Dayatma cinneti getirdi

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu tarafından yapılan 92. hafta basın açıklamasında yasakların yanı sıra çocukların içinde bulunduğu cinnet hali de gündeme taşındı


Konya İnanç Özgürlükleri Platformu tarafından 91 haftadır devam eden başörtüsüne özgürlük konulu 92. hafta basın açıklamasını platform üyesi Muammer Durmaz yaptı. Durmaz, yasakların yanı sıra toplumda yaşanan ve özellikle çocukların içinde bulunduğu olayları da değerlendirdi. Durmaz, “Eğitim ve öğretimin sona erdiği sınavların yoğun bir şekilde yapıldığı haftaya giriyoruz. Milyonlarca genç insanı, ailelerini ve yakın çevrelerini ilgilendiren olayların gerçekleşeceği bu hafta yine hak ihlalleri, yine baskılar ve yine dayatmalarla dopdolu bir şekilde geçiyor. İdeolojik bir eğitim anlayışının dayatıldığı ülkemizde eğitim içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Bu keşmekeşe yönelik tenkitleri yapma cesareti gösteren kişiler baskı altına alınmakta, kurum ve kuruluşlar kapatılmakla tehdit edilip, kapatma davaları açılmaktadır” dedi.
Bu eğitim öğretim modelinin şartlarında yetişmekte olan yeni neslin olayların içinde olduğunu da dile getiren Durmaz, “Çocuklarımız bir cinnet hali yaşamakta, uyuşturucu kullanma yaşı tek haneli yaşlara inmekte alkol kullanımı ise neredeyse tavan yapmaktadır. İlköğretim çağındaki çocuklar kendi yaşıtlarınca cinsel tacizlere uğramakta, yine bu yaştaki çocuklar cinayet işleyip, kendi öz annelerini bile öldürebilmekte. İdeolojik bir dayatma ve inanan kesimlere baskı yapmak için üretilen kesintisiz eğitim, annelerini bile kesen çocuklar üretmektedir. Farklı yaş gruplarını aynı mekanlarda eğitmek çabası bu farklı yaş gruplarının aralarındaki sorunları büyütecek, birbirlerine verecekleri zararları artıracak ve çeşitlendirecektir” diye konuştu.
Önümüzdeki yıllarda mecburi anaokulu uygulaması ile beş yaşındaki çocuklarında aynı okulda eğitim görmelerinin zararlarına dikkat çeken Durmaz, “Henüz beş yaşında olan çocuklarımız bu suç üretim merkezleri haline dönüşen yapılara gönderilecektir. Daha büyük facialar yaşanmadan, temel dayanağı ideolojik baskı ve dini eğitime darbe vurmak olan kesintisiz eğitimden bir an önce vazgeçilmeli ve ideolojik dayatmalara son verilmelidir.
ÖSS’deki kat sayısı adaletsizliği de yine bu ideolojik dayatmanın bir sonucudur. Dini eğitime kısıtlamalar getirmek ve ideolojik dayatmayı toplumun büyük kesimlerine hakim kılmak için uygulanan yollardan birisi olan bu kat sayı uygulaması toplum kesimleri arasında uçurumlar oluşturmaktadır. Bu uygulamanın hiç biri hukuki ve geçerli dayanağı da yoktur. Okullarda zulmün zirvesi haline gelen başörtüsü yasağı inatla uygulanmaya devam ederken, bu yasağın imtihanlarda da uygulanması, yasakçı zihniyetin ulaştığı münkirliğini seviyesine göstermektedir” diyerek bu konudaki endişelerini dile getirdi.
Durmaz, hükümetlerin bu konuda duyarsız kaldığını da belirtirken, “Baskı ve zulümle mücadele edeceğini söyleyerek iktidara gelenlerin, bu problemler karşısında hiçbir şey yapmıyor olması onları da yasakçı konumuna getirmektedir. Almış oldukları oylar onları içine düşmekte oldukları bu kötü durumdan kurtaramayacak, ellerini de temizleyemeyecektir. Problemi çözmek maksadıyla bile olsa, zulmün uygulayıcısı olmak, sizleri zalimlerden olma durumuna getirmeyecek mi? dedi.
Konuşmasının sonunda AB Parlamentosuna seçilen Mahinur Özdemir’in olayını da değerlendiren Durmaz, “Mahinur Özdemir’in başörtüsüyle orada bulunabilmesi buna rağmen batıcı aydınların (!) sessiz kalmaları onların hem batıya dönük yüzlerinde hem ülkemizdeki görüntülerinde bir helvadan putlarını yiyen putperest görüntüsü oluşturmaktadır. Merve Kavakçı için ‘Dışarı’ tempoları tutanların, inancımıza kültürümüze, toplumumuza ne kadar yabancı oldukları bir kez daha ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri