Çocuklarımızı Duyamıyoruz!

Çocuklarımızı Duyamıyoruz!

Türkiye’de çocuklara yönelik istismar vakaları her geçen gün artıyor. 2014’te 11 bin 95 olan cinsel istismara maruz bırakılan çocuk sayısı, 2017’de 18 bin 623’e yükseldi. Güvenlik birimlerine gelen ya da getirilen çocuk sayısı 2021’de 499 bin 319 iken, 2022’de yüzde 20,5 artışla 601 bin 754 olarak kaydedildi. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2021’de çocuk istismarı suçundan 16 bin 171 mahkûmiyet kararı verildi. Veriler korkunç bir seviyede.

Maalesef birçoğu duyulmuyor, adli vaka kayıtlarına geçmiyor. Her konuda eğitime değiniyoruz, eğitim olmazsa olmaz.

Özellikle hayatlarını birleştirecek, aile olacak kişilere de ebeveynlik eğitimi yapılmalı. Aileler, çocuklarıyla ilgilenmeli ve onların söylediklerini dikkate almalılar. Bu konuyu manşete taşıdık. UCİM – Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği Konya İl Temsilcisi ve Türkiye Hukuk Koordinatörü Ruhsar Tanrıkulu, ailelere önemli uyarılarda bulundu.

Resmi rakamlara yansıyan veriler ciddi boyutlardayken resmiyete yansımayan veriler ise durumu korkunç bir hale soktu. Ruhsar Hanım ile görüşmemizde bir sözü dikkatimi çekti. Ailelere uyarılarda bulunarak; “Çocuğunuza telefonu verip başınızdan atmayın” dedi.

Teknoloji çağında her şeye erişmek mümkün. Ebeveynler de önceden anne-babalarından öğrendikleri bilgilere şimdi internetten rahatlıkla erişebiliyor. Büyük kolaylık sağladığını kabul edebiliriz ama ‘çocuk durmuyor eline telefonu ver sustur anlayışı’ sağlıklı değil. Çocuklar daha küçük yaşlardan ailelerine yabancı oluyor. Dolayısıyla herhangi bir tehditle karşılaştıklarında veya olumsuz bir durum yaşadıklarında bunu anlatmaktan çekiniyorlar. Çocuklarınıza telefon, tablet, bilgisayar verir başınızdan gönderirseniz ilgi ve sevgi ihtiyacından yanlış insanlara güvenebilirler. Bunun sonucunda küçücük yaşta ağır olaylar yaşayabilirler.

Yaşadıklarını dile getiremeyen çocukta ise yoğun suçluluk ve utanç duygusu, düşük benlik saygısı, depresyon belirtileri ortaya çıkabiliyor, bu durum yalnızca o anlık da kalmıyor üstelik hayatları boyunca taşıyacakları travmayla baş başa kalıyorlar.

Tüm bu tartışmalarla birlikte Jeffrey Epstein skandalı da gündem oldu. Reşit olmayan kızlara yönelik cinsel istismar, insan kaçakçılığı ve küresel ölçekte nüfuz sahibi isimlerle kurulan ilişki iddiaları infial yarattı. Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu New York'taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'nde 10 Ağustos 2019 tarihinde hücresinde ölü olarak bulundu. İntihar tartışmaları da bir süre gündeme geldi. Yaşanan tüm bu olayların üzerinden onca zaman geçmesinden sonra yeniden gündeme gelmesi de ayrı bir soru işareti. Orada vahşice yaşanan olayların ardından geçen sürede de gündemde yer alan bu haberler, ailelere de örnek olmalı. Önlenebilir bir suça bile bazen geç kalınabilir. Denetimde, eğitimde ve farkındalıkta geç kalınabilir. Çocuğun değil ailenin itibarı konuşulur, mağdur olan değil toplum ne der baskısı tartışılır. Bu da bir çeşit istismardır. Caydırıcı cezalar, net yargılamalar, uzman destekli korumalar güçlendirilmeli. Sadece yasalarla değil, konu aile boyutuyla da ele alınmalı. Evde aileler, okulda öğretmenler, sokakta komşu veya tanıdıklar ve ekranlarda medyaya da büyük görev düşüyor. Toplum olarak çocukların sözünü dikkate almalıyız. Çocuklarını koruyamayan bir toplum geleceğini de koruyamaz.

Çocukları korumak, yalnızca yasalarla değil; ilgiyle, sevgiyle, bilinçle mümkün. Onlara kulak veriniz. Çocuk konuşmuyor diye sorun yok sanmayın, sessizlik bazen en büyük tehlikedir. Büyükleri korumak için çocukların sesini bastırmayalım!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri