Cevap arayan eleştiriler

KSO Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Konya sanayisinin sorunlarını ve geleceğini anlattı

KSO Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Konya sanayisinin sorunlarını ve geleceğini anlattı. Lojistik köy ve Türk Ticaret Kanunu ile alakalı eleştirilere cevap veren Büyükhelvacıgil, havaalanı konusunda ise Konya’nın sahipsiz kaldığını söyledi.

Selçuklu Yayın Grubu’nun belli aralıklarla düzenlediği, geleneksel hale getirdiği ve Konya Televizyonu ekranlarından canlı olarak yayınlanan özel gündem programının bu haftaki konuğu Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil oldu. Konya sanayisinin mevcut durumunun, sorunlarının ve geleceğinin masaya yatırıldığı toplantıda KSO Başkanı Büyükhelvacıgil kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Toplantıda Büyükhelvacıgil’e Selçuklu Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arslan, Merhaba Gazetesi Müessese Müdürü Rıfat Tankut, Merhaba Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kerem İşkan, Konya Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Turan, Konya Televizyonu Program Müdürü Adnan Özkafa, Konya Furkan FM Genel Yayın Yönetmeni Hamdi Bağcı, Konya Televizyonu Haber Müdürü Ali Sait Öge, Merhaba Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Rasim Atalay, Konya Yenigün Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İbrahim Büyükeken ve Konya Televizyonu Reklam Müdürü Hakan Markupçu güncele ilişkinsoruları yöneltti.

Mustafa Arslan

Sanayisi itibariyle son 100 yıla bakıldığında Konya belirli gözlüklerle bakılan, adeta itilen, ideolojiler arasında bir yere itilip mağdur edilen bir şehir. Yaşanan onca krize rağmen sanayisi ayakta kalan, belki Türkiye’nin en çeşitli üretim yelpazesine sahip bir şehir. İhracat rakamlarına bakıldığında ise görece aşağılarda olan ama sürdürülebilirlik alanında dikkat çeken bir şehir. Konya’nın dününden yarına bakıldığında bugün neler söylemek gerekir? Konya sanayisi ile alakalı nasıl bir ufuk öngörürsünüz, nasıl bir enerji ve nasıl bir gelecekle ve nasıl bir tehditle karşı karşıyayız?

SANAYİCİMİZ BİR VE BERABER OLMALI

- Üretimin olduğu yerde marka olmak vardır, istihdam vardır, iş vardır, aş vardır, huzur vardır. Üretim ne kadar güçlüyse o şehir de o kadar güçlüdür. Bizi mutlu eden, şehrimizin milli ve manevi değerlerine bağlılığıdır. Bu bize çok ayrı özellikler ve güzellikler katıyor. Ama sanayinin daha iyiye gitmesi lazım. Geldiğimiz noktaya bakıldığında 1990 yılından önce sanayimiz şimdiki gibi gelişmiş değildi. Dökümcüler, Zafer, Anadolu Sanayileri, Organize Sanayi Bölgeleri ile mükemmel bir sanayi yapısına sahip oldu Konya. Birlikte ve beraberlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Artık bu şunu gösteriyor, bizim sanayicimiz bir ve beraber olmalı. Aynı sektördeki insanlar akılsız rekabet yerine ortak akılda rekabet etmeli. Dünya ile nasıl rekabet edebilirizi soruşturmalı. Otomotiv yan sanayi, plastik, ziraat, döküm, ayakkabı sanayi sektörleri birbirilerini mutlak suretle tamamlıyor olmalı. Biri bir ürünü üretiyorsa, diğeri o ürünün başka bir parçasını üretmeli. Burada sıkıntımız var. Ortaklık kültürünü becerebiliyor olmamız lazım.

2007'DEN BU YANA TAKİPTEYİZ

Kerem İşkan

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile alakalı mecliste 3 gün içerisinde bin 536 kanun maddesi geçirildi. Bununla ilgili KSO, KTO ve KTB organize oldu. 150 kişilik bir komisyonla maddeleri incelediniz. 36 maddelik bir gerekçeyi hükümete ilettiniz. Hükümet nasıl bir değerlendirme yapacak, içeriğinde ne var?

