Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta art ardına yaşanan okul saldırıları, öğrenci, öğretmen ve velililerin güvenlik kaygısını artırdı. Aile, okul ve toplum iş birliğiyle bu tür olayların engellenmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini söyleyen Aile Danışmanı Özcan Dalgıç, özellikle yanlış amaçla kullanılan sosyal medya ve bazı olumsuz içeriklerin bu olayları tetiklediğini belirtti.
ŞİDDET OLAYLARINA KARŞI TOPLUMSAL SORUMLULUK ÇAĞRISI
Dalgıç, Merhabahaber'e açıklamalarda bulunarak, aileleri dikkat etmeleri konusunda uyardı. Dalgıç, “Yaşanılan süreç toplum olarak bize acı veriyor. Göz göre göre gelen fırtınayı biz adeta bekledik. Bu sürecin geleceğine dair birçok uzman uyarılarda bulundu. Olaylara bakıldığında durumların bu hale gelmesinde birçok paydaş söz konusu. Bu konuda herkesin kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor. Yaşanılan olaylara baktığımız zaman önce bir kendimizi sorgulamamız gerekiyor. Eğitim sisteminden başlayarak ailemizin, toplumumuzun, arkadaş çevresinin, sosyal medyanın, televizyonun her türlü kavramın bu olaylara etkisi var. Şiddeti özendiren dizilerden, verilmeyen eğitimlerden, ilgisiz anne-babalardan, fedakarlık olmayan yaklaşımlardan, içeriği yeterli olmayan eğitim müfredatından, ahlak ve maneviyatın ciddi manada erozyona uğramasından birçok noktayı detaylı bir şekilde görmemiz gerekiyor. Bu durumların yaşanmasında hepimizin bir şekilde etkisi olabiliyor. Spesifik olarak, uzmanlar eşliğinde bu olaylar değerlendirilip, bu sürecin yeniden inşası, çocuklarımızı kaybetmemek ve problemler yaşanmaması adına dikkat etmemiz gerekiyor” diye konuştu.
‘ÇOCUKLAR KENDİ DÜNYASINDA KAYBOLUYOR’
Ailelerin çocuklarıyla düzenli olarak iletişim halinde olması gerektiğinin altını çizen Özcan Dalgıç, “Onlara gereken ilgi ve alakayı vermesi lazım ki çocuk, farklı yerlerden arayışlar içinde olmamalı. Aileler olarak biz, maalesef çocuklarımızla aramıza mesafe koyar olduk. Çocuklarımızın ne yaptığını, ne hissettiğini, kimlerle görüştüğünü takip etmiyoruz. Sosyal medyada da keza, çocuk kendisine bir dünya oluşturuyor. O dünyada kimlerle ne konuşuyor, ne yapıyor, nerelere gidiyor, o dünyanın içinde kimlerle ne yaşıyor maalesef bunları fark etmiyoruz. Bakıldığı zaman farklı türlerdeki diziler, özellikle gündüz kuşağı programları gibi bizim milletimize yakışmayan, özümüze uymayan birçok içeriklerle karşı karşıyayız. Bazı içeriklere tepki olmasına rağmen düzenlemeler yapılmıyor. Bu düzenlemeler yapılmalı veya teşvik edilmeli. Belirli ölçeklerde bizlerin de vatandaş olarak teşvik edilen programlara yönelebilmemiz lazım. Bir tarafta da reyting olayı var. Reyting için herkes bir şeyler yapar hale geldi. Bu konudaki sorunlar çözülmeli, şikayetler dikkate alınmalı. Herkes kendi sokağını, kapsının önünü süpürebilmeli” ifadelerini kullandı.
‘BENİ İLGİLENDİRMEZ’ DÖNEMİ BİTTİ!
Eğitim sistemindeki sorunların giderilmesinin yanı sıra ailelerin de çocuklarına olan yaklaşımlarına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Aile Danışmanı Özcan Dalgıç, şunları söyledi: “Lütfen, çocuklarımıza bugünden itibaren sahip çıkmaya özen gösterelim. Çocuklarına sahip çıkan, onları destekleyen, hayatını takip eden bir yapı oluşturalım. İvedilikle, eğitim sisteminin yenilenmesi gerek. Kontrol edilmesi gereken taraflar varsa önce devlet, oradaki eğitim sisteminin, 4+4+4 sisteminin zararlarını ortaya çıkarıp düzene sokmalı. Eğitim sistemindeki öğretmenlerimizin elini kuvvetlendirecek şekilde teknoloji oluşturulmalı. ‘Beni ilgilendirmez’ yaklaşımından ziyade bir şeylerin ucundan tutup hep birlikte yavrularımızı, gençlerimizi geri kazanacak bir sistem kurmalıyız.”