Çukurbağ köyü muhtarı Mehmet Keskin yaptığı açıklamada, 60 haneli bir dağ köyü olan Çukurbağ'da taze fasulye üretiminin ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Köyde elma, şeftali, kiraz gibi meyvelerin yanı sıra her türlü sebzenin de yetiştiğini anlatan Keskin, ''Köyümüzde kimyasal ilaç ve gübre kullanımı son derece azdır. Sulamada, kaynak suyu kullanıyoruz. Bu nedenle Karaman'da en çok burada üretilen taze fasulye tercih edilir. Ürünümüze güveniyoruz'' dedi.
AMAÇLARI İSİMLERİNİ
TÜRKİYE’YE DUYURMAK Keskin, Karaman'da taze fasulyede marka olduklarını belirterek, asıl hedeflerinin isimlerini Türkiye genelinde de duyurmak olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: ''Şu anda köyümüzde 200-250 ton arasında taze fasulye üretimi yapılıyor. Bu yıl fasulyenin kilogramı 1,5 liradan başladı, ancak 50 kuruşa kadar indi. Fasulye üretmek zahmetli bir iş. Haftada 3 kez sulanması ve çapalanması gerekir. Köy olarak ürettiğimiz ürünün değeriyle satılabilmesi için Karaman dışında pazarlar bulmamız lazım. Pazar sorunu çözülürse üretim 2 bin tona kadar çıkabilir. Bu konuda Karaman Tarım İl Müdürlüğü ile her türlü işbirliğini yapmaya hazırız.'' Keskin, bir dağ köyünde insanların kişi başına düşen milli gelirin çok çok altında bir maddi kaynakla geçinmek zorunda kaldığını, böyle bir yerde fasulye üretiminin yangınlaşmasının tersine göçü bile başlatabileceğini sözlerine ekledi.
TÜRKİYE’YE DUYURMAK Keskin, Karaman'da taze fasulyede marka olduklarını belirterek, asıl hedeflerinin isimlerini Türkiye genelinde de duyurmak olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: ''Şu anda köyümüzde 200-250 ton arasında taze fasulye üretimi yapılıyor. Bu yıl fasulyenin kilogramı 1,5 liradan başladı, ancak 50 kuruşa kadar indi. Fasulye üretmek zahmetli bir iş. Haftada 3 kez sulanması ve çapalanması gerekir. Köy olarak ürettiğimiz ürünün değeriyle satılabilmesi için Karaman dışında pazarlar bulmamız lazım. Pazar sorunu çözülürse üretim 2 bin tona kadar çıkabilir. Bu konuda Karaman Tarım İl Müdürlüğü ile her türlü işbirliğini yapmaya hazırız.'' Keskin, bir dağ köyünde insanların kişi başına düşen milli gelirin çok çok altında bir maddi kaynakla geçinmek zorunda kaldığını, böyle bir yerde fasulye üretiminin yangınlaşmasının tersine göçü bile başlatabileceğini sözlerine ekledi.