Dış güçlerin tarım politikaları

Abdullah Kaya

Yazılarımızda çoğu zaman dünyayı bekleyen teknolojik savaşlar değil  Gıda savaşları bekliyor diye Bu tezi,!!!  her defasında köşemize aldık. Kırsal nüfus korunmalı diye FAO nun raporunu sunduk

Ülkemizde korumacı tarım politikalarından yavaş yavaş uzaklaşılırken, Cezayir örneğini vererek dış güçlerin nasıl bir tezgah kurduğunu paylaşacağım.

Hububat üretimi ile de adını duyurmuş olan Cezayir’de kendine yeter bir üretim olmasına rağmen Buğday ithali yapmıştır. ABD Cezayir’e ürettiği fiyatın çok daha altına buğday satmayı teklif etmiştir.  Cezayir için çok cazip olan fiyat teklifi kabul edilmiş, aradaki fiyat farkı çeşitli alanlarda kullanılır düşüncesi ile Hububat ithalatı hız kazanmış. Üretim hemen hemen durma noktasına gelmiştir.ABD  buğdayın fiyatını artırdığında önceleri  Cezayir önce ret etse de. Ülkede Hububat  ithalatı sonrası köylerden kentlere  insan göçü olduğundan, alet ve makinalar satıldığından, Buğday üretimi yapılamaz duruma gelmiş, Cezayir de  üreticilere çeşitli destekler verilsede teşvikler verilsede  ülkede Buğday üretimine yöneliş olmadığından. Cezayir'de mecburen pahalı buğday almaya devam etmiş ve etmektedir.

İnsanlar şehir hayatına alıştığı için köye dönmek işine gelmiyor istemiyor. Aldığı ücret belli ve geçim sıkıntısı peşi sıra gelmektedir.Buna rağmen hala şehirde bulunma sevdası önümüzdeki yıllar için tehlike sinyallerini göstermekte.

Ülkemize bakıyoruz

Tarım ülkesiyiz. Hububat ithal ediyor muyuz?

Evet uzun yıllardır tarımsal ithalat yapıyoruz. Tüik rakamlarına göre net ithalatçı konumundayız

Enflasyon artışının en önemli sebeplerinden ve enflasyon  sepetinde  yer alan, toplam oranı n % 25 ini etkileyen gıda ürünlerinin fiyatlarının takibi, yüksek enflasyon ile mücadele bakımından da son derece önem arz etmektedir

Enflasyon hedeflerinin gerçekleşmesi için  son birkaç yılda maalesef  tarımsal her türlü ürünün ithalatı kolaylaştı. Kendi kendine yeten tarım ülkesi olarak bildiğimiz Türkiye için ithalat çokta uzak bir durum değildir.  Daha da  kolaylaştırılmadı mı?

Cezayir’e ve diğer dünya ülkelerine oynanan oyun bu şekilde değil mi? Ülkemizde

1948 yılına kadar korumacı politikalarla ülke tarımı korunmuştur. 1946 yılında ilk defa,buğday ithalatı yapmışız. Bu yıldan sonra buğday ithalatımız artmış. Uzun yıllar sonrası 1948 yılında ABD tarafından yapılan Marshall yardımları olarak bilinen tarımsal yardımların yapıldığı yıllara gelmesi tesadüf değildir (Dünyada ve Türkiye’de Buğday İstanbul Ticaret Odası Mecmuası 1960)

Dünya’da tamda bu tarihlerde  tarımsal üretimde fazlalık oluşmaya başlamıştır. ABD ve Kanada 1920 yılından itibaren ziraî sektörde her türlü yeni teknolojiyi kullanarak, özellikle kuru ziraatın en temel ürünü olan buğday üretiminde büyük gelişmeler sağlamışlardır. Bu üretim artışının doğal sonucu olarak ABD, Kanada ve Arjantin 1929 yılından itibaren dünya hububat pazarlarına büyük miktarda hububat ürünü sevk etmeye başlamışlardır.

Diğer ülkelerin başta hububat üretimini yok etme adına elindeki fazla olan hububat arzını 3. Dünya ülkelerine çok düşük fiyatlarla satarak onların üretimini kırmaya yok etmeye yönelik politikalar izleyerek hububat piyasasını elinde tutmaya çalışmış,Ülkemizde Marshall örneği gibi,diğer dünya devletlerinde de aynı politikalar izlenerek buğday ve diğer gıda ürünlerinde piyasayı elinde tutmaya çalışmaktadır ve başarılı olmuştur.

Ülkemizde

Kırsala bakıyoruz

Sorunlar peşi sıra Hububat üretimi azalıyor mu?                                                                                                           Köyler boşalıyor mu?                                                                                                                                            Sosyal güvence olsunda kazanç az olsun düşüncesi hakim değil mi?                                                            Hatta ve hatta evlenecek delikanlılara toplum kız vermiyor bile

Aman kızım şehirde olsun rahat etsin düşüncesi yok mu?

Ülke olarak şu tezi unutmamak gerek” Dünyayı teknolojik savaşlar değil Gıda savaşları bekliyor” Dünya  devletleri tarımda politikalarını yürütüyor bizde hem devlet ve hem de millet olarak tarımımıza sahip çıkmak kırsala gereken önemi vermek zorundayız

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.