Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “Acı ama, bu ülkenin dış politikası yok. Dış politikamız başkalarının çizmiş olduğu çizgide devam etmektedir” ifadelerini kullandı
Partisinin Konya İl Teşkilatı'nı ziyaret eden Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, burada düzenlediği basın toplantısında, gündem hakkında değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin 10 yıldır manevi bir çöküşe geçtiğini ifade eden Kamalak, fuhuşun tavan yaptığını söyledi. Kamalak, “Fuhuş 10 yılda tavan yaptı. Hatta meşru hale geldi. Eşcinsellek, lezbiyenlik meşru hale geldi. 10 yıl önce zina yasaktı. Bugün suç olmaktan çıktı. 10 yıl önce domut eti yasaktı. Bugün kasaplık hayvan grubuna dahil edildi ve teşvik kredisi veriliyor. Hükümet batının bize sunduklarını alıp bize aynen uyguluyor” dedi.
KURBANLIK İTHAL EDER HALE GELDİK
Sadece manevi olarak değil, maddi olarak da ülkenin kötüye gittiğini ifade eden Kamalak, “Tarımdaki durumumuz ne? 10 yıl önce ile karşılaştrdığımız zaman çiftçinin durumu nasıl? Hayvancılık ile tarımı bir bütün olarak değerlendirmek lazım. 10 yıl önce ülkemiz kurbanlık ithal etmiyordu. Ama bugün kurbanlık ithal etmek zorunda kaldı. Avrupa'dan dövizle angus getiriyorlar. O kurbanlıklara yem vermek gerekiyor, bakıyorlar saman yok. Türkiye tarihinde ilk defa dışarıdan saman ithal edilmek zorunda kalınmıştır” diye konuştu.
HÜKÜMETİN DIŞ POLİTİKASI YOK
Hükümetin dış politikasını sert bir şekilde eleştiren Kamalak, “Dış politakaya çok güzel başlanılmıştı. Komşularla sıfır problem deniyordu. Merhum Erbakan hocanın çizdiği bir kardeşlik yayı vardı. İran'dan başlıyor, Irak'dan devam ediyor, Suriye'ye süzülüyor, Lübnan'a uzanıyordu. Ne yazık ki bu yay alabildiğine talan edildi. Kardeşlik yayı yerini bugündüşmanlığa bıraktı. Acı ama, bu ülkenin dış politikası yok. Dış politikamız başkalarının çizmiş olduğu çizgide devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
NE OLDU DA SURİYE İLE DÜŞMAN KESİLDİK?
Suriye ile Türkiye arasındaki gerginliğin sebebini hükümetin Batı yanlısı olmasına bağlayan Kamalak, “Suriye'deki gelişmeler Türkiye'nin iç meselesi gibi gösterildi. Komşular arasında ihtilafa insani yaklaşım ile yaklaşmadan, iç işlerine karışmaya başladık. Komşuluk ilişkilerini bertaraf etttik. Suriye ile Obama'nın konuşmasına kadar aramız çok iyiydi. Esat Başbakanlık Konutu'nda misafir ediliyordu. Başbakan ve ailesi Esat'ın sarayında ağırlanıyordu. Suriye ile vizeler kalkmıştı. Ortaklaşa Bakanlar Kurulu toplanıtları yapılıyordu. Türikye ile Suriye birleşecekmi diye söylentiler bile çıkmıştı. Ne oldu? Şu an Suriye'nin bir bölümünde PKK'nın uzantısı PYD bayrakları dalganmaya başladı” dedi.
BAŞBAKAN ÜLKEYİ GERDİ
Geçtiğimiz günlerde yaşanan Gezi Parkı olaylarında Başbakan'ın tutumunu da eleştiren Kamalak, şunları kaydetti; “Bir takım gençler toplanmışlar oraya ağaçlar kesilmesin diye. Bunlar haklı ya da haksız. Ama Başbakan çıktı 'bir avuç çapulcuya pabuç bırakacak değiliz' dedi. Başbakan'ın bu sözü gergin olan havayı daha da gerdi. Bize göre, bir ülkenin Başbakan'ı bir aile reysi gibi olmak zorundadır. Aile reysi aile fertlerinin yarısı benden yana diyerek, aile fertlerini birbirine düşürürse o ailede huzur olmaz. Sayın Başbakan buna uğraşıyor. Ana muhalefet partisi de karşı cephe aldı. Sonuç ne oldu? 7-8 ölü. Bir gazetenin verdiği habere göre de 7 binden fazla yaralı hastanelere sevk edildi. Maddi zarar milyarlar ile ifade ediliyor. Soruyorum size kim ne kazandı?” Saadet Partisi olarak her zaman doğruyu savunduklarını ifade eden Kamalak, Milli Görüş kadrolarının 40 yıldır hata yapmadan çalıştıklarını sözlerine ekledi.
İBRAHİM ÇİÇEKÇİ