Denge Hukukçular Derneği, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla yaptığı toplantıda, 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 61. yıldönümünün kutlandığı belirtildi. Açıklamada, “Bildirge ile kabul edilen en önemli insan hakkı yaşam hakkıdır” denilerek, bu hakkın anayasa gereği teminat altına alındığı ve diğer bütün hak ve özgürlüklerin bu temel hak üzerine bina edildiği vurgulandı.
Denge Hukukçular Derneği adına açıklama yapan Başkan Avukat Erhan Şahin, Tokat’ta terör saldırısı sırasında şehit düşen askerlerden bahsederek, böyle anlamlı bir günde en temel haktan yoksun bırakılan şehitleri minnet ve şükran hisleri ile andıklarını kaydetti. Erhan Şahin, “Devletimizin varlığı ve devamı, necip milletimizin huzur ve güvenini sağlamak için görev yaptıkları esnada Tokat'ta şehit olan bu aziz vatan evlatlarına Allah'tan rahmet, ailelerine sabrı cemil niyaz ediyoruz. Bu saldırıyı yapanları da lanetliyoruz. Şehitlerimizin canına kast ederek, en büyük insan hakkı olan yaşam hakkını hiçe sayanların kimler olduğunu milli vicdanımız bilmektedir. Her vatandaşımız, kalbinde, bu işi yapanları bildiği gibi bu canileri de milli vicdanında da mahkûm etmişlerdir” dedi. Şahin, aynı zihniyetin, bir takım "kafes" planları, ya da "bitirme" planları ile bu milletin huzuruna, demokrasine, anayasal bütünlüğüne kast ettiğini anlattı. Bu kadar dehşet verici planların görmezden gelinemeyeceğini aktaran Şahin şunları kaydetti: “350 çocuğumuzu öldürerek ciğerlerimizi yakmaya, ülkede kaos çıkarmaya, anayasal düzeni yıkarak kendilerine göre bir devlet kurmaya çalışan, vatandaşını vatan haini gibi gören, bu vatanı sadece kendi karanlık amaçlarını uygulama mahalli zanneden bu insanları da şiddetle lanetliyoruz. Bu kadar dehşet verici planlar görmezden gelinemez. En önemli görevi kamuoyunu bilgilendirmek olan medyayı bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz” demokratik açılıma da değinen Şahin, demokratik açılımın karanlık planları sona erdireceğine inandığını bu nedenle her kesimin hassasiyetleri dikkate alınarak sağduyu ile devam ettirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Şahin, hassas bir süreçten geçildiğinin altını çizerek, acıları daha fazla kanatmadan, kardeşliği ve hoşgörü kültürünü yaygınlaştıran bir üslupla sorunlara çözüm yolları bulmasını isteyerek, “Hepimiz aynı gemideyiz. Bir birimizin enerjisini tüketmemeliyiz” diye konuştu. “Siyasi partilerin kapatılması uygulamasına artık bir son vermek gerektiği inancındayız” diyen Şahin, siyasi partilerin temel haklar arasında yer alan kamu yönetimine katılma hakkının, seçme seçilme hakkının bir gereği olduğunu söyledi. Partilerin kapatılma yerine suç işleyenlerin cezalandırılmasının daha doğru olduğunu dile getiren Şahin şöyle konuştu: “Siyasi parti kapatma kararlarının uygulamada hiç bir işlevinin olmadığı fikir ayrılıklarını keskinleştirmekten başka bir işe yaramadığı ortadadır.”
Şahin, Mevlana haftası dolayısıyla Mevlana’nın sevgi ve hoşgörüsünün bütün dünyaya yayılması temennisinde de bulundu.