Göller Bölgesi’nde yer alan Akşehir Gölü’nün kuruduğunu, Beyşehir, Eber ve Çavuşçu Gölleri’nde suların hızla çekilmeye başladığını, Hotamış ve Akgöl’ün tamamen kuruduğunu ve bazı sulak alanların da çamur haline geldiğini aktaran Dr. Çetin Palta, “Kuraklık ve suya olan aşırı talep nedeni ile Konya’daki barajlar 2008 yılında son 72 yılın en düşük seviyesine indi. Kentlerde sanayileşmenin hızla artması ve buna bağlı bir atık yönetiminin etkin planlanmaması doğal hayat üzerine baskı oluşturmaya başladı” diye konuştu.
Bakanlığın Kuraklık Eylem Planı’yla ortaya koyduğu politikaları tabana yaymak ve konunun paydaşları ile ortak çalışma zeminlerinin oluşturulması için Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü olarak ulusal düzeyde bir sempozyumun gerçekleştirilmesi için yola çıktıklarını dile getiren Palta, “Günümüzde uzmanlar, 21. yüzyılda iklim değişikliklerinin çevreye olan en büyük tehdidinin kuraklık şiddetlerinin ve tekrarlanma sıklığının artması olduğunu ifade etmektedir. Bununla ilgili olarak, Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü olarak kuraklıkla mücadele konularında TÜBİTAK, FAO ve DPT gibi kuruluşlara sunulmuş olan projelerin sonucunu beklemekteyiz” dedi.
KARAPINAR, RÜZGAR EREZYONUYLA MÜCADELEDE MODEL
Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü’nün kuraklık ve erozyonla mücadele konusunda yarım asırlık bilgi, deneyim ve teknik donanımını daha da geliştirerek çalışmalarına devam ettiğini söyleyen Enstitü Müdürü Dr. Çetin Palta, “1960’lı yılların başında meydana gelen ve Karapınar İlçesi’nin taşınmasını gündeme getiren rüzgar erozyonuna karşı yapılan mücadele çalışmaları büyük bir başarı ile yürütülmüş ve halen dünyada en başarılı çalışmalardan biri olarak gösterilmektedir. Bu tür örnekleri artırmak, beklenen kuraklık ve çölleşme etkilerinin ve çözüm önerilerinin bilimsel araştırmalarla ortaya konulmasını sağlamak amacıyla düzenleyeceğimiz sempozyumda kuraklık ve çölleşme konuları masaya yatırılacak. Konuyla ilgili değişik branşlarda çalışan bilim adamları arasında bilgi alışverişi ve ortak çalışmalar için uygun ortam sağlanacak, konunun önemi ve hassasiyetine kamuoyunun dikkati çekilerek ulusal bir bilinç oluşturulmuş olacak” ifadelerini kullandı.
16-18 Haziran tarihleri arasında yapılacak olan sempozyumun ilk gününden itibaren 23 farklı üniversite, 12 araştırma enstitüsü ve 23 özel kurum ve kuruluş olmak üzere konu üzerinde çalışan yaklaşık 300 kişinin katılacağını duyuran Dr. Çetin Palta, sempozyumun sonunda ise Karapınar Rüzgar Erozyonu ile Mücadele Sahası içinde yer alan Meke Gölü, Acıgöl ve Obruklara teknik gezi yapılacağını sözlerine ekledi.
RASİM ATALAY
Bakanlığın Kuraklık Eylem Planı’yla ortaya koyduğu politikaları tabana yaymak ve konunun paydaşları ile ortak çalışma zeminlerinin oluşturulması için Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü olarak ulusal düzeyde bir sempozyumun gerçekleştirilmesi için yola çıktıklarını dile getiren Palta, “Günümüzde uzmanlar, 21. yüzyılda iklim değişikliklerinin çevreye olan en büyük tehdidinin kuraklık şiddetlerinin ve tekrarlanma sıklığının artması olduğunu ifade etmektedir. Bununla ilgili olarak, Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü olarak kuraklıkla mücadele konularında TÜBİTAK, FAO ve DPT gibi kuruluşlara sunulmuş olan projelerin sonucunu beklemekteyiz” dedi.
KARAPINAR, RÜZGAR EREZYONUYLA MÜCADELEDE MODEL
Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü’nün kuraklık ve erozyonla mücadele konusunda yarım asırlık bilgi, deneyim ve teknik donanımını daha da geliştirerek çalışmalarına devam ettiğini söyleyen Enstitü Müdürü Dr. Çetin Palta, “1960’lı yılların başında meydana gelen ve Karapınar İlçesi’nin taşınmasını gündeme getiren rüzgar erozyonuna karşı yapılan mücadele çalışmaları büyük bir başarı ile yürütülmüş ve halen dünyada en başarılı çalışmalardan biri olarak gösterilmektedir. Bu tür örnekleri artırmak, beklenen kuraklık ve çölleşme etkilerinin ve çözüm önerilerinin bilimsel araştırmalarla ortaya konulmasını sağlamak amacıyla düzenleyeceğimiz sempozyumda kuraklık ve çölleşme konuları masaya yatırılacak. Konuyla ilgili değişik branşlarda çalışan bilim adamları arasında bilgi alışverişi ve ortak çalışmalar için uygun ortam sağlanacak, konunun önemi ve hassasiyetine kamuoyunun dikkati çekilerek ulusal bir bilinç oluşturulmuş olacak” ifadelerini kullandı.
16-18 Haziran tarihleri arasında yapılacak olan sempozyumun ilk gününden itibaren 23 farklı üniversite, 12 araştırma enstitüsü ve 23 özel kurum ve kuruluş olmak üzere konu üzerinde çalışan yaklaşık 300 kişinin katılacağını duyuran Dr. Çetin Palta, sempozyumun sonunda ise Karapınar Rüzgar Erozyonu ile Mücadele Sahası içinde yer alan Meke Gölü, Acıgöl ve Obruklara teknik gezi yapılacağını sözlerine ekledi.
RASİM ATALAY