5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde çevre mühendisliğinin öneminin bir kez daha anlaşıldığını dile getiren Çevre Mühendisleri Odası Konya İl Başkanı İlker İrioğlu, “Çevre mühendisliği bir lüks değil, hayati bir aktördür" diye konuştu.
OBRUK SAYISI TEHLİKELİ BOYUTA ULAŞTI
Konya’da obruk sayısının arttığına vurgu yapan İrioğlu, “Ülkemizin tarım ambarı olan Konya Havzası ise bu ekolojik tahribatın en somut ve alarm veren örneklerinden biridir. Bölgede son dönemde yaşanan düzensiz yağışlar toprağa can suyu olsa da kalıcı kuraklık tehdidi varlığını sürdürmektedir. İklim değişikliği ve bilinçsiz yeraltı suyu tüketiminin bir sonucu olarak, Konya Ovası genelinde obruk sayısı oldukça artmış ve tehlikeli hale gelmiştir. Yeraltı su seviyelerinin hızla çekilmesi, tarım arazilerimizi ve yerleşim yerlerimizi doğrudan tehdit eden jeolojik çöküntülere yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘ÇEVRE SORUNLARI SINIR TANIMAZ’
İlker İrioğlu, şunları söyledi: “Bugün, evimiz olan dünyayı ve yaşam alanlarımızı koruma sorumluluğumuzu hatırlatan Çevre Haftası'nı kutluyoruz. Ancak bu kutlama, bir bayram hissiyatından ziyade küresel ve yerel çevre sorunlarına karşı acil bir eylem çağrısı niteliği taşımaktadır. Gezegenimiz; küresel ısınma, okyanus asitlenmesi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve devasa boyutlara ulaşan plastik kirliliği ile tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşamaktadır. Türkiye de bu küresel krizin etkilerini; sanayileşmeye bağlı karbon emisyonları, atık yönetimi problemleri ve Akdeniz Havzası'nda yer almanın getirdiği yoğun iklim düzensizlikleriyle derinden hissetmektedir. Tam da bu noktada, krizleri durduracak bilimsel köprü olan Çevre Mühendisliği mesleğinin önemi açığa çıkmaktadır. 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni çevre mevzuatları ve yeşil mutabakat uyum süreçleri göstermektedir ki; çevre mühendisleri lüks değil, hayati birer aktördür. Atık su arıtımından temiz enerji dönüşümüne, karbon ayak izi yönetiminden sürdürülebilir şehir planlamasına kadar her alanda çevre mühendislerinin teknik bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Çevre sorunları sınır tanımaz; ancak bilimin ve doğru mühendislik çözümlerinin rehberliğinde bu gidişatı değiştirmek bizim elimizdedir. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için endüstriyi, tarımı ve şehirlerimizi çevre mühendislerinin vizyonuyla yeniden inşa etmeye davet ediyoruz.”