Direnişe devam edeceğiz

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu, başörtüsüne özgürlük için başlattığı basın açıklamalarında 100. haftaya ulaştı.

100. haftada basın açıklamasını İnanç Özgürlükleri Platformu adına Muammer Durmaz yaptı. Muammer Durmaz, karşısında durdukları zulmün büyüklüğünün, yaşanılan haksızlıkların ve gasp edilen hakların ürkütücü boyutlara ulaşmasının direnişlerini bir zorunluluk haline getirdiğini dile getirdi. 28 Şubat darbesine rağmen, hak ve özgürlük haykırışlarının Konya’da da onurlu ve şerefli insanlarda karşılık bulduğunu ifade eden Durmaz, tarihin, onların bu izzetli kararını, azizler sayfasına kaydedeceğini aktırdı. Yolun uzunluğu, meşakkatin çokluğu, azığın ve yoldaşın azlığı, yolda meydana gelen tüm aksaklıklara rağmen yürüyüşlerinin 100. haftasına ulaştıklarına değinen Durmaz, “Direnişimizde kat ettiğimiz mesafe, varılacak yola göre çok küçüktür. Fakat yolda olmanın bereketi, hak sözü söylüyor olmanın onuru ve Allah katında bir mazeretimizin bulunması isteği ve benzeri açılardan baktığımızda elde edilen sonuçlar, pek yüce ve pek şereflidir. Direnişin gerekliliğine olan inancımız ve direniş yolunun zafere götüren yol olduğu kanaatimiz pekişmiş ve sağlamlaşmıştır” diye konuştu.  Hak ve özgürlüklerin zalimden aşağılanıcı bir dilenmeyle değil, aziz kılıcı bir direnmeyle talep ettiklerini anlatan Durmaz,  izzet ve şerefi doğru yerde, hak sözünün söylendiği, özgürlük meydanlarında Hak’tan talep ettiklerini açıkladı. Ülkemizde özgürlük söylevleriyle birlikte telaffuz edilen, ‘’Kürt açılımı’’ şeklinde piyasaya sunulan yeni gündemin, bütün gayretlere rağmen noksan kalacağını vurgulayan Durmaz, Allah’ın adıyla başlanmayan ve sınırlarını Allah’ın çizdiği bir hak anlayışı içersinde cereyan etmeyen her çabanın noksan olacağına işaret etti. Açıklamada Allah’ın kitabının ırklara, dillere, kültürlere tanıdığı özgürlük sınırlarıyla sınırlandırılan bir anlayışın, bütün etnik yapılar üzerinde hakim olmadıkça ne Kürt Sorunu ne de bir başka sorunların çözülemeyeceğine değinildi. Ulus anlayışı içerisindeki çözüm arayışları farklı ulusal kimliklerin kavgasından ve kargaşasından başka bir şey doğurmayacağı bildirilen açıklamada, Müslüman toplumların, kardeşçe yaşacakları tek çözüm yolunun, ancak Hz. İbrahim’in, Hatif Milleti üzerinde ittifak edip, Muhammed (a.s)’ın veda hutbesinde belirlediği ilkelere tabi olmakla mümkün olacağına dikkat çekildi. İstanbul Baro Başkanı’nın açıklamalarından sonra Server Tanilli’nin İmam Hatip Liseleriyle ilgili sözlerine de değinen Durmaz, İmam Hatip Liselerine ve Kur-an Kurslarına düşmanlıkla dolu olan bu hezeyanların altında hak ve özgürlüklere olan düşmanlıklar yattığını, bu ve benzeri zevatların halktan özür dilemelerini talep ettiklerini bildirdi. Erdoğan ve Putin görüşmesine de atıfta bulunulan açıklama da, görüşmenin özgürlük mücadelesinin yüzyıllardır sönmeyen meşalesi Çeçenistan direnişine saygısızlığı ifade ettiği vurgulandı. Bu görüşmenin Müslüman halkın yüreğini yaraladığına işaret eden Durmaz, birtakım siyasal rantlar elde edebilmek ve ekonomik işbirlikleri yapabilmek için yüz binlerin katili eli kanlı Putin’le en üst düzeyde görüşmenin bu halkın kabullenebileceği bir davranış olmadığını aktardı. Açıklamada, Beytullah Mesud’un şahadetine de değinen Durmaz şöyle konuştu: “Zalim Rusya’nın Afganistan işgaline karşı direniş saflarında bulunan, Veziristan’ın yiğit evladı NATO’nun işgalinde de, Afganlarla birlikte işgalcilere karşı çıkan, İslam topraklarının savunulması için ömrünü feda eden direniş önderi Beytullah Mesud’un şahadeti İslam topraklarının kurtuluşunun müjdesi ve zaferin bedelinin açık bir ifadesidir. Şahadetini tebrik eder, ümmetin izzetine ve Afganistan’ın hürriyetine giden bir yol olmasını temenni ederiz” dedi.

RASİM ATALAY

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri