‘Çok istedim ama yetmedi’

Selçuk Otel’in Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Dolapoğlu (60), ‘Merhaba’ya samimi açıklamalarda bulundu.

RÖPORTAJ MUSTAFA GÜZEY

Selçuk Otel’in Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Dolapoğlu (60), ‘Merhaba’ya samimi açıklamalarda bulundu. Başkan Dolapoğlu, “Gençliğimde köfte satmak çok istedim. Ama istemem yetmedi. Köftecilik yapmanın hâlâ içimde ukdesi vardır” dedi.

Konya’daki ilk otel işletmelerinden biri olan Selçuk Otel’in Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Dolapoğlu ile sağlığının el verdiği ölçüde keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Zira Dolapoğlu, yakın bir zamanda beyin kanaması geçirip tam 1,5 ay sonra hayata gözlerini açabildi. “Şu an hamdolsun iyiyim” diyen Dolapoğlu, mütevazı kişiliği ile bizi kendisine hayran bıraktı. Otelin ortaklarından olan kardeşi Özcan Dolapoğlu da abisinin sağlık durumu nedeniyle sohbetimize eşlik etti. Başkan Dolapoğlu, insana biçilen ömrü tamamlamış biri olarak hayatta yapmak isteyip de yapamadığı uğraşı, Merhaba Gazetesi okurları için paylaştı. En büyük korkusunu, hobilerini, çocukluğuna dair unutamadığı anısını, samimi bir şekilde dile getiren Dolapoğlu, geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatın boş şeylerle tüketilmeyecek kadar kısa olduğunun altını çizdi.

 

- Ercan bey, kendinizi tanıtmanızı istesem neler söylersiniz?

 

Konya Meram, 1953 doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi Konya’da tamamladım. Üniversiteyi de burada bitirmek istedim ancak 3. sınıftayken eğitimim yarım kaldı. Çünkü Türkiye’de Sağ-Sol çatışması patlak vermişti. Üniversitelere giremiyorduk. O zamanlar evden dışarı çıkmak çok tehlikeliydi. 3 kardeşiz. Ağabeyim, eczacı. Küçük kardeşimiz ile de babamın sağlığında ticarete atılarak Konya’daki ilk otellerden biri olan Selçuk Otel’i inşa ettirdik. Aynı zamanda Selçuk-Tavukçuluk ismiyle yumurta satışı yapıyoruz. Hayvanlara karşı ayrı bir merakım ve sevgim var.

 

- Anladığım kadarıyla köy çocuğu değilsiniz. Genelde köy hayatı yaşayan kişiler, hayvanlara karşı meraklı olur. Yanılıyor muyum?

 

Genelleme yaparsak, öyle de diyebiliriz. Sebebini bilmiyorum ama çocukluğumda güvercinleri, kuşları izlemekten zevk alırdım. Küçükken beslediğim bu sevgiden ötürü bugün hayvancılıkta belli bir seviyeye gelmişizdir. 23 senedir yumurta tavukçuluğu, süt üreticiliği yaparak, gelirimizi sağlıyoruz.

 

- Yumurta işiyle uğraşmakta oldukça zor olsa gerek. Onların taşınması, korunması bir sürü sıkıntı. Zahmetli olmuyor mu?

 

Aynen öyle. Ama bana zahmetsiz bir iş söyleyebilir misiniz?

 

- Babanızın mesleği otelcilik üzerine miydi?

 

Evet, otelcilik üzerineydi. Bunun yanında mobilya satışı da yapardı.

 

- Kardeşiniz Özcan beyle otelciliği bugüne kadar devam ettirmeniz, babanızın mesleğini sürdürmek için mi?

 

Hem öyle hem de işimizi sevdik. Babam rahmetli olunca, kardeşimle ortak olduk ve tüm yükü sırtımıza aldık. Çok şükür bugünlere kadar sarsılmadan getirdik.

 

İNANCIMIZI YİTİRMEDİK”

 

- Kardeşleriniz arasında hiç kırgınlıklar yaşadınız mı?

 

Asla. Bugün eğer hâlâ sektörde ayaktaysak, kardeşlerimle sırt sırta verdiğimizden ötürüdür. Biz birbirimize çok düşkünüzdür. Birlikten kuvvet doğar inancını asla yitirmedik.

 

- Yani o kadar yıl geçmiş aradan. Hiç mi bir problem yaşamadınız?

 

Yaşasak bile demek ki hatırı sayılır bir problem olmamış. Herkesin bir yuva kurup ayrılmasına rağmen birbirimizi görmeden yapamayız.

- Hobilerinizi öğrenebilir miyim?

 

Ata binmeyi severim. Enstrümanlardan sazı iyi çalarım. Müzik dinlemekten hoşlanırım. Yaşım kaç olursa olsun en büyük hobim ise çalışmak.

 

- Şartlar müsait olsaydı üniversiteyi tamamlar mıydınız?

 

Tamamlamazdım. Çünkü Mimarlık okuyordum. Sevdiğim bir bölüm değildi. Babamın ısrarıyla tercih ettim.

 

- Babanız otoriter biri miydi?

 

Evet, otoriter biriydi. Açıkçası ben de babamı kırmak istemedim. O zaman Konya’da Mimarlık Bölümü yeni açılmıştı. Keşke, ‘onu kırmayacağım’ diye düşünüp dediği bölüme gitmeseydim. Ben hayatımda hiç annemi ve babamı kırmadım.

 

- Babanızın size nasihatleri ne yönde olurdu?

 

Doğruluktan şaşma, gıybetten kaç, her zaman dürüst ol. Asla yalan söyleme.

 

Arkanızdan gelen gençlere ne tavsiyelerde bulunursunuz?

 

(Gülüyor). İşlerinin yolunda gitmesini istiyorlarsa hiçbir şekilde annelerinden ve babalarından beddua almasınlar. Doğru yoldan ayrılmasınlar. Birden zengin olayım düşüncesine kapılmasınlar. Sabırlı olsunlar.

 

- Siz beddua aldınız mı?

 

Ben almadım.

 

- O zaman alan birinin bir mağduriyet yaşadığını biliyorsunuz.

 

Tabii. Beddua alıp, perişan olan insanlar çok tanıdım. Ben almadım, almamamın karşılığı olarak da işlerimiz yolunda gitti.

 

- Çok mal başa bela derler. Malı hayır için dağıtmak lazım. Siz de dağıtır mısınız?

 

Gücümüz yettiğince dağıtırız. Zaten Allah yolunda harcamadıktan sonra neyleyim malı mülkü.

 

ZORLANDIĞIMDA KARDEŞİMİN YANINA GİDERİM”

 

- Peki dağıtırken hiç zor geliyor mu nefsinize?

 

Zorlandığım an kardeşimin yanına gelirim, o anında dağıtır zaten. Senelerden beri kardeşim, vakıf ve hayır hasenat işleriyle uğraşır. (Gülüyor).

 

EN BÜYÜK KORKUMUZ: ENANİYET”

- Fazla mal mülk insanı şımartır mı? Zaman zaman kendinizi beğendiğiniz olur mu?

 

Elbette ki şımartır. En büyük korkumuz da o zaten. Enaniyet hissine kapılmak. Kendini beğenip, insanlara yukarıdan bakmak. Çok tehlikeli bir haslet. Allah’ım muhafaza buyursun.

 

- Hayatınızda sizi etkileyen bir olay var mı?

 

Etkileyen olaydan ziyade en mutlu olduğum bir an vardır. Çocukken evimin bahçesinde kuşlarım vardı. Kar yağınca hayvanlar hastalanır korkusuyla getirdim yatağımın altına koydum. Ve o an tarifi imkansız bir mutluluk yaşadım. Sabaha kadar kuş sesleriyle uyudum. Sabah kalktığımda ise kuşların ortalığı pislettiğini gördüm. Annemden bir ton laf işittim. Çok kızmıştı. Daha sonra kuşları alıp, dışarı çıkardım.

 

- Bugünlere dağılmadan gelmeyi neye borçlusunuz?

 

Hak yemedim. Dürüst oldum. Paranın her şey olmadığının farkına vardım. Önemli olanın sağlık ve sıhhat olduğunun bilinci içerisinde oldum. Geçirdiğim beyin kanaması sonrası bunu daha iyi anladım. Hayatın boş şeylerle tüketilmeyecek kadar kısa olduğunu anladım.

 

- Babanızda görüp de size geçen bir özelliği var mı?

 

Onun doğruluğu ve asla yalan söylememesi.

 

- Babanızın size hiç kızdığı oldu mu?

 

Muhakkak olmuştur. Sonuçta oğul hata yapar, baba affeder.

 

- Otelcilik ve tavukçuluk üzerine yatırımlarınız var. Başka sektörlerde de çalışmalarınız var mı?

 

2000 yılında kauçuk ve plastik üzerine Organize Sanayi’de bir tesis kurduk. Ömrünü tamamlamış lastiklerin geri dönüşümünü yaparak ekonomiye kazandırıyoruz. Ülkemizdeki 5 tesisten bir tanesi. Yaptığımız geri kazanımdan da oyun parklarında kullanılan esnek kauçuk zemin kaplama malzemesi, kauçuk ayakkabı tabanı, el arabası tekeri ve lastik ayakkabı üretiyoruz. Bir yandan da kurumsal bir mobilya firmasının bölge bayiliğini alarak pazarlamasını yapıyoruz.

 

- Hayatta yapmak isteyip de yapamadığınız bir iş var mı?

 

Var. Gençliğimde seyyar bir araba ile köfte satmak çok istemiştim. Ama istemem yetmedi. Köftecilik yapmanın hâlâ içimde ukdesi vardır.

 

- Neden köftecilik yapmak istediniz?

 

Sokakta köfte pişirip satanlara çok imrenirdim. Hoşuma giderdi. Belli bir nedeni yok. Fakat hayalimdi. Pilli bir radyom olsun, mahalle mahalle dolaşıp, insanlara köfte satayım. Hayvancılık da hayalimdi. Çok şükür, onda belirli bir konuma geldik. Ama köfte hayalim gerçekleşmedi.

 

- Şimdi yapmak istesiniz, yapar mısınız?

 

Şimdi yaş olarak vaktimizi doldurduk. Bir beyin kanaması geçirdim. 1,5 ay sonra gözlerimi açabildim. Artık insan yapmak istediği birçok şeyden mecburen kendini soyutlamak zorunda kalıyor. Sağlık, müsaade etmiyor.

 

- Son olarak köklü bir kurum olan Selçuk Otel’in geleceği için neler söylemek istersiniz?

 

Şartları daha da iyi seviyeye getirmek için mevcut otelin 2 katı büyüklüğünde hemen yanına Selçuk Şems ismiyle bir otel inşa ettirdik. Şu an misafirlerine hizmet vermeye başladı. Ancak resmi açılışı Aralık ayında gerçekleştirip, sektörde daha da iddialı duruma gelmek istiyoruz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Röportaj Haberleri