Çekirge kaç kere

.
Konyaspor Kartal karşısında da son dakika golüyle 3 puanın sahibi oldu ve liderliğini devam ettirmeyi başardı.
Başardı başarmasına ama tribüne gelen taraftarını da inanılmaz derece de sıkıntıya sokarak, olağanüstü düzeyde stres yaşattı.
O ne maçtı öyle, sistemin ne olduğu belli olmayan, hemen hemen bütün takımın toptan kaçtığı, orta sahanın hiç olmadığı, genç ve koşan Kartal karşısında hiç beklenmedik bir futbolun sergilendiği maç, aynı Buca karşılaşmasında olduğu gibi son dakikada sahneye çıkan Erdal’ın golüyle bizim lehimize sonuçlandı enteresan bir şekilde.
Çekirge misali yani. Lakin başlıkta da dedik ya çekirge kaç kere zıplar ki?
Konya kartalı, Kartalspor karşısında üstelik evinde böyle bir duruma düşmemeli. Hedefi olan bir takımın maç boyunca ne yaptığını bilmez hali, gerçekten çok düşündürücüydü. Nereye kadar? Evet bu nereye kadar böyle devam eder ki?
Sistemin ne olduğu belli değil, ya da futbolcular hala anlayamamış…
Orta saha deseniz özellikle kendisinden çok şey beklenen Yusuf adeta ayağında pranga ile oynuyor. Defansa bakıyorsunuz takım 1-0 geride ama sanki 3-0 galip gibi Ömer Tayfun’a Tayfun Ömer’e kısacası hep yan pas. Düşünün maç başladı, Kartalspor atak üstüne atak geliştirirken, Konyaspor ilk tehlikeli atağını 17. dakikada çok uzaklardan Da Silva’nın orta şut karışımı vuruşunu rakip kalecinin yumruklamasıyla bulabildi. O dakikaya kadar bırakın Konyaspor atağını, geri pas bile almadığı için eski Fenerbahçeli kaleci Oğuz’u topla birlikte hiç göremedik.
Konyalı olan Uğur Yanıkdemir’e özellikle bir paragraf açmak istiyorum. Kendisi gerçekten yetenekli bir futbolcu. Nedendir bilinmez bir türlü istenilen performansı gösteremiyor. Buca maçında da şans buldu doğrusu iyi değerlendiremedi. Kartalspor maçında esame listesinde kendisini ilk onbirde görünce inanın şaşırdım aslında, demek ki hocası ona inanıyor güveniyor diye düşündüm, ama Uğur bu güveni boşa çıkardı, neredeyse hiçbir şey yapmadı veya istediğini yapamadı. Bunun stresini yaşadığı için de performansı kötü etkilenmiş olabilir, futbolda böyle şeyler olur. Ne var ki daha 29. dakikada yerini Erdal’a bırakınca direkt soyunma odasına koşması, koşarken kale arkasında ne bulduysa tekmelemesi hiç de doğru bir hareket değildi. Yapma Uğur, sen bu kentin evladısın, bu forma sana daha çok yakışır. Yeter ki sen çalış o formayı yine giyersin. Ama böylesi agresif hareketlere kim tahammül edebilir ki?
Maça dönecek olursak, dedik ya sahada kimin ne yaptığı belli değildi. Hatta kenar yönetiminin bile.
Erdal 29’da girdi sağda oynayan Polyac sola Erdal sağa geçti. Takım daha da durgunlaştı. Ta ki 40. dakikaya kadar. Hüsnü hoca baktı tutmadı tekrar iki futbolcuyu yer değiştirdi. Bu kez Erdal sağa Polyac tekrar sol kanata geçti. Sonuç yine aynı. Orta saha bir türlü top tutamıyor, ileriye gidecek her top defansta 4 veya 5 yan pas sonrası orta sahanın kaptırmasıyla rakibe geçiyordu. İleride tek forvet oynayan Eser, bir çok kez top almak için orta sahaya kadar geliyor, neticede bir tek atak dahi üretilemiyordu. Sanki futbolcular hocanın sistemine isyan edercesine kısır döngü içinde kalıyorlar gibi ilginç görüntü vardı.
Doğrusu kendi evinde oynayan Konyaspor’un oynadığı futbol herkesi derin düşüncelere sevkediyor, soyunma odasına 1-0 mağlup girilmesi kara kara düşündürüyordu.
İkinci yarıya Ufukhan- Mehmet Ayaz değişikliği ile başlayan Hüsnü hoca bu kez saha içinde bir değişiklik daha yaparak forvete takviye olarak Tayfun’u Eser’in yanına gönderiyor sistemde de değişiklik yapıyordu. Ne varki bu da Konyaspor’un etkili ataklar üretmesine yetmiyordu. Maç adeta kitlenmiş bir görüntü sergilerken, basit bir elle oynama sonrası saha içinde yaşananlar sonrası dakikalar 64’ü gösterirken Kartalspor’dan Kürşat, yan hakemle sürtüşmesi sonrası kırmızı kart görüyor, karara itiraz eden Kartalspor teknik direktörü saha dışına atılıyordu.
Tabiri caizse gardı düşen Kartalspor toplara rastgele vurmaya başlıyor Konyaspor da biraz daha etkili görünüyordu ki defansın göbeğinden forvete takviye gönderilen Tayfun Türkmen’in güzel kafa vuruşu ile Konyaspor beraberlik golüne nihayet ulaşıyordu.
Adeta bir film hikayesi gibi değil mi?
Kendi evinde inanılmaz kötü bir futbol sergileyen, doğru dürüst bir atak dahi yapamayan Konyaspor hiç değilse mağlup olmaktan kurtuldu diye sevinirken, aynı Buca maçında olduğu gibi Erdal’ın soldan gelen ortaya güzel zamanlamasıyla gelen golü bize 3 puanı getiriyordu. Bu gol maçın son pozisyonu oluyordu.
Son iki haftanın kahramanı Erdal’ı canı gönülden kutluyorum. Belki de şehrin kaderini etkileyen iki önemli gole imza attı son iki haftada Erdal. Sonuçta Konyaspor 13 puanla liderliğini korudu. Çekirge misali bir kez daha sıçradı kötü oyuna rağmen. Bu hafta sonu Ordu ile mücadele edeceğiz. Biran önce toparlanıp, gereken tedbirlerin alınması gerek. Hüsnü hocanın bu durumu düzeltecek birikime sahip olduğuna yürekten inanıyoruz…
Spor dolu günler dileğiyle…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri