Değişim Ve Gelişimi-in Adı: Konya Tren İstasyonu

Değişim Ve Gelişimi-in Adı: Konya Tren İstasyonu

Konya’da değişim, gelişim ve modernleşmenin adı denilince ilk akla gelen Konya Tren İstasyonu’dur. 29 Temmuz 1896’da hizmete açılan Konya Tren İstasyonu, 130’uncu yılında.

130 YILDIR HİZMET VERİYOR

29 Temmuz 1896 tarihi, Tarihi Konya Tren Garı'nın hizmete açıldığı ve ilk trenin Konya'ya ulaştığı tarihtir. Osmanlı Devleti’nin 34’üncüpadişahı ve 113. İslâm Halifesi II. Abdülhamid döneminde yürütülen demiryolu hamlesinin en önemli merhalelerinden biri olan bu olay, şehrin modernleşme sürecini ve kaderini tamamen değiştirmiştir.

Eskişehir-Konya hattı, Osmanlı Anadolu Demiryolları (CFOA) Şirketi tarafından inşa edildi. Bu hat, daha sonra geliştirilerek İstanbul'u Basra Körfezi'ne kadar bağlayacak devasa Bağdat Demiryolu Projesi'nin ilk stratejik parçasını teşkil etti. Bağdat’a kadar Konya tandır ekmekleri bu istasyondan kara trenle ulaştırıldı. Gar binası ve lojmanlar, Alman Mimar Georg Kawerau tarafından tasarlanmış olup günümüzde de Alman Evleri olarak bilinen ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından STK’lara hizmet olarak tahsis edilen yapılar olarak varlığını korumaktadır. Konya tren garı, zamanla etrafındaki yerleşimlerin büyümesiyle Konya'nın bugünkü modern şehir planının merkez üssü kabul edilebilir. Garın açılması ve yolcu hareketliliğinin artması üzerine, trenle gelenleri şehir merkezine taşımak amacıyla Konya'nın ilk toplu taşıma sistemi olan atlı tramvaylar, 1906’da dönemin valisi Ferit Paşa tarafından İzmir’den getirilerek hizmete sokulmuştur. Alman imtiyazındaki şirket tarafından işletilen gar, Cumhuriyet döneminde 1934 yılında kamulaştırılarak devlet demiryolları ağına dahil edilmiştir. Meram ilçesinde bulunan tren istasyonu, hem tarihi binaları (müdüriyet olarak kullanılan eski sarı bina) hem de modern terminali yan yana barındırarak aktif olarak yüksek hızlı tren (YHT), şehirlerarası ve bölgesine tren hizmetlerine ev sahipliği yapmaya devam etmektedir. Tarihi garın mimari yapısı, bünyesindeki eski Bağdat Oteli de dikkate değer.

KONYA’YA EKONOMİK OLARAK İVME KAZANDIRDI

Konya Tren İstasyonu, 1896’da hizmete girmesiyle birlikte şehrin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını kökten değiştirerek Konya’nın modernleşme sürecini başlatan en önemli lokomotif olmuştur. Konya’da üretilen hububatlar tren vagonlarıyla İstanbul’a taşınmaya başlandı. İstanbul’un buğday ihtiyacının yüzde 92’sini tek başına Konya karşıladı.

Demiryolunun gelişi, geleneksel bir taşra şehri olan Konya’yı İstanbul’a ve Bağdat Demiryolu Hattıyla Hicaz’a kadar bağladı. Şehre ayrıca modern bir kent kimliği de kazandırdı. Mevlana Türbesi ve Bedesten çevresinin üç kilometre batısına inşa edilen tren garı, şehrin batıya doğru büyümesini de sağlamıştı. İstasyon Caddesi’nden Arapoğlu Makası ve Mevlâna Türbesine doğru giden atlı tramvaylar, yerini zamanla atlı arabalara(fayton), üç tekerlekli arabalar ile pırpırlara, taksilere, dolmuşlar ve belediye otobüslerine bıraktı. Konya’nın ilk planlı modern bulvarı İstasyon Caddesi (Ferit Paşa Caddesi) olmuştur. Caddenin iki yanına modern kamu binaları, oteller ve parklar inşa edilmiştir. Alman mühendisler için yapılan lojmanlar (Alman Evleri), Konya’yı o döneme kadar yabancı olduğu batı tarzı kâgir mimari, dik çatılar ve yeni inşaat teknolojileriyle tanıştırmıştır. Gar bölgesi içine inşa edilen Bağdat Oteli ise, şehre gelen yabancı bürokrat, mühendis ve seyyahların uğrak noktası olurken Konya’da batılı anlamda otelcilik ve sosyal yaşam kültürünün öncüsü sayılır. Gar ve çevresinde kurulan atölyeler ile ambarlar, Konya’da modern anlamda ilk işçi sınıfının ve teknik personelin (makinistler, demiryolcular) oluşmasını da sağlamıştır. İstasyon çevresi kısa sürede un fabrikaları, tahıl siloları ve ticari depolarla donatılarak şehrin ilk modern sanayi bölgesine dönüşmekle birlikte tarımda makineleşmeyi ve ticarî canlılığı da getirmiştir.

1934 yılında kamulaştırılan demiryolu ve Konya Garı, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin Anadolu'yu modernleştirme ve demir ağlarla örme hedef ve ileri görüşünün Konya'daki kalesi olmuştur. Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattının 2011’de açılmasıyla Konya Garı, modern ulaşım teknolojisinin merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bugün bu tarihi istasyon, her gün binlerce yolcuyu ağırlayarak Konya'nın modern dünyayla olan dinamik bağını sürdürmektedir.

MİLLÎ MÜCADE’LEDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Bu arada Konya Tren İstasyonu, Milli Mücadele yıllarında Batı Cephesi'nin en kritik stratejik ikmal, lojistik ve komuta üssü olarak da hizmet vermiştir. Anadolu-Bağdat Demiryolu hattının merkezinde yer alan bu gar, Kurtuluş Savaşı’nın lojistik omurgasını oluşturmuş ve ordunun cephe arkasındaki "hayat koridoru" haline gelmiştir. Akşehir-Ilgın- Konya Garı, Gar, Ankara ve özellikle Büyük Taarruz'un yönetildiği Afyon/Akşehir cephe hatlarına asker, mühimmat, top ve lojistik malzeme sevk edilmesinde en hızlı ve güvenli kavşak noktası olmuştur. Konya ve çevre illerden toplanan tonlarca tahıl, un ve erzak garın devasa hangarlarında depolanmıştır. Savaş boyunca cephedeki askerin gıda ihtiyacının çok büyük bir kısmı Konya Garı'ndan kalkan trenlerle düzenli olarak ulaştırılmıştır. Konya’ya düşmanlık eden art niyetli insanlar ve imaj sorunuyla karşılaşanlara tavsiyem, Konya’nın Milli Mücadele, Kurtuluş (İstiklâl) Savaşı ve Büyük Taarruz’daki önemini devamlı anlatmalarıdır. Keşke bugün Konya Tren İstasyonu'nun 130. Yılı için bir kutlama programı yapılıp bütün bunlar o törende dile getirilebilseydi. Ne güzel olurdu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri