O da sadece birkaç aylığına. 1997 yılında 8 yıllık kesintisiz eğitim sistemine geçilmesi ile başlayan çırak sıkıntısını halen yaşadıklarını söyleyen sanayici esnafı bu ihtiyaçlarını sadece yaz tatillerinde karşıladıklarını söyledi. Okulların kapanması ile sanayilerde çalışan çırak sayısında artış olduğunu ifade eden iş yeri sahipleri, “Yaz tatili ile birlikte çalışmaya gelen çıraklar iş yerlerinin bir anda neşesi oluyor. İş yerinin küçük çaplı işlerini kendilerine göre halleden çıraklar hem boş vakitlerini değerlendirirken hem küçükte olsa aile bütçelerine katkıda bulunuyor. Birkaç aylık sezonda bulduğumuz çıraklar işi kaptıkları zaman her tatil gününde geliyor. Ancak okulların açılması ile birlikte biranda sayıları yok denecek kadar azalan çırakları yaklaşık 10 ay bir daha göremiyoruz. Bu da bizim işlerimizi aksatıyor” dedi.
Kesintisiz eğitime geçişle birlikte sanayide çırak bulabilmenin imkansız hale geldiğini, yaz tatillerinin dışında bulunan çırakların ise neredeyse futbolcu gibi transfer edildiğini de dile getiren esnaflar, “Eskisi gibi ‘Eti senin kemiği benim’ düşüncesi kalmadı. Bırakın etini kemiğini çırakların yüzünü bile göremiyoruz. Okulu bitiren çocuk 16, 17 yaşına geliyor. O yaştan sonra da hiçbir şey öğretemiyorsun. Bu gün Türkiye’nin tüm sanayilerinde aynı sıkıntı var. Nereye kadar dayanırız bilmiyoruz” diye konuştu.
Okulların tatile girmesi ile sanayiye gelerek çalışmaya başlayan çıraklar ise iş bularak aile bütçelerine katkı sağladıkları için memnun olduklarını söyledi. Haftasonlarında oto yıkamacıya geldiğini belirten Ramazan Kürklü, “Okullar açılıncaya kadar çalışırım. En azından harçlığımı çıkarıyorum. Hem para biriktiriyorum hem masraf yapmıyorum. Kazandığım para azda olsa benim için yeter” dedi.
Yaz tatillerini lokantada çalışan Ahmet Tekin ise para kazanmanın güzel bir duygu olduğunu söyledi. Tekin, “Yaz tatillerinde genelde aynı yerde çalışırım. Hem haftalığımı alıyorum hem vaktimi boşa harcamıyorum. Yemek parası yok başka masrafım da olmadığı için kazandığım para yetiyor. Kazandığım parayı da harcayıp bitirmek yerine okul ihtiyaçlarım için biriktiriyorum. Böylelikle aileme de yük olmamış oluyorum” diye konuştu.
Sanayi çarşısında bir kaportacı atölyesinde çalışan Fahrettin Atıcı’da yaz tatilinde sanayiye gelen yüzlerce çıraktan birisi. Tatil boyunca para kazanmanın ayrı bir heyecanı olduğunu söyleyen Atıcı, “Her ne kadar işimiz ağır olsa da severek çalışıyorum. Tatillerde sürekli olarak aynı yerde çalıştığım zaman bir meslek öğrenme imkanımda oluyor. Meslek öğrenmemin yanı sıra para kazanarak aileme yük olmadığım ve kendi ihtiyaçlarımı karşıladığım içinde seviniyorum” dedi.
Sanayi sitesinde bir başka atölyede işe başlayan Ali Tosun’da çalışmasının karşılığını almanın güzel bir duygu olduğunu söyledi. Tosun, “Ustalarım yeterli miktarda haftalığımı veriyor. Bende zevkle çalışıyorum. Böylelikle hem aileme yük olmuyorum hem kendi harçlığımı çalışarak kazandığım için paramın değerini biliyorum” şeklinde konuştu.
ALİ SAİT ÖGE
Kesintisiz eğitime geçişle birlikte sanayide çırak bulabilmenin imkansız hale geldiğini, yaz tatillerinin dışında bulunan çırakların ise neredeyse futbolcu gibi transfer edildiğini de dile getiren esnaflar, “Eskisi gibi ‘Eti senin kemiği benim’ düşüncesi kalmadı. Bırakın etini kemiğini çırakların yüzünü bile göremiyoruz. Okulu bitiren çocuk 16, 17 yaşına geliyor. O yaştan sonra da hiçbir şey öğretemiyorsun. Bu gün Türkiye’nin tüm sanayilerinde aynı sıkıntı var. Nereye kadar dayanırız bilmiyoruz” diye konuştu.
Okulların tatile girmesi ile sanayiye gelerek çalışmaya başlayan çıraklar ise iş bularak aile bütçelerine katkı sağladıkları için memnun olduklarını söyledi. Haftasonlarında oto yıkamacıya geldiğini belirten Ramazan Kürklü, “Okullar açılıncaya kadar çalışırım. En azından harçlığımı çıkarıyorum. Hem para biriktiriyorum hem masraf yapmıyorum. Kazandığım para azda olsa benim için yeter” dedi.
Yaz tatillerini lokantada çalışan Ahmet Tekin ise para kazanmanın güzel bir duygu olduğunu söyledi. Tekin, “Yaz tatillerinde genelde aynı yerde çalışırım. Hem haftalığımı alıyorum hem vaktimi boşa harcamıyorum. Yemek parası yok başka masrafım da olmadığı için kazandığım para yetiyor. Kazandığım parayı da harcayıp bitirmek yerine okul ihtiyaçlarım için biriktiriyorum. Böylelikle aileme de yük olmamış oluyorum” diye konuştu.
Sanayi çarşısında bir kaportacı atölyesinde çalışan Fahrettin Atıcı’da yaz tatilinde sanayiye gelen yüzlerce çıraktan birisi. Tatil boyunca para kazanmanın ayrı bir heyecanı olduğunu söyleyen Atıcı, “Her ne kadar işimiz ağır olsa da severek çalışıyorum. Tatillerde sürekli olarak aynı yerde çalıştığım zaman bir meslek öğrenme imkanımda oluyor. Meslek öğrenmemin yanı sıra para kazanarak aileme yük olmadığım ve kendi ihtiyaçlarımı karşıladığım içinde seviniyorum” dedi.
Sanayi sitesinde bir başka atölyede işe başlayan Ali Tosun’da çalışmasının karşılığını almanın güzel bir duygu olduğunu söyledi. Tosun, “Ustalarım yeterli miktarda haftalığımı veriyor. Bende zevkle çalışıyorum. Böylelikle hem aileme yük olmuyorum hem kendi harçlığımı çalışarak kazandığım için paramın değerini biliyorum” şeklinde konuştu.
ALİ SAİT ÖGE