Bebekler agulamamaya başlayıp, ağladıkça eline aldığı nesneyi evirip çevirme, sürünerek nesnenin yanına gitme, emeklemeye başladıkça nesnelerin yanına daha çabuk ulaştığında, vakit geçirmek için onlarla oynar oyalanır. Vaktin nasıl geçtiğini anlamaz hatta acıktığının farkına dahi varmaz. Bahar mevsimimde kelebeklerin, kuşların, uçuştuğu gibi, buzağıların, kuzuların dışarı çıkıp çimenler üzerinde gezinirken nasıl hopladıklarını zıpladıklarını hayattan ne kadar haz ve tat aldıklarını görmüşünüzdür. Çocuk da hareket ve eylem halindeyken arkadaşlarınla oynarken ya da ailece bir geziye, bir tatile, ya da parka gittiğinde ve sınıfça değişik bir etkinliğe, gezi ya da tiyatro seyretmeye gittiğinde kuzular gibi hayattan haz ve tat alır.
ZİHİN ZEVKLERİ
Çocuk okul çağından önce oyuncaklar legolarla köprüler, yollar yapar. Ve kum havuzunda yaptığı mağaralarla kum havuzunda yaptığı yollar onun için zihin zevkleridir. Aynı zamanda el ve kol kaslarını geliştirir. Okula başladıktan sonra ise, çocuğun en mutlu olduğu anlardan biride, okuma ve yazmaya geçmesi dört işlemi öğrenmesinin ona verdiği mutluluğu tahmin edemezsiniz. Matematiğin büyülü tarafı onu büyüler ona zevk ve haz verir. Tabi burada çocuğa iyi rehberlik yapacak öğretmen önemlidir yanlış yapsa dahi Mevlana’nın söylediği gibi yanlış demeden şöyle yapsaydın doğru sonuca ulaşırdın. Diyecek pedagojiyi iyi bilen bir öğretmen gözetiminde sayıların büyüsüne kendini kaptırıp gidecektir. Seviyesine uygun bilmeceler çözmesi zihin zevklerinden biridir.
KENDİNİ KEŞFETMESİ
Çocuğun kendi yeteneklerini tanıması ve güçlüklerin üstesinden gelmesi ve sorunlarını kendi metotlarınla çözmesi, 3–4 yaşlarında kaykayda kaymak, kaykaya çıktığında kendini ebeveyne göstermek için çığlık attığını ‘düşeceksin’ dediğinizde nasılda kaydığını size göstermektedir. Tırmanma merdivenine çıkmak, salıncakta sallanmak, salıncakta sizin tutmanızı reddedecektir. Bisikletten düşmeden onu sürmesi, korkularını yenmiş ve kendine güven kazanmıştır. Yeteneklerini tanımıştır bozulan bisikletini tamir etmesi ve oyuncağını tamir etmesi ona nasıl haz ve tat vermektedir.
Can sıkıntısı çocukta, çocuk yaşadığı anı olumsuz değerlendirmesi, kendinin dikkatini çekecek bir dış uyarıcı bulamayıp, kendini davet edecek bir dış uyarıcıyı bulamaması ve hareketsiz beklemesidir. Sebebi ise kendini keşfetme, zihin zevki, serüven peşinden koşacak bir eylem bulamamasıdır. Bitkin olması durumudur. Yorgunluktan değil eylemsizlikten ya da yapılan eylemden zevk almama durumudur. Yaşantısının monoton geçmesinden canı sıkılmaktadır.
Çocuklardaki can sıkıntısının sebeplerinin çoğu eylem kısıtlamasıdır. Eylem kısıtlamaları ebeveynin fazla titiz olmasından kaynaklanır. Evde yasaklar üstüne yasaklar koyması ona dokunma bozarsın, balkona çıkma yeni yıkadım. Evi kirletme oyuncakları yeni topladım. Evi kirletme yeni süpürdüm. Bilgisayarı açma bozarsın. Çocuğu dışarıdaki kendinden büyük bir çocuğun sıkıştırması korkutması tehdit etmesi ya da arkadaşları tarafından oyundan atılması, dışlanması ya da arkadaşlarında gördüğü bir oyuncağın kendine alınmasını istemesi, okulda verilen ev ödevlerinin seviyesinin ilgisinin üstünde olması durumlarında ya da oyun oynayacak bir arkadaş bulamaması durumunda canı sıkılmaktadır. Bazı çocuklar kendinle baş başa kalmak istemezler, kendi düşünceleriyle yalnız kalınca huzursuzluk duyarlar. Sürekli birileriyle oynamak isterler. İç dürtüleri sürekli eylem peşinde koşmasını istemektedir. Eğer sürekli çocuğunun canı sıkılıyorsa kendinle barışık değildir. Kendini bulunduğu yerde güvende hissetmediğinden de olur. Ebeveynin çocuk yaramazlık yaptığında problem getirdiğinde değil çocukların endişe ve kaygı içinde canım sıkılıyor dediğinde sebebini çocuğun anlayacağı bir dille öğrenip çocuğa yardımda bulunmalıdır. Gerekli şefkat ve ilgiyi göstermelidir.
