Dini cehaleti önlemek mümkün

“Uluslararası Dini Araştırmalar ve Küresel Barış Sempozyumu”nun sonuç bildirgesi düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

17-18 Mayıs tarihlerinde Konya'da düzenlenen “Uluslararası Dini Araştırmalar ve Küresel Barış Sempozyumu”nun sonuç bildirgesi açıklandı. Sonuç bildirgesinde Konya'da bir Uluslararası Dini Araştırmalar Enstitüsü'nün kurulması tavsiye edildi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) İlahiyat Fakültesi'nin 50. yılı kutlamaları çerçevesinde NEÜ ve Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) tarafından 17-18 Mayıs tarihlerinde Konya'da düzenlenen “Uluslararası Dini Araştırmalar ve Küresel Barış Sempozyumu”nun sonuç bildirgesi düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Bera Otel'de düzenlenen basın toplantısına NEÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, TİMAV Başkanı Ecevit Öksüz ile İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Saim Arıtan katıldı.

BİRÇOK YERDE DİNİ ANLAMDA CEHALET VAR

Basın toplantısında konuşan NEÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, sempozyumun büyük bir emeğin ürünü olduğunu ve sempozyumun kitaplaştırılacağını, farklı dillerde basılarak, katılımcılara gönderileceğini söyledi. Dünyada dinin anlamlandırılmasında ve yorumlanmasında çeşitli sıkıntıların olduğunu ifade eden Rektör Şeker, ABD'den Çin'e, Bahreyn'den Bosna Hersek'e kadar bir çok ülkede, farklı dinde ve farklı nedenlerle cahilliğe dayalı dini referanslı sorunların bulunduğunu aktardı. Dini anlamda bir cehaletin söz konusu olduğuna dikkat çeken Şeker, “Teknolojik gelişmeler ve ekonomik düzen beraberinde yeni bir yaşam tarzı getirdi. Dolayısıyla bu noktada dini yorumlamalarda çeşitli sıkıntılar var. Bu sıkıntıların gün yüzüne çıkmasında ve çözüm önerilerinin ortaya çıkmasında sempozyum önemli bir misyon yüklenmiştir” dedi.

DİNİN TERÖRİZMLE İLİŞKİLENDİRİLMESİ YANLIŞ

TİMAV Başkanı Ecevit Öksüz de, çeşitli ülkelerde din ile terörizmin ilişkilendirildiğini ve bu algıların değiştirilmesi gerektiğini ifade etti. “Bu sempozyumla daha çok çalışmamız gerektiğini bir kez daha öğrendik” diyen Öksüz, dünyadaki din algısını doğru yolda ilerlemesi için bu tür sempozyumların önemli olduğunu belirterek, sonuç bildirgesini açıkladı. Sempozyumun sonuç bildirgesi ise şöyle: “Küresel barışın gerçekleştirilebilmesi için dini araştırmalar ve araştırmacıların küresel barışa katkıları büyük önem arz etmektedir. 'Medeniyetler ittifakının, medeniyetler çatışması tezine karşı oluşturulmuş bir proje' olduğu tezinden hareketle, küresel barışa giden yolda, başkalarını anlama ve dinlemeyi gerektiren iletişim ve yardımlaşmaya önem verilmelidir. Birlikte yaşamada, 'öteki'nin varlığı ve temel özgürlüklere sahip olduğu bir realite olarak kabul edilmelidir. Küresel barışın gerçekleştirilebilmesi için dine dayalı bir hayat, bireylerin kendileriyle ve çevreleriyle barışık olarak bütün insanların sorunlarına çözüm üretecek şekilde donanımlı, birlikte yaşama düşüncesine sahip, sistemli bir yapıya ayak uydurmuş ve şehirlilik ruhuna sahip olması önerilmektedir.

SÖMÜRGECİLİĞE KARŞI DEĞERLER İÇSELLEŞTİRİLMELİ

Dünya barışını tehdit eden hoşgörüsüzlük, çıkar hırsı ve sömürgeciliğe karşı; dini ahlak ve değerlerin içselleştirilmiş olarak birey ve toplumlara yerleştirilmesi çare olarak görülmektedir. Dinlerin her yönden bireysel ve toplumsal huzura katkılarının altı çizilmeli; hiçbir zaman şiddet ve terörle yan yana anılmamaları gerektiği vurgulanmalıdır. Farklı mezhep mensupları arasında iletişim ve etkileşim geliştirilmelidir. Kültürel farklılıklar sosyal hayatın bir zenginlği olarak görülmelidir. Farklı dilleri konuşan farklı din ve kültür mensupları arasında sağlıklı iletişim kurulabilmesi için dil öğretimi çalışmalarına ve çeşitli sanatların öğretimiyle sosyalleşmelerine önem verilmelidir. Dini araştırmalar yapanların ve ilim adamlarının kendi dinlerinin diliyle birlikte, diğer dinlerin dillerini de, o dinlerin metinlerini anlayıp yorumlayacak şekilde bilmeleri elzemdir. Dini araştırmacılar; özgüvenli, ahlaklı, analitik, bilimsel, yenilikçi, eleştirel ve yaratıcı düşünce becerisine sahip olmamıdır.

BİR DİNİ ARAŞTIMALAR ENSTİTÜSÜ KONYA'DA KURULMALI

Dünyada bilimsel ve iletişim teknolojilerinde sağlanan gelişmelere paralel olarak, dini araştırmalar sahasındaki akademisyenlerin, mevcut araştırma tekniklerinin yanı sıra, bilişim ve iletişim teknolojilerinden azami ölçüde faydalanmaları önem arz etmektedir. Dini araştırmaların evrensel boyuta taşınabilmesi için, dini araştırmalar konusunda uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Uluslararası araştırmalar yapmak üzere bir Uluslararası Dini Araştırmalar Enstitüsü'nün kurulması tavsiye edilmektedir. Bu bağlamda tarihi, kültürel ve dini açıdan medeniyetler beşiği olan Konya'da böyle bir enstitünün kurulması uygun olacaktır. Dini araştırmaların daha sağlıklı, gerçekçi ve verimli yapılabilmesi için yüksek din eğitim veren kurumların müfredatının gözden geçirilmesi tavsiye edilmektedir. Din eğitimi sisteminin eleyici, seçici, pedağojik çeşitliliğe sahip, dinamik ve özerk olması önerilmektedir. Klasik din eğitimi yanında, hapishane, hastane, yetiştirme yurtları ve huzurevleri gibi özel ihtisas gerektiren alanların ihtiyaçlarına uygun din eğitimi ve danışmanlığı yapabilecek uzmanların yetiştirilmesi bir ihtiyaç olarak görülmektedir. Belli yaşlara kadar din eğitimi almamış yetişkinler için nasıl bir din eğitimi verileceği ve içeriğinin tespit edilmesi konularında araştırmalar yapılmalıdır.”

HAKAN ARMUTCU

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri