Dini Dijital Yaşamak

Süleyman Küçük

İletişim teknolojisinin getirdiği dijitalleşmenin sadece müzik, oyun, kitap, dergi vs. ile sınırlı olmadığı, kimsenin tahmin bile edemeyeceği şekilde dinde, muhafazakârlarda ve dindarlarda dijital dönüşümün gerçekleştiği görülmektedir

Geleneksel dinde radikal değişimlere yol açmış olan dijital dine geçiş yaklaşık 35 ila 30 yıllık bir geçmişe sahiptir.

İnsanlar arasındaki iletişimin dijital kültürle gerçekleşmesi ile adına sanal din denilen uygulamalar icad edilmiştir.

Dinî bilginin daha geniş insan kitlelerine ulaşması sebebiyle geleneksel dinin kendine has unsurları tabir caiz ise sanal olarak bina edilen ibadethanelerde sanal olarak yapılan hac ve umre uygulamaları ve sanal dua seansları oluşturulmuştur.

Aslında İslami eğitimin sanal ortamlarda yapılmasına kimsenin itirazı olmaması gerekir.

Ancak adına sanal medreseler denilen yapılanmalarda sanal eğitimler verilmesi hatta ve insanları sanal fetvaya, sanal ibadetlere ve dua seanslarına yöneltilerek yeni isimler altında yeni inanç ve ibadet uygulamaları yapmaları normal karşılanamaz.

Bunu dünyanın herhangi bir yerindeki farklı inanç ve kültürlerden kullanıcıları sosyal ağlar üzerinde bir araya getirmeyi bir fırsat gibi sunmak yanlıştır.

Farklı coğrafyalardaki insanları din adına ortak idealler etrafında oluşturulduğu iddia edilen sanal dinî cemaatlerle sosyalleşme adı altında kontrol edilemeyen ortamlarının ortaya çıkması da normal sayılmamalıdır.

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi dinin, iletişim ve medya alanında daha fazla yer bulmasını kimse yadırgamaz.

Ancak medyada dinin eğitimini, temsil biçimini ve ibadet şekillerini tartışmalara açık bir şekilde gündeme getirmek dinî tecrübe ve alışkanlıkların önce hafife alınmasını sonra da tamamen reddedilmesini gündeme getirmektedir.

Din mefhumunu ve özellikle de kuranı kerim ayetlerini yeniden yorumlama olarak anlatılan kontrolü mümkün olmayan dinî söylemler, dinin algı ve temsil biçimini de tartışmaya açık hale getirmektedir.

Bu davranış biçim dinin geleneksel sadece yapısını bozmakla kalmadığı için inançlı insanlarda çeşitli kaygılara yol açarak dinin bizatihi kendisinin sorgulanmasına yol açmaktadır.

Başlangıçta Müslüman kullanıcıların ibadet vakitlerinin hatırlatılması ve dinî hayatlarını kolaylaştırıp zenginleştirme amaçlı olan mobil uygulamalar dinî ritüeller için hassas olan kesim için yeni bir alan olarak görülmüş olmasına rağmen mobil uygulamalara sonradan eklenen uygulamalar baştaki hassasiyetleri yok etmiştir.

Dini ifade biçimlerinin yeni teknolojik araçlarla imkânları çerçevesinde şekillendirilmesine kimsenin itirazı olamaz.

Ancak din adına ortaya konan içeriklerin sanal ortamda sunulması sürecinde, din olgusunu ifade ederken “siber din”, “sanal din”, “çevrim içi din gibi kavramların ortaya çıkarılması uygun olmayacaktır.

Çünkü normalde toplumsal olayları gözlemleyip incelemek için âdeta sosyal bir

laboratuvar hâline gelmiş̧ olan dijital medya bu özelliği ile salt teknolojik bir araç olmanın ötesinde kültür inşasının gerçekleştirildiği, yaygınlaştırılıp tartışılır hale getirildiği bir mekân olarak karşımıza çıkmış bulunmaktadır.

Geleneksel din öğretiminde kişilere dini bilgiler daha çok ferdi ve uygulamalı olarak öğretilirken aynı zamanda hoca talebe ilişkisi içinde hocanın rol model olması söz konusu olmaktadır.

Dijital dinde bunun aksine kitlelere dinî öğretmek amacıyla dini bilgilerin medya aracılığı ile aktarımı yapılırken, dini öğreten kişilerin aynı zamanda rol model olması terk edilmesi bir yana görsel medyada boy gösteren karakterlerin dinî tutum ve davranışlardaki lakayt hareketleri nedeniyle dinden uzaklaşılmasına sebep olmaktadırlar.

FARKINDA MIYIZ?

Dijital dinin dinî hizmetleri kullanıcılarına genellikle dinî büyükler ve komutanları tanımak, dinî kitap ve Müziklere ulaşmak, çocuklar için d dinî denilen oyunlar ve benzer uygulamalar olarak bilinir.

Bu anlamda dijital din insanları hocanın rahlesi önünden kaldırıp ekranın karşısına geçirerek geleneksel dinî yapının dindar insanlarını, dijital dinin kullanıcılarına dönüştürmüş, âlim otoritesi yerine zaman ve mekân mefhumu olmayan ekran otoriteli yapı oluşturmuştur.

Bu şekilde oluşturulan dinde bilgilerini artırmak isteyen dindar kullanıcılar, matbu eserlerden oluşan külliyatlara istedikleri yer ve zamanda kolay ve hızlı ulaşabilmek

İçin dijital kütüphaneler kurarlarken aldıkları bilgiyi hayata uygulamakta örnekleri olan yönlendirici ve koruyucu yapıyı kaybetmişlerdir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.