Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, meslek liselerinde yaşanan sigorta kayıtlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Emeklilik başlangıcı olarak bu dönemlerin sayılmadığını dile getiren Demirel, “Türkiye’de yıllardır çözüm bekleyen önemli bir sosyal güvenlik meselesi var. Meslek lisesinde okurken veya çıraklık eğitimi alırken işyerlerinde çalışan, üretime katılan ve adına sigorta kaydı oluşturulan vatandaşlarımızın bu dönemleri emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmiyor. Bu insanlar yıllar önce fabrikalarda, atölyelerde ve işyerlerinde çalıştılar. Meslek öğrendiler, üretime katkı sundular. İş kazası ve meslek hastalığı riskiyle karşı karşıya kaldılar. Bugün ise o yılların emeklilik hesabında karşılık bulmamasının mağduriyetini yaşıyorlar” diye konuştu.
‘ÇALIŞMA HAYATININ MERKEZİNE ADALETİ KOYARIZ’
Milli Görüş anlayışının temelinde insan olduğunu söyleyen Mehmet Demirel, “Biz, üretimin merkezine sermayeyi değil insanı, çalışma hayatının merkezine ise hakkı ve adaleti koyarız. “Önce Ahlâk ve Maneviyat” demek; işçinin alın terini korumak, çırağın emeğini gözetmek ve hak sahibine hakkını teslim etmek demektir. Bugün bir gencimize “Meslek öğren, üretime katıl, ülken için çalış” diyorsak, onun emeğinin ve geleceğinin güvencesini de sağlamamız zorundayız. Mesleki eğitim gençlerimizi ucuz işgücü olarak gören bir sistem değil; onları meslek sahibi yapan ve geleceğe güvenle hazırlayan bir yapı olmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘ÇIRAKLIKTA GEÇEN YILLAR YOK SAYILAMAZ’
“Çıraklıkta geçen yıllar yok sayılamaz” diyen Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, şunları söyledi: “Bu nedenle, geçmişte çıraklık ve mesleki eğitim kapsamında sigorta kaydı bulunan vatandaşlarımızın durumu hakkaniyetli biçimde ele alınmalıdır. Fiilen çalışılan dönemler ve mevcut kayıtlar dikkate alınmalı, eksik uzun vadeli sigorta primlerinin uygun bir borçlanma modeliyle tamamlanmasına imkân sağlayacak bir düzenleme değerlendirilmelidir. Ancak yalnızca geçmişi düzeltmek yeterli değildir. Bugünün çıraklarının ve meslek lisesi öğrencilerinin sosyal güvenceleri de güçlendirilmelidir. İş sağlığı ve güvenliğinden çalışma şartlarına, ücretlerden sosyal haklara kadar bütün sistem yeniden ele alınmalıdır. Emek değerlidir. Alın teri değerlidir. İnsan değerlidir. Devletin görevi emeği görmezden gelmek değil, emeğin hakkını korumaktır. Sosyal devlet olmanın gereği de budur. Geçmişte oluşan mağduriyetlerin hakkaniyetli biçimde giderilmesini, mevcut sistemin yeniden düzenlenmesini ve gelecek nesillerin aynı sorunlarla karşılaşmamasını istiyoruz. Çıraklıkta geçen yıllar yok sayılamaz.”