladı. Türkiye’de 18 bin, yurt dışında 7 bin lira olarak açıklanan rakam, emekli kesimin bu sene de kurban kesemeyeceklerinin en önemli göstergesi oldu.
2025 yılında 13 bin olarak açıklanan kurban kesim bedelinin 18 bin liraya çıkarılması, 20 bin lira alan en düşük emeklinin kesinlikle kurbana giremeyeceğini gösterdi.
Konyalı emekliler, Diyanet İşleri Başkanlığının açıkladığı yurt içinde vekaletle kurban fiyatlarının kendileri için astronomik olduğunu dile getirerek, “Biz ne alıyoruz ki. Zaten bayramlar geldiğinde torunlarımıza harçlık veremediğimiz için onlardan saklanır hale geldik. 20 bin lirayla vekaletle kurbana mı gireceğiz? Yoksa kendimizi mi geçindireceğiz? Ramazan ve Kurban bayramlarında bizlere reva görülen ikramiyeye de artış yapılmıyor. Geçtiğimiz Ramazan bayramında ikramiyelerimize artış yapılmasını beklerken, iktidar artış yapmadığı gibi 4 bin liralık ikramiyeyi lütuf olarak erken verdiği için bizlerle dalga geçti. Bizler en az asgari ücret kadar ikramiye talep ediyoruz. Eğer bu talebimiz yerine getirilirse belki bir küçükbaş kurban alabiliriz” diye konuşuyorlar.
Muhalefet partilerinin de sürekli gündeme getirdiği bayram ikramiyelerinin en az bir asgari ücret olması talebine ise hükümet kulağını tıkamaya devam ediyor.
Yaşanan hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında sürekli eriyen emekli maaşlarında da güncelleme yapılmadığı için, emekli her geçen gün daha da derin bir yoksulluğun pençesinde kıvranıyor.