Buğday hasadına kısa bir süre kaldı. Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, Konya’da buğday rekoltesinin geçen yıla göre daha az olmasını beklediklerini ancak, buğday kalitesinin yüksek olduğu dile getirdi
Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, Saraçoğlu Mahallesi Erler Köyü yakınlarında bulunan tarlalarda incelemelerde bulundu. Taşpınar, Konya Televizyonu ile gazetemize yaptığı açıklamada buğdayın kalitesinin iyi durumda olduğunu söyledi.
HUBUBAT GELİŞME GÖSTERMEDİ
Sert geçen kış mevsiminin hububatı etkilediğini söyleyen Özkan Taşpınar, “Bu seneki kış son 30 yılın en sert geçen kışı oldu. Türkiye genelinde yaşanan kışa göre Konya ve İç Anadolu Bölgesi’nde çok daha sert bir kış yaşadık. Dolayısı ile bir kısım İç Anadolu şartlarına dayanıksız hububat çeşitlerinin Konya Ovası’nda bulunmasından dolayı hububatta önemli zararlar meydana geldi. Bu zararı en çok don olayları ve kum fırtınası verdi. Güz ayında erken zamanlarda yağışların devam etmesine rağmen, Kasım ayının ortalarından itibaren herhangi bir yağış düşmedi. Her ne kadar kar yağmış olsa da yine de havaların çok sert olması sebebi ile hububat bitkisi kasım ayından Mart ayının ortalarına kadar nerede ise derin dondurucunun içerisinde bekler gibi bekledi. Herhangi bir gelişme sağlamadı” dedi. Kış aylarındaki rutubetin hububata faydalı olduğunu söyleyen Taşpınar, “Geçtiğimiz yıllarda Aralık, Ocak, Şubat aylarında hububat normal gelişmesine devam ediyordu. Bu sene yağışlar mart nisan ayları ile mayıs ayının ortasına kadar nerede ise çok az miktarda düştü. Ama kışın yoğun yağan kar yağışları sebebi ile mayıs ortasına kadar oluşan rutubet buğday için yeterli oldu” diye konuştu.
KONYA’NIN BUĞDAY REKOLTESİ DÜŞTÜ
Konya’nın hububat rekoltesinde geçen seneye göre düşüş olduğunu belirten Özkan Taşpınar, “Bizim yüzde 80’lere varan kıraç alanlarımızda yüzde 80 civarında kayıp söz konusu idi. Mayıs ayında yağan yağışlar verimdeki düşüklüğü belli bir nebze de olsa gidermiş oldu. Hububatın bu noktaya gelmesini sağladı. Yağışların bu kadar geç düşmesi geçen yıllara oranla nerede ise Konya’da ve İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 25’lere varan bir verim kaybı yaşatacak. Bu orandaki verim kaybı tabi ki az değil ama Türkiye genelinde ve diğer bölgelerde Konya’da olduğu gibi fazla hasar bulunmuyor. Türkiye genelinde yüzde 10–12 civarında rekoltede düşüş meydana gelecektir” ifadelerini kullandı.
KALİTEDE BAKIM ÖNEMLİDİR
Son yapılan gübrelemenin tarladaki hububata faydalı olacağını söyleyen Taşpınar, “Kalitenin yüksekliği iklim şartları ve bakım şartları ile eş değer. Bu yıl çiftçimiz düzenli gübresini kullandı, süne ile mücadelesini yaptı. Son zamanlarda da azotlu gübreleme yaptıysa buğdayının kalitesi yüksek olacak. Bu yıl yetişme süresinin kısa olmasından dolayı 3 ayda gelişmeye başlayan buğday, çok erken zamanda başak çıkarıp, normal zamanında da biçim gerçekleştirileceği için kalite bu yıl umduğumuzdan çok daha iyi olacak” dedi. Kaliteden dolayı buğdayda ithalat yapılmamasını beklediklerini söyleyen Taşpınar, buğday ithalatı olursa da bu ithalatın rekolte azlığından dolayı olacağını belirtti.
