164. hafta basın açıklamasını yapan platform üyesi Mevlüt Doğan, konuşmasına 28 Şubat dayatmasının bir ürünü olan 8 yıllık kesintisiz eğitimin oluşturduğu sorunlara değinerek başladı. Kesintisiz eğitimin Müslüman kızların örtünme yaşlarına geldiklerinde örtünmelerine bir engel oluşturduğuna dikkat çeken Doğan, hiç kimsenin Allah’ın belirlediği örtünme yaşını kanunlarla sınırlandıramayacağını söyledi.
Son günlerde 28 Şubat süreci ile yeniden bir senaryo yazıldığını ve yeni 28 Şubatların şartlarının oluşturulmaya çalışıldığını da dile getiren Doğan, “Değişik çevreler piyasaya sürekli bu fikri pompalamaya çalışıyor. Bu çaba, korkulu rüya görmektense, uyanık kalmaya çalışmak refleksi olarak değerlendirebilir. Fakat 28 Şubat’tan en fazla zarar görenleri ve 28 Şubat’la irtibatlandırılamayacak olanları da töhmet altında tutan bir anlayışa dönüşmekte. Herkesi ve her çabayı itham etmeye, zan altında bırakmaya yönelik bu tür ifadeler, hangi maksatları elde etmek içindir pek de anlaşılmıyor. 28 Şubat kabusu üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen, etkileri ve tesirleri hala gündemi belirlemekte ve insanlar üzerinde ciddi zararlar vermeye devam etmektedir” diye konuştu.
Kesintisiz eğitimin halkı hizaya sokma anlayışının, özgürlük ve adalet taleplerinde bulunabilecek bir neslin oluşmasını engelleme çabası olarak da yorumlayan Doğan, “ Kesintisiz sekiz yıllık eğitim anlayışı, ülkemiz insanını tek tipleştirmekte gayet başarılı olmuştur. Zorunlu eğitim anlayışıyla ülkeyi ideolojik bir eğitimin sınırlarına mahkum eden ve bu ideolojik eğitimin açmazlarını ve meydana getirdiği sorunları görmemezlikten gelen bir anlayış, bu sorunları aşmaya çalışma gayretini tehditlerle bitirebileceğini zannediyorsa, çok ciddi bir yanılgı içerisindedir. 28 Şubat dayatmasının eseri olan kesintisiz eğitimin, Müslüman kızların örtünme yaşlarına geldiklerinde örtünmelerine engel olarak karşımıza çıkartılması, dayatmanın katmerleşmesi anlamınadır” dedi.
Konuşmasında iktidar partisine mensup Zafer Üskül’ün, ilköğretimde başını örten kızların, ailelerinden alınacağını bildirmesini de eleştiren Doğan, “Bir zorbalığı başka bir zorbalıkla taçlandırmak olan bu tutum, ilgili parti tarafından da henüz ciddi bir şekilde tenkit edilmemiştir. Mezkûr şahsın, Allah’ın kitabında helaka sebep olan toplulukların özellikleri olarak anlatılan fiilleri işleyen gruplara sahip çıkması ve mensup olduğu partinin, onların bu davranışlarının bir hak olarak teminatı olduğunu ifade etmesi, bu şahsın kimliği, kişiliği ve yapmak istedikleri hakkında Müslüman kamuoyunda ciddi sorular oluşturmaktadır. Hem başörtüsü meselesinde hem de gayri ahlaki bu insanlık dışı fiillerin müdafaasındaki bu tutumun sahibinin, mensup olduğu parti tarafından, nasıl değerlendirildiği merak konusudur. Bu hususta bir açıklamanın yapılması ivedilikle beklenmektedir” şeklinde konuştu.
ALİ SAİT ÖGE
Son günlerde 28 Şubat süreci ile yeniden bir senaryo yazıldığını ve yeni 28 Şubatların şartlarının oluşturulmaya çalışıldığını da dile getiren Doğan, “Değişik çevreler piyasaya sürekli bu fikri pompalamaya çalışıyor. Bu çaba, korkulu rüya görmektense, uyanık kalmaya çalışmak refleksi olarak değerlendirebilir. Fakat 28 Şubat’tan en fazla zarar görenleri ve 28 Şubat’la irtibatlandırılamayacak olanları da töhmet altında tutan bir anlayışa dönüşmekte. Herkesi ve her çabayı itham etmeye, zan altında bırakmaya yönelik bu tür ifadeler, hangi maksatları elde etmek içindir pek de anlaşılmıyor. 28 Şubat kabusu üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen, etkileri ve tesirleri hala gündemi belirlemekte ve insanlar üzerinde ciddi zararlar vermeye devam etmektedir” diye konuştu.
Kesintisiz eğitimin halkı hizaya sokma anlayışının, özgürlük ve adalet taleplerinde bulunabilecek bir neslin oluşmasını engelleme çabası olarak da yorumlayan Doğan, “ Kesintisiz sekiz yıllık eğitim anlayışı, ülkemiz insanını tek tipleştirmekte gayet başarılı olmuştur. Zorunlu eğitim anlayışıyla ülkeyi ideolojik bir eğitimin sınırlarına mahkum eden ve bu ideolojik eğitimin açmazlarını ve meydana getirdiği sorunları görmemezlikten gelen bir anlayış, bu sorunları aşmaya çalışma gayretini tehditlerle bitirebileceğini zannediyorsa, çok ciddi bir yanılgı içerisindedir. 28 Şubat dayatmasının eseri olan kesintisiz eğitimin, Müslüman kızların örtünme yaşlarına geldiklerinde örtünmelerine engel olarak karşımıza çıkartılması, dayatmanın katmerleşmesi anlamınadır” dedi.
Konuşmasında iktidar partisine mensup Zafer Üskül’ün, ilköğretimde başını örten kızların, ailelerinden alınacağını bildirmesini de eleştiren Doğan, “Bir zorbalığı başka bir zorbalıkla taçlandırmak olan bu tutum, ilgili parti tarafından da henüz ciddi bir şekilde tenkit edilmemiştir. Mezkûr şahsın, Allah’ın kitabında helaka sebep olan toplulukların özellikleri olarak anlatılan fiilleri işleyen gruplara sahip çıkması ve mensup olduğu partinin, onların bu davranışlarının bir hak olarak teminatı olduğunu ifade etmesi, bu şahsın kimliği, kişiliği ve yapmak istedikleri hakkında Müslüman kamuoyunda ciddi sorular oluşturmaktadır. Hem başörtüsü meselesinde hem de gayri ahlaki bu insanlık dışı fiillerin müdafaasındaki bu tutumun sahibinin, mensup olduğu parti tarafından, nasıl değerlendirildiği merak konusudur. Bu hususta bir açıklamanın yapılması ivedilikle beklenmektedir” şeklinde konuştu.
ALİ SAİT ÖGE