Sadece bir maç kaybetmedik.
Tribünlerin büyük ölçüde dolduğu bir maçı kaybettik.
Lider Elazığspor'un kaybettiği bir maçta zirveye yaklaşma şansını kaybettik.
Kasımpaşa'nın veya Akhisar'ın karşılaştığı haftada avantajlı olma şansını kaybettik.
Nitekim Akhisar'ın galibiyeti ile 3. sırayı da kaybettik.
Ali Dere'ye olan sabrımızı kaybettik.
Bu sezon ilk kez öne geçtiğimiz bir maçı kaybettik.
Kaybederken, Rizespor'a da hayat verdik.
Aslında her şey güzel başlamıştı...onbinlerce taraftar güzel havada stadyumun yolunu tutmuş, bayanlar Kapalı da yerini almış ve yeşil kartonlarıyla tribünleri güzelleştirmişlerdi.
Ben sabah ÜDS'de (Üniversite Dil Sınavı) 180 dakika ter dökmüş, Çaykur Rize maçında alınacak galibiyet ile moral bulmayı hedeflemiştim.
Afganistan'da düşen helikopter'de hayatlarını kaybeden askerlerimize “Şehitler Ölmez” tezahüratlarıyla saygı duruşunda bulunulmuş, hakemin başlama düdüğüyle birlikte adeta hücuma geçmiştik.
Daha 5.dakika'da Robak kaleyi yoklamış, Ramazan gole izin vermemişti. Baskı artmış, 11.dakika'da Serkan topu dışarı atarak zoru başarırken, gelecek golün habercisi olmuştu. 14. dakika'da sağ kanattan yapılan ortada kafayla topu ağlara göndermek isteyen Robak'ın düşürülmesiyle kazanılan penaltıyı 15.dakika içinde gole çeviren Polonyalı ile birlikte coşku arttı. Gol sevinci Türk Bayrağı açılıp, asker selamı ile yapıldı. 2.dakika sonra Gökhan Ali Dere'ye pası verdi, Ali topu yan direğe nişanladı ve 2.gol gelmedi. İşte bu dakika maçın ilk kırılma anıydı. Dönen top Rizespor atağında hemen hemen penaltı kazandığımız pzisyonu kopyası olarak gole dönüştü. Soldan Osman Fırat ortladı, arka direkte Murat Sözgelmez topu kafa ile ağlara gönderdi. Bu pozisyonda Pawelek'in hatasının yanı sıra rakibini kovalamayan Ali Dere de hatalıydı.
5 dakikalık şoktan sonra kendine gelen Konyaspor, 36. dakika'da Ali Dere , 42.dakika'da Robak ve 45.dakika'da yine Ali Dere ile net gol pozisyonlarını harcadı.
Bir puana razı olan Çaykur Rizespor, orta alanı Konyaspor'a bırakmış, ilerdeki Bikoko, Jallow ve Cenk Ahmet ile bulursam atarım mantığına girmişti. 2.yarıya da iyi başlayan Konyaspor bir türlü üstünlük golünü bulamadı. Recep, Ali ve Serkan etkisiz kalırken, Gökhan'ın tek başına gayretleri yetmedi. Robak çalışkanlığı ile alkış alırken, kaçırdıklarıyla glaibiyetten etti.
Deplasman karnesi daha başarılı olan Çaykur Rizespor, sabırla iyi bir kontra atak beklerken bu fırsatı 86.dakika'da buldu. Jallow, Ramazan'a çıkardı, soldan içeriye kat eden Ramazan, Pawelek'in yanından topu ağlara gönderdi. Son dakikalarda bütün hatlarıyla yüklenen Konyaspor'un çabası beraberlik golünü bulmaya yetmedi. 90+3'de Murat Hacıoğlu karşı karşıya golü atamadı, bir dakika sonra Bikoko affetmedi ve 4-1 Konyaspor'un kazanması gereken bir maçı Rize ekibi 3-1 kazanmış oldu. Futbolda “atamayana atarlar” sözü bir kez daha hatırlandı. Çok kötü oynadığımız Kartal maçını kaza olarak nitelendirmiştim. Bu maçta kaçan golleri düşününce sadece “Yazık oldu,çok şey kaybettik” diyorum.
Hakemlere gelince, bence Ali Dere'ye yapılan harekette penaltı ile değerlendirilmeliydi.
Şeref Tribünü önündeki yardımcı hakem de bazı faul pozisyonlarda hatalıyken, iki -üç ofsaytı da kaçırdı.
Maç öncesi hafta içi yazımda Çaykur Rizespor karşısında tek farklı skorun çok riskli olduğunu, mutlaka iki farkı bulmamız gerektiğini vurgulamıştım. Penaltı pozisyonunun ardından bulunan pozisyonda top direkten dönmese maç o dakika bitecekti ama futbolda bunlarda var. Bu arada öne geçtiğimiz hiçbir maçı kaybetmemiştik, ama skoru sadece 2 dakika koruyabilince, bu sezon ilk kez ilk golü attığımız bir maçı da kaybetmiş olduk.
Sezonun seyirci rekorunu kırarken, yenilgiyle kalbimiz de kırıldı.
Rizespor'da iç sahada 10 maçlık yenilmemezlik serimizi sonlandırmış oldu.