Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri Kayalıpark’ta bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Platformun basın sözcüsü Mustafa Büyüksarıkulak, Türkiye’nin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) olan üyelik süreci ve Türkiye’nin bu üyelik içerisindeki önemi üzerine değerlendirme yaptı.
Mustafa Büyüksarıkulak, “Türkiye NATO’nun Hıristiyan olmayan tek üyesidir. Bu üyeliğin NATO’nun bir haçlı koalisyonu görüntüsünden çıkaracağı kabul edilmektedir. NATO’nun bir haçlı koalisyonu olduğu gerçeği Türkiye’nin onun üyesi olmasıyla örtülemez. Herkes tarafından bilinen ve kabul edilen bu gerçek Türkiye’nin üyeliği ile yok sayılamaz” dedi. NATO’nun bir saldırı kuruluşu olduğunu söyleyen Büyüksarıkulak, “NATO bir savunma paktıdır. En iyi savunma, saldırı anlayışında olan bir savunma paktı. NATO kurulduğu günden bugüne kadar NATO’ya bağlı ülkelere yönelik hangi saldırı olmuş ve hangi NATO üyesi ülkesini savunmak durumunda kalmıştır? NATO’nun içerisinde yer aldığı savaşlar dikkatle incelendiğinde NATO’nun açıkça bir saldırı ve işgal paktı olduğu ortadadır” diye konuştu. NATO savunma paktıdır diyen Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu da eleştiren Büyüksarıkulak, “Kore, Lübnan, Somali, Irak, Afganistan ve benzerleri NATO’nun müdahale olduğu, NATO saldırganlığından nasibini almış ülkelerdir. Bugün hala bu ülkelerin pek çoğu NATO’nun işgal ve zulmü altındadır. Bu gerçeklikler ortadayken hala NATO’nun savunma paktı olduğunu söyleyebilmek için NATO üyesi bir ülkenin Dış İşleri Bakanı olmak gerekir herhalde” ifadelerini kullandı. ‘Malatya’daki füze kalkanı bilgilerinin İsrail’le paylaşılmayacağı bir takım sorunları akıla getiriyor’ diyen Büyüksarıkulak, “Rasmussen ile yapılan görüşmelerden sonra Malatya’da kurulmakta olan, NATO füze kalkanının istihbarat bilgilerinin İsrail ile paylaşılmayacağının üzerinde önemle durulmaktadır. Bu mesele üzerinde önemle durulması dahi, akıllara bir takım şüpheler getirmek için yeterlidir, NATO’nun en önemli üyesi olan Amerika’nın kendi varlığını korumaya eş saydığı İsrail’in varlığını korumak nasıl NATO’nun bir vazifesi olamayabilir ve NATO elindeki imkânları İsrail’in lehine kullanmayabilir” dedi. Suriye’deki rejimin değişmesini de istediklerini söyleyen Büyüksarıkulak, “Baasçı, Suriye rejiminin zulümlerine bir an önce son vermesi ve halkın adilane isteklerine boyun eğmesi, kan ve gözyaşının Suriye’de dinmesi öncelikli isteğimizdir. Esat rejiminin bir an önce gitmesi, Suriye halkının yararına olacaktır. Fakat bunun bir NATO müdahalesiyle olmasına kesinlikle karşıyız. Bu müdahalenin Türkiyeli ya da Türkiyesiz olması da hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Daha büyük bir zalimin gelmesi için küçük zalimin gitmesi talep edilemez. Suriye halkı için adilane bir çözümün bir an önce meydana gelmesini arzulamaktayız” diyerek NATO’nun Suriye halkına müdahale etmesine karşı olduklarını dile getirdi.
MUSTAFA ÖZÇELİK