SERÜVENLER EYLEMLER
Çocuk serüven eylem peşindedir. Bebeklikle çocuk eylemlere girişir kendini güç durumlara sokar. Güç durumda kalsa dahi heyecana bayıldığı bir şeydir. Çocuk korkuyla da oynar. Çıktığı duvardan ve ağaçtan inemez ağlar ve yinede ona heyecan verir. Bazen duran köpeğe taş atar. Başını belalara da sokar. Çocukları kontrolsüz bırakmamak gerekir. Yaz aylarında bir kursa kısa sürelide olsa göndermelidir.ZİHİN ZEVKLERİ
Çocuk okul çağından önce oyuncaklar legolarla köprüler, yollar yapar. Ve kum havuzunda yaptığı mağaralarla kum havuzunda yaptığı yollar onun için zihin zevkleridir. Aynı zamanda el ve kol kaslarını geliştirir. Okula başladıktan sonra ise, çocuğun en mutlu olduğu anlardan biride, okuma ve yazmaya geçmesi dört işlemi öğrenmesinin ona verdiği mutluluğu tahmin edemezsiniz. Matematiğin büyülü tarafı onu büyüler ona zevk ve haz verir. Tabi burada çocuğa iyi rehberlik yapacak öğretmen önemlidir yanlış yapsa dahi Mevlana’nın söylediği gibi yanlış demeden şöyle yapsaydın doğru sonuca ulaşırdın. Diyecek pedagojiyi iyi bilen bir öğretmen gözetiminde sayıların büyüsüne kendini kaptırıp gidecektir. Seviyesine uygun bilmeceler çözmesi zihin zevklerinden biridir.
KENDİNİ KEŞFETMESİ
Çocuğun kendi yeteneklerini tanıması ve güçlüklerin üstesinden gelmesi ve sorunlarını kendi metotlarınla çözmesi, 3–4 yaşlarında kaykayda kaymak, kaykaya çıktığında kendini ebeveyne göstermek için çığlık attığını ‘düşeceksin’ dediğinizde nasılda kaydığını size göstermektedir. Tırmanma merdivenine çıkmak, salıncakta sallanmak, salıncakta sizin tutmanızı reddedecektir. Bisikletten düşmeden onu sürmesi, korkularını yenmiş ve kendine güven kazanmıştır. Yeteneklerini tanımıştır bozulan bisikletini tamir etmesi ve oyuncağını tamir etmesi ona nasıl haz ve tat vermektedir.
Can sıkıntısı çocukta, çocuk yaşadığı anı olumsuz değerlendirmesi, kendinin dikkatini çekecek bir dış uyarıcı bulamayıp, kendini davet edecek bir dış uyarıcıyı bulamaması ve hareketsiz beklemesidir. Sebebi ise kendini keşfetme, zihin zevki, serüven peşinden koşacak bir eylem bulamamasıdır. Bitkin olması durumudur. Yorgunluktan değil eylemsizlikten ya da yapılan eylemden zevk almama durumudur. Yaşantısının monoton geçmesinden canı sıkılmaktadır.
Çocuklardaki can sıkıntısının sebeplerinin çoğu eylem kısıtlamasıdır. Eylem kısıtlamaları ebeveynin fazla titiz olmasından kaynaklanır. Evde yasaklar üstüne yasaklar koyması ona dokunma bozarsın, balkona çıkma yeni yıkadım. Evi kirletme oyuncakları yeni topladım. Evi kirletme yeni süpürdüm. Bilgisayarı açma bozarsın. Çocuğu dışarıdaki kendinden büyük bir çocuğun sıkıştırması korkutması tehdit etmesi ya da arkadaşları tarafından oyundan atılması, dışlanması ya da arkadaşlarında gördüğü bir oyuncağın kendine alınmasını istemesi, okulda verilen ev ödevlerinin seviyesinin ilgisinin üstünde olması durumlarında ya da oyun oynayacak bir arkadaş bulamaması durumunda canı sıkılmaktadır. Bazı çocuklar kendinle baş başa kalmak istemezler, kendi düşünceleriyle yalnız kalınca huzursuzluk duyarlar. Sürekli birileriyle oynamak isterler. İç dürtüleri sürekli eylem peşinde koşmasını istemektedir. Eğer sürekli çocuğunun canı sıkılıyorsa kendinle barışık değildir. Kendini bulunduğu yerde güvende hissetmediğinden de olur. Ebeveynin çocuk yaramazlık yaptığında problem getirdiğinde değil çocukların endişe ve kaygı içinde canım sıkılıyor dediğinde sebebini çocuğun anlayacağı bir dille öğrenip çocuğa yardımda bulunmalıdır. Gerekli şefkat ve ilgiyi göstermelidir.