“Kalbi kırık insan kalp kırar.” Doğru olabilir mi bu gerçekten? İnsan kendine yapılan zarar gördüğü bir kötülüğü başkasına yapar mı? “ benim canım yandı onunki de yansın diyebilir mi? Böyle mi başlar insan kötüleşmeye? Dünya bu yüzden mi kötü insanlarla dolu? Okuduğum kitaplar, dinlediğim şarkılar, izlediğim filmler… Gördüğüm, konuştuğum insanlar… Herkesin bir yarası var içinde. Kime sorsan kırılmış inceden. Kiminin umudu, kiminin direnci, kiminin kalbi, kiminin inancı paramparça olmuş. Her yer kırıklarla doluysa kıranlar nerde? Aslında her kırığın sahibi aynı zamanda da o kırığın sebebi olabilir mi?
**
Hepimiz aynı duyguların harcanmış yüreklerini taşıyoruz solumuzda. Kimse konuşmuyor. Hani konuşsak hepimiz aynı şeyleri söyleyeceğiz. Kırıp dökeceğiz öfkeyle.
İyileştirmeye çalışıyor insan birbirine sığınarak yaralarını. Ama olmuyor ne yazık ki. Ne yana dönse batıyor içine bir şeyler. Canı acıdıkça ağır cümleler dökülüyor dilinden. O cümleler döküldükçe can yakıyor. O an kime sorsan masum ve mağdur olan kendisi, kötü ve zalim olan başkaları. Dışarıdan baktığın zaman aslında hiç de göründüğü gibi değil.
**
Umut ediyorsun. Gönül bağlıyorsun birilerine, bir yerlere, bir şeylere. Gitmez sanıyorsun gidiyor, bitmez sanıyorsun bitiyor. Üzmez sanıyorsun üzüyor. Uğradığın hayal kırıklığı yoruyor seni. Sonra büyük bir fırtına başlıyor. Önüne kim gelirse içine alarak bir afet oluyor.
**
Zaman geçip fırtına dindiğinde görüyorsun ve anlıyorsun ki tarumar etmişsin herkesi ve her şeyi. Etrafa savurdukların senden çok daha yorgun, çok daha kırgın ve çok daha yaralı… Güçlükle ayağa kalkanlar başka fırtınaların sebebi olmaya koşuyorlar sonra.
Peki, ne oldu şimdi bir bakar mısın dönüp arkana? Senin ne farkın kaldı “kötü” dediğin insanlardan? Sen de onlardan biri olmadın mı?
**
Oysaki müjdeler gizli kalbi kırılanlar, canı yananlar için. Masum olduktan sonra her insan mazlumdur. Zalimler yeryüzünde gülseler de bir avuç toprak herkesin sonudur. Kırılan kalbinin şifasını yalnızca O’ndan iste. Sükûnete sığın bir müddet ki konuşup sen de can yakma. Hiç kimsenin açtığı zarar yanına kar değildir. Hesap bir nefes aralığı kadar yakındır.
“ Aşık der ki,” incitenden incinme. Kemalde noksan imiş incinen incitenden”
Alvarlı Mehmet Efendi.