Çözüm Mazeret Üretmek Değildir

.

Konyaspor ‘maşallah’ dediğimiz bir hafta yaşıyor. Trabzonspor karşısında takım olarak iyi mücadele etti. Gerek kaleci Oğuzhan’ın olağanüstü oyunu ve gerekse Trabzonspor forvetlerinin beceriksizliği ve tesadüfi bir gol altın değerinde üç puanı Konyaspor’un hanesine yazdırdı. Bir sonraki hafta Gaziantepspor karşısında seyrettiğimiz Konyaspor ise sanki ligi bitirmiş, ununu eleyip eleğini asmış insanlar topluluğundan başka bir şey değildi.

Gerçi Gaziantepspor da Konyaspor’dan farklı değildi. Ama ferden oyuncu kaliteleri ortaya çıktı ve Gaziantepspor’un kaliteli oyuncuları bireysel yetenekleri ile maçı kopardılar. Bir maç düşünün ev sahibi takım bir tek pozisyona girmeden toplardan iki gol bulsun. Ama bu goller galibiyete yetmesin.
Sevgili hocamız bir çok maçtan sonra saha zemininin çok kötü olduğunu ve her maçtan sonra bir çok futbolcunun çeşitli sakatlık yaşadığından bahsedersek saha zeminini Türkiye’nin gündemine taşımış oldu. Türkiye’nin bir çok ilinde düşünce aşamasında olan yeni stat projesi konusunda geç kalmış olmakla birlikte Konya’da da proje aşamasına gelinmiş olması sevindiricidir.
Bu konuda öncülük yapan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanını kutlamak ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek’e bir sitem göndermek gerekmektedir. Konya ya öncülük yakışırdı, geride kaldı. Çünkü bu konuyu çözmek öncelikle yerel yönetimlerin görevi olmalıdır.
Esas konumuza dönecek olursak Konya Atatürk Stadının zemini kötü ama rakip oyuncularla aynı saha ve zeminde mücadele etmektedirler ve Konyaspor’dan daha başarılı sonuçlar almaktadırlar. Demek ki başarısızlığın ana nedeni saha zemini değildir. Suçu ve suçluyu başka yerlerde aramak gerekmektedir.
Gaziantepspor maçında sahaya çıkan oyunculardan birkaç tanesi hariç hiç kimse görevini yapmadı. Mesela bunun nedenleri araştırılabilir. Sanki Trabzonspor maçını almakla Konyaspor’un ligdeki durumu netleşmiş gibi bir rahatlık ve bu rahatlığın sonucunda oluşan bir beceriksizlik vardı. Tabii ki bunu sonucunda da bir hafta önce elde edilen avantaj kaybedilmiş oldu.
Hafta içerisindeki hastalık bir başka neden olarak gösterilebilir. Ancak bir takımın kadrosu 20-25 kişi arasında olmaktadır. Dolayısı ile sahaya çıkan oyunculardan bir kısmının sağlık problemi var idiyse, sağlıklı olanlar sahaya sürülebilir di.
Sayın Giray Bulak’ın maç sonunda Tabataya yenildik şeklindeki beyanatı altında bir anlamda kendi hatasının itirafı olarak ta değerlendirilebilir. Tabatanın kalitesini herkesin bildiğine göre hocamız bu oyuncuya özel tedbir alabilirdi diye düşünüyorum.
Ayrıca Poljak ve Kaue De Silva oyuna girdikten sonra kanatlara bir hareketlilik geldiğine göre demek ki sahaya çıkan takım tertibinde de bir yanlışlık varmış gibi gözükmektedir. O zaman da hocamızın da biraz kendisini de sorgulaması ve ben nerede yanlış yaptım deyip şayet bir yanlış var ise onu bir dahaki maçta gidermesi gerekmektedir.
Bugün gelinen noktada mazeret üretmek ve suç veya suçlu aramaktan öte sonuç alma noktasındayız. Onun dışındaki her söz ve durum teferruattır. Sahaya çıkan oyuncu ölümüne mücadele etmek ve her maçı ayrı düşünmek zorundadır.
Her geçen gün büyüyen futbol pastasında pay almaya devam edebilmek için Konyaspor’un biran önce tehlike çemberinin dışına çıkıp, daha sonrada üst sıraları hedeflemesi gerekmektedir. Umarım Konyaspor Konya da kaybettiği avantajını İstanbul da geri alarak Konya ya döner. 
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri