Danıştay’a büyük tepki

Danıştay 8. Dairesinin YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulanmasına ilişkin 17 Aralık 2009 tarihli kararının yürütmesini durdurmasını büyük tepki topladı. Danıştay’ın kararına toplumun bütün kesimleri tepki gösterdi

Vicdanları kanatan bin karar
Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve Konya İl Başkanı Av. Veli Tolu, katsayı uygulaması konusunda Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararına tepki gösterdi. Kararı ‘Vicdanları kanatan bin karar’ olarak nitelendiren Tolu, şunları söyledi: “Danıştay’ın bu kararı ile gördük ki; bir takım odaklar tam adalet yerine YÖK tarafından yürürlüğe konulan eksiltilmiş adalete bile tahammül edememiştir. Çünkü iptal edilen bu karar meslek liselilerin diğer liselilerle eşit hale gelmesi için 5–10 soru daha fazla yapmasını gerektiren bir karardı. Danıştay bu katsayı farkına bile tahammül edememiş ve bu kararı ile kendisini yürütmenin yerine koymuş, bu yıl sınava girecek öğrencilerin dünyalarını alt üst eden kasıtlı, tarafgir ve vicdanları kanatan bir karar vermiştir. Ancak Danıştay’ın bu kararı ile fazla oyalanmanın da bir gereği yoktur. Daha önce defalarca yaşadığımız tecrübeler de gösteriyor ki bir takım haksızlıkları ucundan köşesinden düzeltiyormuş gibi yapmak asla çözüm değildir.
Türkiye artık eşitler arasında adaletin dağıtıldığı değil, tüm vatandaşlarının eşit haklara sahip olduğu bir ülke haline gelmelidir. Bunun tek yolu tam ve doğrudan demokrasiyi sağlayacak yeni ve sivil bir anayasanın acilen yapılmasıdır. Böylece 12 Eylül kırıntısı tüm kurumlar lağvedilmeli, YÖK ortadan kaldırılmalı, evrensel ve tabi hukuk esas alınarak yapılacak anayasa ile tam özgürlük ve tam eşitlik sağlanmalıdır.”
TÜRKİYE’NİN CİDDİ BİR HUKUK REFORMUNA İHTİYAÇ VAR
Danıştay’ın verdiği kararın kendileri için sürpriz olmadığını aktaran Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi, genel ve meslek lise ayrımı yapıp meslek liselileri 2. sınıf görme anlayışına hukuk kılıfı giydirilip topluma dayatıldığına dikkat çekti.
Çok vahim bir durumla karşı karşıya kalındığına vurgu yapan Latif Selvi, özellikle de katsayı adaletsizliği mağduru olan çocukların bu durumdan olumsuz etkileneceğini söyledi. Latif Selvi, yüzlerce gencin kendisini arayıp bundan sonra ne olacağını, kendilerine neden düşman olunduğunu sorduğunu anlattı. YÖK’ün daha önceki iptalin ardından istenilen düzenlemeyi yapmasına rağmen yine iptal kararı verildiğine vurgu yapan Latif Selvi, yeni düzenlemeler yapılması halinde bile iptal edilmesinin mümkün olduğunun altını çizdi. Karar için ‘hukuk bu şekilde katledilir’ diyen Selvi, bunu yapan insanların toplumda büyük bir infial oluşturmaya çalıştığını belirterek şöyle devam etti: “Kararı veren insanlar toplumun kontrolsüz bir şekilde duygusal bir tepki vermesini, yasa dışı boyutlara kaçılmasını ve bunun sonucu olarak tartışmanın başka zeminlere kaydırılmasını istiyorlar. Biz serinkanlı karşılanmasını ve tepkilerini, mücadelelerini yasal çerçevede ortaya koymaları gerektiğini belirtiyoruz.”
Türkiye’nin mutlaka ciddi bir hukuk reformuna ihtiyacı olduğunu da vurgulayan Latif Selvi, katsayı sorununun çözümü noktasında da YÖK’ün adım atacağını, kendilerinin de girişimleri olacağını söyledi. Selvi, katsayı mağduru olan çocukların çalışmalarına devam etmesini isteyerek, hem kendilerini mağdur etmeyecek hem de mevcut işleyişi aksatmayacak bir uygulamanın hayata geçirileceği mesajını verdi.
KORKMAZ: “BU GİDİŞATA ARTIK DUR DENİLMELİDİR!”
Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı almasının meslek liseli öğrencilere yapılan büyük bir insafsızlık olduğunu belirten MÜSİAD Konya Şube Başkanı Aslan Korkmaz, adaletsizliğin bir an önce son bulması gerektiğini söyleyerek; “Meslek lisesi meselesinin ve bu katsayı eşitsizliğinin artık ülke gündeminden kalkması gerekmektedir. Gelişimini günden güne arttıran ülkemizde hala bu tür sorunların yaşanması hakikaten içler acısı bir durumdur. Meslek liselilerine haksızlık yapılmış ve bu haksızlık da hala devam etmektedir. Meslek liselerine yapılan bu adaletsizlik öğrencilerin yanında sanayimize de olumsuz etki yapmaktadır. Sanayicilerimiz yıllardan beri kalifiye eleman ihtiyacı duymaktadırlar. Bu ihtiyacın doğmasında da birinci etken katsayı eşitsizliğinin uygulamaya konmasıdır. İşsizliğin de başlıca sebeplerinden birinin kalifiye eleman eksikliğinden kaynaklandığını düşünürsek, bu gidişat ülkemiz de işsizliği daha da artıracaktır.” “Dünyanın hiçbir ülkesinde eşi benzerine rastlanmayacak bir durum olan bu uygulama yıllardır ülkemizde devam etmektedir” diyen Başkan Korkmaz; “Yakın zamanda YÖK’ün almış olduğu bir nebze de olsa adalet getirici düzenleme bu gün haksız bir uygulamayla, durdurma kararıyla zedelenmiştir. Akıl ve mantıkla açıklanamayacak bu yürütmeyi durdurma kararı birçok kesim tarafından kınanmaktadır” dedi. “Günden güne gelişmekte olan ve dünya çapında büyük prestijler yakalayan Türkiye gibi bir ülkede günümüz meslek liseli gençlerin böyle bir uygulamayla karşı karşıya kalmış olmaları düşündürücü ve hayret verici olduğunu belirten Korkmaz; “Nitekim bu durumdan sadece geleceğimiz olan gençlerimiz değil aynı zamanda gelecek kuşaklara ışık tutan sanayicilerimiz de muzdariptir. Üreticiler daha çok ve sağlam üretmek istemekteler. Daha çok ve sağlam üretebilmeyi başarabilmenin yollarından biri de doğru eleman yani işi bilen kalifiye elemandır. Meslek liselerine teşvik bir yana dursun siz meslek liselerinin önünü kapatmaya çalışırsanız, hiçbir gencimiz meslek liselerini tercih etmeyecek ve kendi alanında uzmanlaşamayacaktır. Hal böyleyken meslek liselerinin kapılarına kilit vurulacak, sanayicinin iş makineleri pas tutacaktır. Daha önce de söylediğimiz gibi meslek liseleri üzerinde oynanan oyunlardan bir an önce vazgeçilmeli ve bu konu biran önce olumlu şekilde sonuçlandırılmalı ve ülke gündeminden düşmelidir. YÖK bu konuda ivedilikle çalışmalı ve meslek liselilerin mağduriyetini giderecek düzenlemeler yapmalıdır.”dedi.
YETKİ DANIŞTAY’IN DEĞİL YÖK’ÜNDÜR…
Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Genel Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Yasaların uygulama alanında en büyük sorumluluklardan birisine sahip olan Danıştay gibi bir kurum; yasa koyucunun bir kuruma verdiği yetkiyi tanımamakta ve bu kararı ile YÖK’e ve yasa koyucuya neredeyse siz yetkili olduğunuz alanda ilgili düzenlemeleri yapamazsınız demektedir. Ya da benim ideolojime, benim dünya algıma, benim yaşam tasarımıma uymayan düzenleme yapamazsınız diyor. Bu durumda modern yönetim anlayışı olduğu kadar modern devlet yönetimi anlayışı ile çeliştiğini düşünüyoruz” dedi. Öksüz, Danıştay’ın bu kararının eğitimcilere yani Türkiye’nin en üst düzeydeki bilim insanlarına bir saygısızlık niteliğinde olduğunu söyledi.
Katsayı ile ilgili alınan kararların sadece İmam Hatip Liselerini değil tüm meslek liselerini de etkilediğine dikkat çeken Öksüz, “Ülkemizde ciddi oranda işsizlik problemi yaşanırken, İŞKUR verilerine ve reel sektörün sorunlarına baktığımızda da ciddi anlamda yetişmiş insan gücü yani tekniker, ara eleman sıkıntısı çekildiği görülmektedir. Katsayı ile on yıldan fazla süredir meslek liseleri ve dolayısıyla reel sektörün ara eleman ihtiyacı da problemli hale getirilmiştir. Çünkü katsayı ve benzeri engellerden dolayı meslek liselerine olan ilgi neredeyse bitme noktasına gelmiştir” dedi.
KATYASI ADALETSİZLİĞİ 28 ŞUBAT’IN DEVAMI
MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun, katsayı meselesinin 28 Şubat’ın devamı olduğuna işaret etti. Üniversite sınavlarında 1997 yılından bu güne meslek lisesi mezunlarının mağdur edildiğini hatırlatan Derviş Argun, “Bir hak ihlalinin sona ermesine en çok hukukçuların oluşturduğu kurum ve kuruluşlar sevinmeliydi. Olması gereken buydu. Ancak üyelerini hukukçuların oluşturduğu İstanbul Barosu, YÖK yönetmeliğinin iptali için dava açtı ve yeniden yürütmesinin durdurulmasını talep etti. Ve maalesef Danıştay bu başvuruyu tekrar kabul edip yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına tekrar karar verdi. Ne yazık ki, yargılama hukuka uygun yapılmamış, verilen karar adaleti gerçekleştirmemiştir. Kararı veren daire daha önce benzer taleplere ilişkin verdiği kararlarda farklı gerekçeler kullanarak  yetkinin YÖK’te olduğunu belirtmiştir. Bu kararla önceki kararları arasında tam bir çelişki vardır. Sınav öncesinde açıklanan bu karar sınava giren gençlerin psikolojik açıdan örselenmesine ve sınavlara hazırlanırken hangi bölümleri tercih edeceklerine dair bir çıkmaza girmelerine sebep olmuştur” dedi.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri