Derviş Argun, “Mursi'nin yaptıkları ya da yapamadıkları nedeniyle siyaseten linç edilmeye çalışılması ve askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılması evrensel hukuk kurallarına yakırı ve kabul edilemez bir durumdur. Bu tarihe kara bir leke olarak geçecektir” dedi
Mısır'da yaşanan askeri darbeye tepkiler çığ gibi büyüyor. Aralarında Saadet Partisi, MAZLUMDER, Şuurlu Öğretmenler Derneği, İnsan ve Medeniyet Hareketi, AK Parti Gençlik Kolları, Anadolu Gençlik Derneği, Mevlana Uluslararası Öğrenci Derneği, AY-DER, Milli Türk Talebe Birliği, Din Bir-Der, Konevi-Der'in bulunduğu 11 sivil toplum kuruluşu yapılan darbeyi kınadı. 11 sivil toplum kuruluşu adına basın açıklaması yapan MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun, “Arap Baharı olarak adlandırılan özgürlük mücadelesi sonusu Mısır'da Hüsnü Mübarek rejiminin devrildiğini, sancılı bir süreçten sonra yapılan serbest seçimlerde Müslüman Kardeşlerin adayı Muhammed Mursi kullanılan oyların yüzde 52'sini alarak Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Seçildiği günden itibaren gerek eski rejim kalıntıları gerekse Uluslar arası emperyalistlerin oyunları ile boğuşmak zorunda kaldı. Bir an bile rahat çalışma zemini vermemek için her yolu denediler. Yeni bir yönetim tarzının yerleşmesi elbette kolay olmayacaktı. Başarısız olması için elinden geleni yapan bürokratik yapılar ile mücadele, maruz kalınan yargı müdahalelerinin etkisi, Mursi'ye tepki çekebilecek kimi uygulamalara da itmiş ve eleştirilmişti. Önce Enver Sedat, sonrasında Hüsnü Mübarek diktatörlüklerine karşı ayaklanmak için yıllarca bekleyen Mısır halkı, Mursi'ye zaman tanımak yerine gitmesi için karşı gösterilerde bulunma yolunu seçti. Ardından protestolar başladı. Bu protestolar Mısır Genelkurmay'ın muhtırasıyla birlikte demokratik tepki olmaktan çıkıp Türkiye'deki 28 Şubat sürecini çağrıştıran yeni bir hale evrilmiştir” dedi.
DARBE EVRENSEL HUKUK KURALLARINA AYKIRIDIR
Darbenin seçimlerin üzerinden daha bir yıl gibi kısa bir süre geçtikten sonra gerçekleştiğine dikkat çeken Derviş Argun, “Eski rejimin sistem ve bürokrat kalıntıları hala ülke üzerinde hakimken, Mursi'nin yaptıkları ya da yapamadıkları nedeniyle siyaseten linç edilmeye çalışılması ve askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılması evrensel hukuk kurallarına yakırı ve kabul edilemez bir durumdur. Mursi'nin darbeyi reddetmesi, Mısır halkını darbecilere karşı direnmeye çağırması, halkının desteğini almış bir liderden beklenen tavır olarak takdire şayandır. Demokrasi sözcülüğünü kimseye bırakmayan Batılı güçlerin, Mursi örneğinde olduğu gibi istemedikleri iktidarlar söz konusu olduğunda yasal ya da yasa dışı örgütler ile işbirliği yapmaktan çekinmemeleri, askeri darbeye ve silahlı diktaya destek vermeleri, malum olan maskelerini bir kez daha indirmekte, ikiyüzlülüklerini bir kez daha gözler önüne sermektedir” diye konuştu. “Mısır'da Kahire'de veya başka meydanlarda Mursi muhaliflerinin gösteri ve yürüyüş düzenlemesi en tabi haktır” diyen Derviş Argun, “Ancak, bir yıl önce seçimle işbaşına gelmiş bir yönetimi İsrail'in güvenliğini de göz önüne alarak ve İslamifobik körlükle, askerle işbirliği halinde darbe ile indirmeye çalışmak Mısır'ın bugünkü tarihi yazılırken bir leke olarak kayıtlara geçecektir” ifadelerini kullandı. Darbeyi tanımayan Mursi'yi ve destekçilerini alkışladıklarını ifade eden Argun, sözlerini şöyle tamamladı: “Zalim bir yönetime karşı halk devrimini başarmış Mısır halkının, elde edilen kazanımları günübirlik çıkarlar için, askeri cuntayla işbirliği yaparak yok etmemeye çağırıyoruz.”
merhabahaber.com İBRAHİM ÇİÇEKÇİ