Bilgi İletişim Kültür Araştırma Derneği (BİLKAD) Salı Söyleşileri’ni yapmaya devam ediyor. Alaaddin Keykubat Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşide bu hafta ‘Cezaevlerinde Dini Yaşantı’ konusunda Muş Alparslan Üniversitesi Araştırma Görevlisi Erhan Tecim bilgi verdi. Cezaevlerinde Dini Yaşantı konusunun yüksek lisans tezi olduğunu aktaran Erhan Tecim, söyleşide 2005 yılında yaptığı araştırma sonuçlarını hakkında bilgi vereceğini söyledi. Araştırmanın Konya Yarı açık ve kapalı cezaevlerinde yapıldığını da dile getiren Tecim, “Dinin suçluları kontrol etmedeki etkini üzerinde durulmuştur. Bu konuda ABD ve Avrupa ülkeleri dinin suçu önlemede ve suçluyu kontrol etmede önemli bir mekanizma olduğu biliniyor. Buradaki amaç mahkumları ıslah etmektir. ABD ve Avrupa ülkelerin hapishanelerinde papazlar bulunuyor. Hatta İngiltere bu konuda çok baskın ve hapishaneleri misyonerlik açısından açık pazar olarak görüyor. Buradaki amaçları mahkumları dindar etmek değil, onları düzen içinde kontrol etmek. Türkiye’de ise bu mekanizma tam olarak işlemiyor” dedi.
‘TÜRKİYE’DE BU FAALİYETLERE ÖNEM VERMESİ GEREKİYOR’
Türkiye cezaevlerinde din faaliyetlerini Genelkurmaylığı çalışmasıyla 1981 yılında yapmaya başladığını belirten Erhan Tecim, “Cezaevlerinde yapılan araştırmalar sonucu Türkiye’nin Avrupa ülkelerine göre cezaevi din faaliyetlerinde geri planda olduğu görülüyor. Suçluların ıslah edilmesi için bizimde bu faaliyetlere önem vermemiz gerekmektedir. Hapishaneye giden vaiz arkadaşlarımız var yok değil ama az ve belirli bir periyoda göre yapılmıyor. Beklide en önemlisi hapishanelerde görev alan din görevlisi arkadaşlarımızın özel psikolojik dersinden geçmeleri gerekiyor. Mahkum olan insanlar hayattan kopmak üzereler. İnsanların bir beklentisi kalmamış durumda” ifadelerini kullandı. Cezaevlerinde ahlak dersinin fazla ve öğretici bir şekilde işlenmesi gerektiğini de belirten Tecim, sözlerini şöyle tamamladı: “Hapishanelerimizde din konusunda bir baskı veya engelleyen unsur bulunmuyor. Mahkumlara ahlak dersi, Kuran-ı Kerim öğretilmesi ve ibadetleri nasıl yapılacağı konuları öğretilmesi onları kontrol altında tutacaktır. Bu konuda vaizlerin gerekli ihtiyaçları karşılanması gerekmektedir. Faaliyetlerin ise kesinlikle berilli bir müfredata göre yapılmalıdır.”
MUSTAFA AKÇA
‘TÜRKİYE’DE BU FAALİYETLERE ÖNEM VERMESİ GEREKİYOR’
Türkiye cezaevlerinde din faaliyetlerini Genelkurmaylığı çalışmasıyla 1981 yılında yapmaya başladığını belirten Erhan Tecim, “Cezaevlerinde yapılan araştırmalar sonucu Türkiye’nin Avrupa ülkelerine göre cezaevi din faaliyetlerinde geri planda olduğu görülüyor. Suçluların ıslah edilmesi için bizimde bu faaliyetlere önem vermemiz gerekmektedir. Hapishaneye giden vaiz arkadaşlarımız var yok değil ama az ve belirli bir periyoda göre yapılmıyor. Beklide en önemlisi hapishanelerde görev alan din görevlisi arkadaşlarımızın özel psikolojik dersinden geçmeleri gerekiyor. Mahkum olan insanlar hayattan kopmak üzereler. İnsanların bir beklentisi kalmamış durumda” ifadelerini kullandı. Cezaevlerinde ahlak dersinin fazla ve öğretici bir şekilde işlenmesi gerektiğini de belirten Tecim, sözlerini şöyle tamamladı: “Hapishanelerimizde din konusunda bir baskı veya engelleyen unsur bulunmuyor. Mahkumlara ahlak dersi, Kuran-ı Kerim öğretilmesi ve ibadetleri nasıl yapılacağı konuları öğretilmesi onları kontrol altında tutacaktır. Bu konuda vaizlerin gerekli ihtiyaçları karşılanması gerekmektedir. Faaliyetlerin ise kesinlikle berilli bir müfredata göre yapılmalıdır.”
MUSTAFA AKÇA