- Çok değerli KTB ve KTO başkanlarımızla hep birlikte destek olmaya çalışıyoruz birbirimize. 2007 yılında Merhaba Gazetesi’nde bir yazımız çıkmış, Türk Ticaret Kanunu’nu inceleyin görüşlerinizi bildirin demişiz o zaman sanayicilere. En son Odalar Birliği Başkanı Sayın Hisarcıklıoğlu’nun gerçekten büyük gayreti var. 3 günde Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu çıkarıldı. Sayın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın bir taahhütü vardı. Bu kanun çıksın, eksikleri tespit edin biz değiştirmeye söz veriyoruz demişti. 1 Temmuz’da bu kanun yürürlüğe girecek. Bunun öncesinde biz önerilerimizi sunduk.

Ben şunu söylemekte bir behis görmüyorum. İçimizden çıkmış bir milletvekili olan Hüseyin Üzülmez’e tessüf ediyorum. Biz bu ticaret kanunu ile ilgili çok çalıştık, defalarca toplantı yaptık. Daha önce bu şehir böyle bir toplantı yapmadı. Bu toplantılardan aldığımız sonuçları ilgililere gönderdik. Hüseyin Üzülmez’e de gönderdik. Kendisi takip etmemiş. Bizim görüşlerimizi kanun diline çevirdi. Kesişen noktalar birleştirildi, diğer kısımlar tartışıldı. Bir uzlaşı metni haline geldi. Bu metinde 36 madde bulunuyor. Bu metni milletvekillerine, Sanayi Komisyonu’na, ilgili bakanlıklara, Odalar ve Borsalar Birliği’ne gönderdik. Gönlümüz vekillerin bu meseleyi takip edelim demesiydi. Biz bu dosyaları kim teslim aldı, kimlere verdik biliyoruz. Elimizde listesi var. Meclis kapanmadan önce gündeme gelecektir. Bütün bilgiler orada toplantı, taraflarla uzlaşı sağlandı. MÜSİAD, TUSKON, ASKON, TÜMSİAD gibi örgütlerin de görüşler alınarak bu tamamlandı. Süzülmüş, uzlaşılmış ve son haline getirilmiş bir halde çıkacağını umut ediyoruz.

ÇALIŞMAKTAN KAÇINMAMALIYIZ

Rıfat Tankut

Okullardan mezun olan gençlerimizin kafalarında az çalışarak, fazla yük olmadan hemen kazanalım düşüncesine sahipler. Az çalışarak çok kazanıyım düşüncesi var. Gençlere sizin bu konuyla ilgili tavsiyeniz nedir?

-1972-1996 tarihleri arasında Toptancılar Çarşısı’nda bulunan iş yerimizi 7’den sonra açmadık. Bizim de okullarımız vardı, kardeşimle dönüşümlü olarak iş yerimize giderdik. Burada anne çok önemlidir. Biz bu şekle nasıl geldik, gençlerimiz bu noktaya nasıl geldi ben de anlamış değilim. Ne hikmetse insanlar çalışmadan, kazanmadan bir şeyleri elde etmek istiyor. Her şeyin başı yediğiniz lokmadan geçiyor. Çalışmadan boğazdan helal lokma geçer mi? Bizi yaratanın ayet-i kerimesi Kur’anda açık. Kişiye çalıştığı kadarı vardır. Peygamber Efendimiz’in iş hayatına bakarsak, iki günü bir birine denk olan bizden değildir diyor. Çalışan sadece kendisine değil, topluma da katkı sağlıyor. Topluma katkı sağlayacak çalışmalara yönelmek gerekiyor. Yeni neslin bizden daha çok çalışması lazım. Sabretmek ve sebat göstermek lazım. Kanaat gerçekten çok önemli bir değer. Kanaat ederek bereket bulmak lazım. Şu müessesede beraber çalışılıyor, sevgi, saygı, hoşgörü var. Herkesin yaptığı işten bir katma değer, bereket doğuyor. Biri ben kenarda yatıyım diyorsa yatmayı tercih eden zarar görüyor. Allah yardımcısı olsun gençlerimizin.

LOJİSTİK KÖYLE İŞ BİTMİYOR

Ali Sait Öge

Konya sanayisinin kalkınmasında büyük katkı sağlayacak olan lojistik köyle ilgili çalışmalar ne aşamada? Lojistik köy ne getirecek?

-Bu konuyla ilgili de değerli bir vekilimiz "şov yapılıyor" diyor. Bu doğru bir şey değil, bunu söyledikleri zaman insanın heyecanını kırıyorlar. Takdir edilmediği üstüne üstlük yıpratıldığı zaman insan gerçekten kırılıyor, üzülüyor. Bu işin içinden gelmiş olan birisi bunu söylememeli. Sonra lojistik köy bu ülkede nerede kurulmuş, anlamı ne biliniyor mu ki? Ben vali beye ve MÜSİAD’a sonsuz teşekkür ediyorum. Onlar bu konuda gerçekten ciddi çalışmalar yapıyorlar. Çok gayret gösteriyorlar.

Lojistik köyle ilgili 300 bin metrekare bir alan tahsis edilmişti. Başbakan Konya’ya geldiğinde bir günde Bakanlar Kurulu kararı ile alan 1 milyon metrekareye çıktı. Şimdi süreç işliyor. İnşallah bizim yüklerimiz de buraya aktarılacak. Mühim olan da bunun devamı. Sanayici, ürettiği ürünün 4 saatte Mersin limanına inmesini, yurt dışından gelecek parçasının da 4 saatte Konya’ya getirilmesini istiyor. Ben burada istediğim kadar lojistik köy yapıyım, gitmek istediğim yere ulaştıramıyorsam bir anlamı yok. Biz ne yaptık, Batı Anadolu Lojistik Projesi diye Odalar Birliği’nin 30 milyon TL kaynak koyduğu bir yapı oluşturduk. Bu proje ayrı, devletin yaptığı proje de ayrı yürüyecek. Konya, toplama merkezlerinden bir tanesi. Bu yine birlikteliğin rahmeti ve bereketidir. Konya burada da öncülük etti.

Diğer taraftan ben bu malı nasıl limana, Mersin’e nasıl ulaştırabileceğim? Devlet Demir Yolları bin tonluk katarı olmadan ben bunu götüremem diyor. İşin bu ayaklarının da yürütülmesi gerekiyor. Bu eğer sivil toplum kuruluşlarının işiyse biz bunu yapmaya hazırız. Ama bürokrasi karşısında bizi mi görmek ister, seçtiği milletvekilini mi görmek ister? Şimdi biz lojistik köyde bile birbirimize şunu yaptık, bunu yaptık diyoruz. Ben bu tartışmaları, üzerimize yüklenen bu şeyleri hak etmediğimiz kanaatindeyim. Doğru işleyen sistemde birileri bunu yanlış yorumluyorsa, kendi zamanında dürüst yapmadığı işten dolayı bir şey söylüyorsa önce kendisine bakmalıdır. Bu tartışmalar şehrimize de yazık eder. Birilerinin proje getirin deme hakkı yoktur. Bu şehirde uzun süre başkanlık yapmış kişinin, bu şehrin çalışanlarının moralini bozacak hareket ve söylemlerde bulunmamalıdır tavsiyesinde de bulunmak istiyorum.

KOBİ OSB GELİYOR

Hakan Markupçu

4. Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili durum nedir? Organize Sanayi Bölgesi teşvik alıyor mu, ayrıca markalarımız yeterince tanıtım yapabiliyor mu?

- Öncelikle şunu belirteyim, eleştiri armağandır, öyle bakabilmek lazımdır. Haddimizi bilmemiz lazım. Özür dilenecek konuma düşmemelidir insan ama düştüğü zaman da özür dilemek erdemdir. Herkes aynada kendisini görür. Ama bize bu ithamları bulunanlara da üzülüyorum, çamur at izi kalsın politikası. Şimdi bin 300’e yakın dilekçe vardı organize sanayi bölgesi ile ilgili. TÜMOSAN özelleşirken 4,5 milyon metrekarelik alan organize sanayi bölgesi olmak koşuluyla diye tapuya şerh edilip verilmiş. Günü geldi, il özel idaresinden biz bu arsayı aldık. Orada da tahrik edildik. Bir sanayi fabrikası kurulduğu zaman çocuklar burada iş, aş bulacaklar. 2006-07 yıllarında İl Genel Meclisi’nde biz bunu konuştuk. OSB’ler 4562 sayılı kanunla yönetiliyor. Diyor ki, sen sözleşmeyi yaptın, arsayı teslim ettin. Altında imza var. İşletme ruhsatı alınmıyor, bina yapılmıyorsa arsayı almak zorundayız kanunen. Bizim orada arsaları millet almış, spekülasyon amaçlı. 523 parsel vardı. Şu an Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde 281 işletme var. Biz dedik ki burada kiraya verenlere, depo yapanlara arsa vermeyeceğiz. Buralar üretim amaçlı alanlar. Bunu kanun söylüyor. Bin 300 kişiden dilekçe sayısı 130 kişiye düştü. Biz bütün sanayi sivil toplum kuruluşları ile toplandık, bir yol çizdik birlikte. Her şeyi danıştık, görüşüp onay aldık. Şehirden ve ilgili birimlerden habersiz bir şey yapmadık. Tek amacımız arsa spekülasyonunu önlemek ve gerçek sanayiciyi buraya getirmektir.

Organizedeki arsaların halledilmesinin ardından 7 milyon 600 bin metrekare bir alan daha var. Konya’nın inşallah bu konuda bir sıkıntısı kalmayacak. KOBİ OSB diye bir projemiz daha var. Konya Organize Sanayi Bölgesi’nin sahip olduğu imkanlar var. Arıtma tesisi problemi yok, enerjiyi ucuza alıyor. Bizim arzumuz burada 3’er bin metrekarelik yerler yapıp, bu OSB’nin içerisinde gelişmek isteyen firmalara 7 yıl süreyle kullanmak hakkı vermek. Sonrasında da firmalarımız organizede yatırım yapsın. Eskişehir’de bunun örneği var.  Teşviğe gelince ise orada üzüldük. Zafer Çağlayan Beyle konuştuk, arzumuz bunu milletvekillerinin yapmasıydı. Ama biz gidip görüştük. İç Anadolu’da Konya ve Kayseri ikinci bölge de yer aldı ama Konya’nın etrafını saran bütün iller 4. bölge de yer aldı. Sadece Ankara birinci sıradaydı. Bu konu bizi üzdü. Keşke 6 bölge içerisinde daha iyi konumda olsaydık diyoruz.

SANAYİCİ ULAŞIMDAN MUZDARİP

Rasim Atalay

Konya sanayisi büyürken yeni sorunlar doğuyor. Bu sorunlardan bir tanesi de ulaşım. Bu konuyla ilgili bir proje vardı. Banliyö hattı ile şehir merkezi ve sanayi tesisleri arasındaki ulaşım sorunu büyük ölçüde ortadan kalkacaktı. Bu proje hangi aşamada?

-Aslında bu konu da Konya sanayisinin içindeki en büyük sorunlardan bir tanesi. Sabah saatlerinde şehir merkezinden sanayi bölgesine doğru, akşam saatlerinde ise sanayi bölgesinden şehir merkezine doğru yoğun bir trafik akışı oluyor. Sanayiye bir türlü tramvayı getiremedik. Bununla ilgili baş aktör biz olmasak da, sorunun çözümü için Büyükşehir Belediyesi’ne ve ilgililere gittik. Halimizi arz ettik. Sanayide çalışanların büyük bir bölümü Bosna Hersek Mahallesi’nde ikamet ediyor. Bosna Hersek Mahallesi’nden sanayiye bir ara hat getirilebilir. Bunun yanında zaten elde bir proje var. Ankara yolu genişletilirken, biz yolun daha geniş tutulmasını ve şeridin birinin de tramvaya ayrılmasını istemiştik. Ayrıca tramvay, sanayi içerisinde belli noktalardan geçmeli, ring atmalı ki sanayide de tekrar tramvay hattı ile tesisler arasında yoğunluk yaşanmasın. İnşallah bu da yapılacak çalışmalarla en kısa sürede çözülecektir düşüncesindeyiz.

HAVA ALANI KONUSUNDA ÇOK SIKINTILIYIZ

İbrahim Büyükeken

Konya sanayisi yurt dışından çok sayıda misafir ağırlıyor. Ayrıca da yurt dışıyla sürekli bağlantı kuruluyor. Daha önce çok defa dile getirilen bir konu bu. Konya Havaalanı Konya’ya yetiyor mu sizce?