SÜNE İLE MÜCADALELER YAPILDI
Kımıl ve sünenin ağaç olmayan bölgelerde daha çok olduğunu söyleyen Özkan Taşpınar, “Kımıl ve süne zararlıları genel olarak ağaç varlığımızın az olduğu ova bölgelerimizde, daha çok karşımıza çıkıyor. Bu bölgelerde ilaçla mücadelenin yapılması için tarım il müdürlüğü nezdinde gerekli çalışmalar yapılarak çiftçilere duyurusu yapılıyor. Buğdaylarımızda ki süne miktarı yüzde 2 ve üzerinde olduğu zaman kalite kalmıyor. Buğdayın unluk kalitesi tamamen kayboluyor. Bu çiftçiler hububatını un sanayisine değil, yem sanayisine satmak zorunda kalıyor. Bu sıkıntıları yaşamamak için fazla para tutmayan, kimyasal mücadele ile işlemlerin yapılmasında fayda vardı. İl müdürlüğü bu bölgede süne ile mücadele yapılsın deniyorsa kesinlikle yapılması lazımdı. Yemlik buğday ile süne faktörü olmayan buğday arasında 20 kuruşluk bir fark var. Bu da az uz bir fark değil. Bu çiftçimizin yanında kalması gereken önemli bir kar miktardır” diye konuştu.
ANIZLA GELECEĞİNİZİ YAKMAYIN
Tarlada kalan anızın yakılmaması konusunda çiftçiye uyarılarda bulunan Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, “Hasat zamanında çiftçilerimiz özellikle fasal kısmının ve anız kısmının çok fazla tarlada kalmaması için buğdayların biçerdöver ile dipten kesilmesi gerekir. Eğer anız kısmını veya fasal kısmını değerlendirmeyi düşünmüyorsa arkasında parçalayarak üfüren biçerdöverler var hasadını bunlar ile yapmasını tavsiye ederiz. O zaman anız yakmaya gerek kalmayacak” ifadelerini kullandı.
ÜRÜNÜNÜ TARLADA FAZLA BEKLETME
Danenin başakta fazla bekletilmemesi gerektiği konusunda da çiftçileri uyarılarda bulunan Taşpınar, “Güneşin altında çok fazla daneyi bekletirsek başakta, protein bakımından belirli düşme meydana geliyor. Fazla bekletmeden, rutubetin 13–14 iken biçim yapılmasını tavsiye ederiz. Buğday rutubetli ise direk fabrikaya götürülmeden, çiftçi kapısının önüne götürerek danelerini orada kurutsun, bu işlem tarlada başakta kurumaya bırakılan zamanki kadar fazla zarar vermez” ifadelerini kullandı. Anız yakmanın gelecek kuşaklara haksızlık olduğunu belirten Özkan Taşpınar, “Anız yakmak geleceğini yakmak anlamına geliyor. Organik maddece fakir olan topraklarımız var. Buraların humus bakımından zengin olması için ileriki yıllarda çok az su ile ve gübre ile üretim yapabiliriz. Çiftçinin bu humus miktarını sağlayabilmesi için dekara 4 ton hayvansal gübre getirip dökmesi gerekir. Ya da anızını hiçbir zaman yakmadan tarlasını sürmesi gerekir. Anızı yakmama işlemi kendisi açısından iyi olacağı gibi çocukları ve torunları açısından da çok büyük fayda sağlayacaktır. Kim olursa olsun anız yakan birisi çocukların geleceği ile oynuyor. Anızını yakanlara bakanlık tarafından da tarım alanında yardım yapılmayacak” diyerek uyarıda bulundu. Tarım Bakanlığı’nın açıklamış olduğu buğday fiyatlarının artabileceğini söyleyen Taşpınar, “Buğdayın fiyatının açıklanmasında ki fiyat beklenen çiftçinin beklediği oranlarda bir fiyat idi. Çiftçinin buğday alımındaki fiyat konusunda büyük bir beklentisi yoktu. Geçen yıl 605 TL olan fiyatın, bu sene 665 TL olması belli idi. Bu yıl buğday rekoltesinin düşük olması nedeni ile buğdayın hem danesi hem de sapı değerli olacak. Ofise fazla buğday gitmeyeceği için, borsa fiyatları ve piyasa fiyatları TMO’nun açıkladığı fiyattan daha fazla olacaktır” diye konuştu.
MUSTAFA ÖZÇELİK