Bedelli askerlik tasarısı açıklandı. 30 bin TL’yi veren, postal giymeden askerlik yapmış sayılacak. Bu ücretin yarısı peşin alınacak, yarısı da 6 taksit olarak ödenecek. Bu haktan yararlanacakların başında, bugüne kadar vatan görevinden kaçanlar geliyor. Tasarıya göre, yurt dışında çalışanların yararlandığı dövizli askerlikteki yaş sınırı da kaldırılıyor.
Bizim şehit ve gazisi olmayan ilimiz, ilçemiz, beldemiz ve köyümüz yoktur. Bu tasarı her yönüyle vicdani bir yaradır. Kamuoyuna bir soralım, ne diyor: “Fakirin çocuğu şehit oluyor, zenginin çocuğu yatıyor.” Aslında sadece parası olanlar değil, torpilli ve tuzu kuru olanlar da askerlikten sıyrılıp yatıyor.
Her gün al bayraklı şehit cenazelerinin uğurlandığı bir ülkede, bedelli askerlik için tasarı hazırlamak şu anlama gelir: “Parası olanlar parasını, olmayanlar da canını versinler.”
Nitekim şehit aileleri, terör mağdurları ve muharip gazilerin örgütlü bulunduğu dernekler rahatsızlıkları belirttiler.
Ankara Çubuk İlçesi Terör Mağdurları Derneği Başkanı Zeki Avan, “Şehit ailelerinin bedelliden gelecek paraya ihtiyacı yok. Para bulunur ama vatan bulunmaz” dedi. Avan, şunları söyledi: “Çubuk İlçesi, 59 şehit ve 23 gazisi ile en çok şehit veren bir ilçedir. Parası olan yapsın, parası olmayan yapmasın olmaz öyle bir şey.”
Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Cafer Çelik, “Biz şehit aileleri olarak dilenci değiliz. Her önüne gelen biz şehit ailelerine şunu yapacağız bunu yapacağız demesin” dedi. Hem bedelliye hem de vicdani redde kesinlikle karşı olduklarını söyleyen Çelik, “Bedelliden gelecek gelirleri de kabul etmiyoruz” diye konuştu. Şehit ailelerinin evlatlarını vatan için askere gönderirken karşılığında maddi olarak hiçbir şey beklemediklerini de vurgulayan Çelik, şunları söyledi: “Biz şehit aileleri olarak evladını bu vatan için gönderirken karşılığında maddi bir şey beklemedik hiçbir zaman. Bunun içinde bu söylemleri şiddetle kınıyoruz.” Şehit aileleri üzerinden reklam yapılmasına da karşı olduklarını anlatan Cafer Çelik, “Şehit aileleri, gaziler reklam aracı değil. Bizim maddiyata değil maneviyata ihtiyacımız var.”
Çankırı Şehit ve Gazi Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yüksel Teke, “Biz Güney Doğu’ya vatani görevimizi yapmaya giderken hiçbir zaman parayı düşünmedik. Önce vatan, önce bayrak, önce din, huzur ve güvenlik diye gittik. Bu tür kararlar artık günahıyla sevabıyla onları bağlar, onları ilgilendirir” diye konuştu. Bedelli askerliğe karşı olduklarını söyleyen Yüksel Teke, şöyle dedi: “Zenginin çocuğu parayla askerlik yapacak, fakirin çocuğu gidecek şehit olacak, gazi olacak hem anayasal eşitlik açısından hem de toplumda hoş karşılanmadığı, şehit ve gazi ailelerinin de bundan yana olmadığı konusunda görüşümüzü daha önce de bildirdik.” Teke, bedelli askerlikten elde edilecek gelirin şehit ve gazi ailelerine verilmesine de karşı olduklarını ifade etti.
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Şükrü Tandoğan, “askerliğin sadece parayla değerlendirilmesinden rahatsızlık duyduklarını söyledi. Tandoğan, Bizim için bedel hayatını ortaya koymakla eş değerdir.” dedi. Vatan müdafaasının öz verili bir iş olduğunu da anlatan Tandoğan, şunları söyledi: “Kurtuluş Savaşı’ndan itibaren vatan müdafaası yapan 20 yaşında Anadolu’nun bağrından kopmuş gençlerin bu elbiseyi giyerek yükümlülüklerini yerine getirmesidir. Biz öyle gördük, öyle alıştık. Bu hizmetin tekrar paraya dönüşmesi, gelecek paranın da şehit ve gazi ailelerine verileceği konusu bizi rahatsız eder. Bizim aklımıza bu vatan uğruna canını vermiş insanlar gelir, bedelliden gelecek para gelmez.”
Bedelli askerlik ile ilgili beni en çok rahatsız eden konu, askerlik gibi bir olgunun gelir aracı olarak görülmesidir. Askerlik hiçbir zaman kamu finans aracı olarak düşünülemez. Askerlik asla maliyet-fayda, kâr-zarar, gelir-gider konusu olarak düşünülemez. Türkiye’de askerlik, maddi alana indirgemeyecek kadar önemli bir konudur. Milli, dini ve ahlaki yönü de vardır.
Askerliğin milli, dini ve ahlaki yönünün değerlendirilmemesi kamu vicdanını fena halde yaralamıştır. Bu tasarı ile vicdani reddin adı “cüzdani ret” olmuştur.
Bizim şehit ve gazisi olmayan ilimiz, ilçemiz, beldemiz ve köyümüz yoktur. Bu tasarı her yönüyle vicdani bir yaradır. Kamuoyuna bir soralım, ne diyor: “Fakirin çocuğu şehit oluyor, zenginin çocuğu yatıyor.” Aslında sadece parası olanlar değil, torpilli ve tuzu kuru olanlar da askerlikten sıyrılıp yatıyor.
Her gün al bayraklı şehit cenazelerinin uğurlandığı bir ülkede, bedelli askerlik için tasarı hazırlamak şu anlama gelir: “Parası olanlar parasını, olmayanlar da canını versinler.”
Nitekim şehit aileleri, terör mağdurları ve muharip gazilerin örgütlü bulunduğu dernekler rahatsızlıkları belirttiler.
Ankara Çubuk İlçesi Terör Mağdurları Derneği Başkanı Zeki Avan, “Şehit ailelerinin bedelliden gelecek paraya ihtiyacı yok. Para bulunur ama vatan bulunmaz” dedi. Avan, şunları söyledi: “Çubuk İlçesi, 59 şehit ve 23 gazisi ile en çok şehit veren bir ilçedir. Parası olan yapsın, parası olmayan yapmasın olmaz öyle bir şey.”
Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Cafer Çelik, “Biz şehit aileleri olarak dilenci değiliz. Her önüne gelen biz şehit ailelerine şunu yapacağız bunu yapacağız demesin” dedi. Hem bedelliye hem de vicdani redde kesinlikle karşı olduklarını söyleyen Çelik, “Bedelliden gelecek gelirleri de kabul etmiyoruz” diye konuştu. Şehit ailelerinin evlatlarını vatan için askere gönderirken karşılığında maddi olarak hiçbir şey beklemediklerini de vurgulayan Çelik, şunları söyledi: “Biz şehit aileleri olarak evladını bu vatan için gönderirken karşılığında maddi bir şey beklemedik hiçbir zaman. Bunun içinde bu söylemleri şiddetle kınıyoruz.” Şehit aileleri üzerinden reklam yapılmasına da karşı olduklarını anlatan Cafer Çelik, “Şehit aileleri, gaziler reklam aracı değil. Bizim maddiyata değil maneviyata ihtiyacımız var.”
Çankırı Şehit ve Gazi Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yüksel Teke, “Biz Güney Doğu’ya vatani görevimizi yapmaya giderken hiçbir zaman parayı düşünmedik. Önce vatan, önce bayrak, önce din, huzur ve güvenlik diye gittik. Bu tür kararlar artık günahıyla sevabıyla onları bağlar, onları ilgilendirir” diye konuştu. Bedelli askerliğe karşı olduklarını söyleyen Yüksel Teke, şöyle dedi: “Zenginin çocuğu parayla askerlik yapacak, fakirin çocuğu gidecek şehit olacak, gazi olacak hem anayasal eşitlik açısından hem de toplumda hoş karşılanmadığı, şehit ve gazi ailelerinin de bundan yana olmadığı konusunda görüşümüzü daha önce de bildirdik.” Teke, bedelli askerlikten elde edilecek gelirin şehit ve gazi ailelerine verilmesine de karşı olduklarını ifade etti.
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Şükrü Tandoğan, “askerliğin sadece parayla değerlendirilmesinden rahatsızlık duyduklarını söyledi. Tandoğan, Bizim için bedel hayatını ortaya koymakla eş değerdir.” dedi. Vatan müdafaasının öz verili bir iş olduğunu da anlatan Tandoğan, şunları söyledi: “Kurtuluş Savaşı’ndan itibaren vatan müdafaası yapan 20 yaşında Anadolu’nun bağrından kopmuş gençlerin bu elbiseyi giyerek yükümlülüklerini yerine getirmesidir. Biz öyle gördük, öyle alıştık. Bu hizmetin tekrar paraya dönüşmesi, gelecek paranın da şehit ve gazi ailelerine verileceği konusu bizi rahatsız eder. Bizim aklımıza bu vatan uğruna canını vermiş insanlar gelir, bedelliden gelecek para gelmez.”
Bedelli askerlik ile ilgili beni en çok rahatsız eden konu, askerlik gibi bir olgunun gelir aracı olarak görülmesidir. Askerlik hiçbir zaman kamu finans aracı olarak düşünülemez. Askerlik asla maliyet-fayda, kâr-zarar, gelir-gider konusu olarak düşünülemez. Türkiye’de askerlik, maddi alana indirgemeyecek kadar önemli bir konudur. Milli, dini ve ahlaki yönü de vardır.
Askerliğin milli, dini ve ahlaki yönünün değerlendirilmemesi kamu vicdanını fena halde yaralamıştır. Bu tasarı ile vicdani reddin adı “cüzdani ret” olmuştur.