Dostlarımızı ağırlamak için havaalanına gittiğimizde veya birlikte bir seyahate gideceğimizde ne yazık ki bana Konya bu kadar aciz mi diyorlar. Üzülüyorum, hatta utanıyorum. Havaalanı gerçekten sanayiciler için önemli bir eksiklik. Konya havaalanı teknik alt yapı olarak uluslararası uçuşlara ve daha fazla uçuş yapılabilecek bir konuma sahip. Birkaç defa ilgili kurumlara sefer sayılarının artırılması ile ilgili sözlü ve yazılı dilekçelerde bulunduk. Karşımıza hep yeterince talep olmadığı mazeretiyle geldiler. Araştırdık, uçaklardaki genel doluluk oranı ortalama yüzde 89. Bu oran daha da artar ama sanayici havayolunu dilediği gibi kullanamıyor. Sanayiye gelen bir misafir işi sabah saatlerinde bitse bile uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Keza biz de başka bir yere gittiğimiz zaman Konya’ya dönüşlerimizde aynı sorunu yaşıyoruz.

GÖRÜNMEYEN MARKALARIMIZ VAR

Hamdi Bağcı

Konya’nın ihracattaki konumu ve hedefi nedir?

Konya sanayinin çok çeşitli olduğu bir şehir. Ben kayıt altındaki ihracat rakamından daha fazla bir ihracat oranına sahip olduğumuza inanıyorum. Otomotiv yan sanayinin önemli bir üssüyüz biz aslında. Bir kardeşim, ‘Şu gördüğün Mercedes otomobil var ya, bunun pistonunu gömleğini Mepsan veriyor’ demişti. Ne güzel bir gurur bizim için ama bunu yeterince duyuramıyoruz maalesef. Bir de Konya sanayisi iki bölüme ayrılmış durumda. Bir kısmı ürün üretip sürümden kazanan, maliyetine satış yapan kısım. Ama diğer tarafta daha kaliteli ürünler üreten bir kesim daha var. Bence Konya sanayisinin hedefi en iyi olmaya çalışmak olmalıdır. Bir yere gönderdiğimiz ürünün kaliteli olmasına daha büyük bir özen ve önem göstermeliyiz. Bu da yine az önce bahsettiğimiz gibi birlik ve beraberlikten, yıkıcı değil yapıcı rekabetten doğacak bir sonuçtur.

TÜMOSAN OTOMOTİV YAN SANAYİMİZİ DOĞURDU

Adnan Özkafa

Konya, gerek yüz ölçümü ve gerekse nüfusu itibariyle Türkiye’nin en büyük şehirlerinden bir tanesi. Burada 30’u aşkın yıl önce TÜMOSAN bir devlet yatırımı olarak yapıldı. Şimdi böyle bir yatırımın olmamasını nasıl yorumlarsınız?

Türkiye’nin en büyük yüz ölçümüne sahip ve nüfus itibariyle de en gelişmiş illerinden bir tanesi de Konya’dır. Burada şu hakkı sahibine teslim etmek gerekir. TÜMOSAN bir devlet yatırımıdır evet ama bu yatırımı Konya’ya getiren de rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız'dır. Kendisini buradan rahmetle yad ediyoruz. Konya’da sanayinin mimarı Erbakan Hoca'dır. TÜMOSAN Konya’ya kurulduğunda makine resminin dahi nasıl çizileceğini kimse bilmiyordu. Onun bu çabaları sayesinde Konya’da sanayi böyle gelişti. Konya sanayisi üretir hale geldi. TÜMOSAN gibi Konya’ya birkaç yatırım daha yapılsaydı, Konya sanayisi de şimdikinin birkaç misli büyüklükte olurdu. Şu ana kadar direkt olarak devlet eliyle TÜMOSAN dışında yapılan bir yatırım olmamış ama keşke bundan sonra olsun.

KONYA SANAYİSİ REKABETÇİ ÖZELLİKTE

Ahmet Turan

Konya sanayisi kendi ölçeğindeki illerle kıyaslandığında nasıl bir sonuç çıkıyor ortaya çıkıyor?

Konya sanayisi tabii ki kendi iç dinamikleri dikkate alınırsa, güçlü ve rekabetçi bir sanayi. Ama daha önce de belirttim, Konya sanayisinin istenilen noktaya gelmesi Konya’nın gelişmesi, büyümesi ve istihdam alanlarının artırılması için statümüzün mutlaka ve mutlaka 2’den 4’e alınması şarttır. Bence el birliğiyle bunun üstünde yoğunlaşarak Konya’nın teşvikte 4. Bölge statüsüne sahip olmasını sağlamalıyız. İşte o zaman Konya sanayisi kendini hem bölgede hem Türkiye’de hem de dünyada daha  doğru ve kalıcı ifade edebilecektir.

HABER MERKEZİ

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Türkiye Haberleri