Dış politikada çıkar var

ABD’nin yanı sıra çok sayıda ülkenin başını ağrıtan Wikileaks’te yayınlanan belgelerin Türkiye ile ilgili olanlarına değinen Doç. Dr. Birol Akgün, dış politikada ahlâkın değil, çıkarın olduğunu söyledi.
Kaynakların gizliliğini koruyarak hükümetlerin ve diğer organizasyonların hassas belgelerini yayınlayan Wikileaks, geçtiğimiz gece yayınladığı gizli belgelerle dünyanın gündemine oturdu. Wikileaks'ın belgeleri sadece ABD'nin değil çok sayıda ülkenin başını ağrıtmaya başladı. Açıklanan belgelerde Türkiye'deki hükümet ile asker ilişkileri ve Erdoğan hükümetiyle ilgili tespitler ve iddialar yer alıyor. Belgelere göre Türkiye'de darbeyi bekleyen ABD'li üst yetkili, İslami duyarlılığın artmasından da şikâyet ediyor. Yayınlanan bu belgeler Türkiye’nin ABD ve komşu ülkeleriyle konumu nasıl etkileyeceğini, bundan sonraki meydana gelecek gelişmeleri Doç. Dr. Birol Akgün gazetemize değerlendirdi. Selçuk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Birol Akgün, uluslararası ilişiklilerde çıkar ilişkisine dikkat çekerek, yayınlanan belgelerin ilişkilerde değişikliğe neden olmayacağını söyledi. Diplomaside ülkelerin diğer ülkedeki diplomatları ile resmi veya yarı resmi olarak yazıştığını hatırlatan Akgün, “Bu yazışmalarda gizlilik esas alınmaktadır. Ancak, günümüzde iletişim sistemlerinin gelişmesiyle birlikte bu gizlilik büyük oranda ortadan kalkmaktadır. Wikileaks’in yayınladığı gibi belgelere ulaşmak kolaydır. Burada olduğu gibi ulaştığınız belgelerde ise dost sandığınız ülkelerin sizin hakkınızdaki olumsuz sözlerini öğrenebilirsiniz. Devletler egemenlik haklarını savunmak için çıkar ilişkisine girmek zorundadır. Hiçbir zaman ulus devlet mantığı içinde olaylardan soyut kalınamaz” dedi.
“ABD’Lİ DİPLOMATLAR SIZDIRMIŞ OLABİLİR”
 “Ayrıca bu belgeleri sızdırmak iyi bir istihbarat çalışması gerektiriyor” diyen Akgün, şunları kaydetti: “Bu belgeler ya içerden biri ya da dışarıdan biri tarafından verilmiştir. Belgelerin 2002–2010 yıllarını kapsadığını düşündüğüme bu dönemde ABD politikası önemli eleştiri almıştır. Bu politikalardan rahatsız olan ABD’li diplomatlar tarafından belgeler sızdırılmış olabilir. Bundan sonra ABD gizli belgeler konusunda daha dikkatli olmaya çalışacaktır. Ülkelerde diplomasi de çok daha dikkatli bir dil kullanmaya özen gösterecektir.” Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Bill Burns ile yaptığı görüşmede “Türkiye'nin enerji merkezi olmasını istemedik” sözlerini de değerlendiren Akgün, “Türkiye’nin Ermenistan’a yaklaşmasıyla Azerbaycan-Türkiye ile ilişkileri zora girdi. Azerbaycan Rusya ile büyük bir enerji anlaşması yaptı. Türkiye hakkında ABD Bakan Yardımcısına böyle bir söz söylemiş olması ilişkilerin bozulmaya başladığının bir göstergesidir. Dış politikada ahlâk yoktur, çıkar vardır” diye konuştu.
“DAVUTOĞLU ALTERNATİF DİL GELİŞTİRİYOR”
ABD'li diplomatların, ‘Başbakan Erdoğan’ın Atatürk ile aynı idealleri paylaşan bir harekete liderlik ediyor’ derken Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu için ‘tehlikeli ve deli’ ifadelerini kullanmalarına da değinen Akgün, Ortadoğu meselesinde ABD’nin Erdoğan’dan vazgeçemediğini aktardı. Akgün, “ABD bölgede güçlü bir liderin farkında. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ise sözlerinden rahatsız oluyor. Çünkü Davutoğlu, bölgede alternatif bir dil geliştiriyor. Bu dile karşı ABD yeni bir söylem üretmekte zorlanıyor. Fakat diplomaside bir ülkenin bakanı hakkında ‘deli’ ibaresinin kullanılması üzücü bir durumdur. Bu konuyla ilgili ABD suçu büyük ihtimalle belgeyi yazanlara atarak, bu işten çıkmaya çalışacaktır” dedi. MOSSAD Başkanı Meir Dagan’ın ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Burns’la yaptığı toplantıda “Türkiye’de İslami hareketlilik artıyor, Türkiye'nin laik kimliğinin savunucusu olan ordunun bu duruma daha ne kadar sessiz kalacak” yönündeki sözlerinin ise İsrail’in zor durumda kaldığının bir göstergesi olduğunu bildirdi. İsrail’in Türkiye üzerinde en etkili olduğu dönemin 28 Şubat gibi askerin siyasette gücünün arttığı dönemler olduğuna vurgu yapan Akgün, şöyle konuştu: “Şu anda İsrail’in Türkiye üzerinde etkinliği azalmıştır. Mavi Marmara’da sonra Türkiye’nin Ortadoğu’da gücü artmıştır. İsrail ise bundan şikâyetçidir. Çünkü bölgede Türkiye’yi istememektedir. Onun içinde darbenin olmasını isteyerek eskisi gibi bölgede rahat hareket etmeği düşünmektedir.”
HASAN AYHAN
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri